Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.08.14, 21:50   #1
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart İnsanlıkarayan Nerdesin?

Sevgili Dostum @Insanlikarayan
Bir kaç gündür Forum Gerçek'e girmiyorsun.
Sanırım İŞİD VAHŞETİ SÜRÜYORkonusundaki med_i_cezir'in yorumunu yanlış anlayarak,
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi med_i_cezir Mesajı göster
Atatürk'ün, huzur içinde yaşayabilmemiz için (şart gördüğü ve şemsiye gibi üzerimize gerdiği) laiklik ilkesinin etkisiyle, sana yaşatılan ve anlatılan (baskılanmış) Müslümanlık'a uymadığı için, IŞID'in yaptığı katliamları, acımasızlığı (bunları bana anlatılan müslümanlık yapmış olamaz, bana öcü olarak Yahudiler belletilmişti, yapsa yapsa onlar yapar bu nedenle) AMERİKA, İNGİLTERE, FRANSA, İSRAİL'nin desteğindeki YAHUDİLER (!) planlamıştır demek, ne kadar komik.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi med_i_cezir Mesajı göster
Öyle ya, MARAŞ, SİVAS, ÇORUM katliamlarını yapanlar da Yahudilerdir canım.
Türkiye'nin şeriat yönetimine kaydığını düşünüp, başlarına katliamlar geleceğini düşünenerek AKP'ye laikliten uzaklaştığı için tepki gösterenler de yanılıyordur. Çünkü Müslümanlıkta olmaz böyle şeyler, korkulacak birdurum yok değil mi?
Peki sizin hayalinizdeki (medeni) şerri Müslümanlık hangi Arap ülkedekine uyuyor?
Dini bir yönetim isteyen hangi örgüt çok uysal ve medeni?
Yıllar önce bir İranlı şair (şu an ismini hatırlamıyorum):'' Nerde Müslüman görsem, orda kan gördüm, şiddet gördüm!'' diye feryat etmiş.
Bu deli şair haklı mı acaba diye şöyle bir çevremize baksak mı, ne dersiniz?

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ReaL Mesajı göster
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ReaL Mesajı göster
@med_i_cezir'in yazdıklarına harfiyen katılıyorum..
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ReaL Mesajı göster

Benim açımdan, denilecek birşey bırakmamış.. Unutulmamalı, İşıd e lojistik destek sağlayanülkelerden biri de, akp, yani Türk hükümeti..


[/QUOTE]
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Insanlikarayan Mesajı göster
Vallahi ne dieyim, tam olarak ne demek istedigini anlamis durumda degilim?.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Insanlikarayan Mesajı göster

Bunu da okuduktan sonra, Izmirede AKP tarafindan yapilan Operasyonlardan sonra degistirildiginmi diye düsünceler yayilmaya basladi icimde.
Söyle birisi zamanini alipta, @med_i_cezir´in yazdigini anlatmaya calisabilirmi?.


Sanki med_i_cezir AKP'yi destekliyormuş da, Real'de (İzmir'de Atatürkçülere veya Forum Gerçek'e baskı yapıldığı için) bu yazıyı beğenmiş gibi ,yanlış anladığın için çıkan kısa tartışmadan sonra kırıldığını ve Forum Gerçek'e girmediğini sanıyorum.

Öncelikle med_i_cezir'in yorumu AKP'yi destekleyen değil, eleştiren bir yazıydı.

Real'in AKP baskısından çekinmesi konusuna gelirsek;
Bilirsin ki, AKP eleştirileri konusunda en sivri ve korkusuz eleştirileri ben yaparım.
Peki bu eleştirileri yaparken ben tedirgin olmuyor muyum? Çekinmiyor muyum?
Elbetteki tedirgin oluyorum ama serde doğruculuk var, yazmadan duramıyorum.

Elbetteki Real, hem kendisini ve ailesini, hem de Forum Gerçek'i düşündüğü için hem foruma yazılan yorumlardan, hem de kendisinin yazdıklarından, sorumluluk duyuyor ve tedirgin oluyordur, olmalı da...


Ama itiraf edeyim ki, ben AKP'yi ve politikalarını eleştirmek konusunda Real'i bir çok Forum Gerçek üyesinden daha cesur gördüm ve Real'in bu tavrından gurur duydum.

Real yukarıdaki med_i_cezir yorumunu beğenmekle AKP'den çekindiğini değil, aksine korkmadığını, çekinmediğini gösterdi.
Bu nedenle ona veya bana kırılman yersizdi.Hatta onu korkaklıkla itham etmen gereksiz ve insafsızdı.

Bu konuyu bir tarafa bırakırsak ben ayrıldıktan sonra uzunca bir süre forum gerçek'e misafir olarak dahi bakmadım ama bir ay kadar önce tekrar bir göz atınca, bazı arkadaşların Forum gerçek'ten ayrıldığını,
bazı AKP yandaşlarının da, Forum gerçek'e üye olarak, gerek avatarları ile gerekse de, yazdıkları yorumlarla Atatürkçü Forum gerçek üyelerini etkilemeye, Atatürk çizgisinden uzaklaştırmaya çalıştıklarını gördüm ve üzüldüm.
Bu nedenle de, tekrar Forum Gerçek'e girerek ara ara paylaşımlarda bulunmaya başlamıştım.
Ama senin bu ayrılman beni daha fazla üzdü, meydanı sürekli eleştirdiğin AKP tayfasına bıraman hiç doğru değil, senin ayrılman onları sevindirir.
Yukarı'daki yorumu sanki İsrail korunuyormuş gibi anladığını sanıyorum.
İsrail konusu, AKP'nin kendisine yandaş toplamaya çalıştığı bir konudur. İsrail ile Filistin arasında yaşanan DİN SAVAŞI'dır.
Eğer toplumlar din temelinde devletler oluştururlarsa elbette ki, kendi dinini üstün tutan devlet, karşı din devletindeki kişileri insan yerine koymayacaktır, onları öldürmenin, katletmenin sevap olduğunu düşüneceklerdir.

Savaşların en acımasız , en vahşet olanı din temelinde olan savaşlardır, çatışmalardır. Bu nedenle İsrail- Filistin savaşı acımasıdır, vahşettir.
Bu yüzden İŞID'in kendi nancından olmayanlara uyguladıkları vahşettir insanlık dışıdır.
Bu vahşetten kurtulmanın tek yolu,İnsanlar arasında, din ve milliyet ayırımı yapmamaktan geçer.
Din ve Irkçılık politikaları sürekli desteklenen ve kışkırtılan ulusların birbirlerine katliam uygulaması ne ilk ne de sondur.
Bazı arkadaşlar da, (ya kendileri de etkilendikleri için bilmeden, veyahut da bilerek) AKP'ye yandaş kazandırmak için (çünkü şu anda İsrail'e karşı en fazla gürültüyü AKP çıkarıyor ya) Filistinli çocukların kanlı foroğraflarını paylaşarak hala İsrail'i kötüleme, kendilerine ve AKP'ye (çaktırmadan) yandaş kazandırma peşindeler.
Elbet israil'in yaptığı katliamlar doğru değildir, kabul edilemez ama AKP'nin hem Mısır'daki olaylara, hem de Filistin'e Şeriat yönetimi var diye destek verdiğini, bu yüzden de sürekli kışkırtıcılık yaptığını unutmamak gerekir.
O Fotoğrafı paylaşan arkadaşa'da, AKP'nin desteğiyle , Irak'ta, Libya'da hala Suriye'de öldürülen, kafaları kesilen ve tecavüz edilen insanların reslerini göstermek gerekir.
israil konusunda daha önce yazdığım yorumları ekliyorum ve senin en kısa zamanda tekrar Forum Gerçek'e dönmeni istiyorum.


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
AKP Hükümetinin bütün alanlarda başarısız olduğu (hemen hemen) ortak kanıyken dini siyasete alet eden politikalarla oy avcılığı yaptığı bir gerçektir.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Din temelli politikasını dışarıda İsrail üzerinden yaparken, içeride de (eski YÖK,ANAYASA MAHKEMESİ-HSYK-YARGITAY-DANIŞTAY gibi) Laikliği savunan kurumlar üzerinde yapıyordu, günümüzde ise din eğitiminin laikliğe aykırı olduğunu söyleyen tüm kurumlar ve kişiler üzerinden yapmaktadır.

Yurt dışına yardım adı altında (Pakistan, Somali, Libya, Suriye,Filistin,Endonezya vb) desteklenen veya yardım gönderilen tüm ülkelerin ortak yanı Şeriat yönetimine sahip olmaları veya Ülkelerindeki Laik yapıyı yıkıp Şeriat getirmeye çalışmalarıdır.

Bazı arkadaşların Şeriat getirmeye çalışan ülkelerin yönetimlerini destekler görmek, ister istemez İran örneğini aklıma getirdi.

İran’da Şah rejimini yıkmak amacıyla 1965’te kurulmuş olan Sosyalist temelli Halkın Mücahitleri Örgütü, şahlık rejimini yıkmada Hümeyni’ni ile birlikte savaşmış ama Şahlık sonrası kurulan Şeriat yönetiminin ilk asmaya başladıkları da Halkın Mücahitleri Örgütü mensupları olmuştur.Yurtdışına kaçanlar çeşitli ülkelere sığınmışlar ve hala İran Şeriat rejimine karşı (umutsuzca) mücadele vermektedirler.

Daha önceki bir yorumumda da yazdığım gibi:
Yeni yetişen bir gençlik TV ajitasyonlarından kolayca etkilenerek (özgürlük kelebeği gibi) kime ve neye olduğunu düşünmeden özgürlük istemektedirler.
Özgürlük kelebeği olmak iyidir ama ,sonuçlarını ve nedenlerini araştırmadan yapılan özgürlük hevesi, kilitli kalmış bir ejdarhanın özgür bırakılmasına destek vermeye dönüşmektedir.
İsrail-Filistin konusunda daha önce yazdığım bir yorumumu alıntılıyorum, uzundur ama umarım okursunuz



Orjinal Mesaj Sahibi mediter
Öncelikle AKP HÜKÜMETİ ÖNCESİ ,halklar ve devletler arası ilişkilerle ele alırsak;

YAHUDİLER ve İSRAİL DEVLETİ: İsrail devleti kurulması ve sonrasında AMERİKA tarafından desteklenmiş ve hala desteklenmekte, Ortadoğu petrolleri için AMERİKA’nın destekçiliğini yapmaktadır. (AKP’de bu göreve soyundu)Yahudiler ile Türk Halkı ve İsrail Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hiçbir zaman birbirleri aleyhinde davranış ve olay olmamış, aksine ERMENİLER (asılsız) SOYKIRIM İDDİALARINI KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞTIKLARI HER ÜLKEDE, YAHUDİ LOBİSİ ve İSRAİL DEVLETİ TÜRKLERİN YANINDA YER ALMIŞ Yahudi Lobisinden Türkiye'ye Destek VE BİR ÇOK ÜLKEDE BU İDDİANIN REDDİNİ SAĞLAMIŞTIR. Musevi lobisinden Türkiye'ye destek / Dünya / Milliyet Gazete Ticari ve askeri ilişkiler en üst noktadaydı.

ARAPLAR ve FİLİSTİN DEVLETİ: Araplarla ilişkilerimiz eskiden beri tedbirli olmuştur.Bunun nedeni 1.Dünya Savaşında tüm Arap ülkelerinin (Filistinliler de dahil) İNGİLİZ,FRANSIZ ve İTALYANLARLA BİRLİK OLUP, (Osmanlı Devletini (Türkleri) sırtından hançerlemiştir. Havada bulut yok, (Yemene Giden gelmiyor) türküsü bu olay nedeniyle yakılmıştır. Elbetteki Filistin ile İsrail arasındaki savaşta FİLİSTİN HAKLIDIR.
Filistin denilince akla YASER ARAFAT ve FİLİSTİN KURTULUŞ ÖRGÜTÜ gelir. Yaser Arafat - Vikipedi Yaser Arafat ve örgütü arap alemine göre çağdaş, laik bir yönetim hedefleyen bir yoldaydı. Yaser Arafat’ın vefatıyla Filistinliler bölündü ve aralarındaki silahlı çatışmalar sonunda yönetimi tüm dünyada İSLAMİ TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK KABUL EDİLEN HAMAS Hamas - Vikipedi yönetimi ele geçirmiştir.
Bu gün hala Filistinliler bölünmüş durumdadır, El Fetih Örgütü Hamas'ı desteklememektedir.
Aralarında ateşkes anlaşmaları yapmış olsalar da zaman zaman çatışmaları devam etmektedir. Hürriyet - El-Fetih-Hamas bilek güreşi: Gazze kan gölü

Görüldüğü gibi Filistin ve İsrail sürtüşmesi bizi doğrudan ilgilendirmemektedir. Elbetteki gönül haklı olan Filistin’den yana olmak ister.
Geçmişte bir çok kez İsrail’in kınanması, ambargo uygulanması için Birleşmiş Milletlere, Diğer birleşmiş milletlerin daimi üyeleri (Rusya,Çin,Fransa,İngiltere) İsrail’in cezalandırılmasına EVET demişken, AMERİKA, HAYIR oyu kullanarak ,İsrail'i korumuş, hala da korumaktadır. (sadece sözlü olarak kınanmasına onay vermiştir.)

İsrail Filistin’e giden yardımlar içinde silah olabileceğini düşündüğü ve Filiitin tarafından ,İstrail'e ,canlı bomba geçebileceğini düşündüğü için, ambargo uygulamaktadır.
Filistin’e geçmişte de, günümüzde de KIZILAY yardım götürmektedir. İsrail, yardımları denetledikten sonra geçişine izin vermekte ve engellememekteydi. Yani yardım geçişinde sorun yoktu.

AKP tarafından İsrail ve Türkiye gerginliğinin yaratılmasının amacı,
AKP hem Türk halkının milli ve dini duygularını kaşıyarak seçimleri kazanabilmek, (Hem de kendisinin hayallediği gibi) çağdışı bir yönetim uygulayan Hamas'a yardım edebilmek için, AKP’ye yakın sözde yardım dernekleri yine devletten satın aldıkları Mavi Marmara gemisiyle İsrail’e yola çıkarılmıştır.
Birleşmiş Milletlerden çekinildiği için de yardım gemisinin yola çıkışından ve amacından hükümetin haberi yokmuş gibi davranmıştır.
Her ülke kendi kara sularını ve topraklarını korur. Topraklarına izinsiz girebilecek yabancı ülke askeri gemi veya uçaklarını savaş sebebi sayar ve savaş başlar. Birleşmiş Milletler hangi ülke diğer ülkenin sularına veya topraklarına girmişse ona ambargo uygular, gerekirse saldırır savaş sonrası tazminat ödetir, sorumlu ülke yetkililerini de SAVAŞ SUÇLUSU OLARAK YARGILAR. AKP bu nedenle TÜRK ASKERİNİ FİLİSTİN YARDIM GEMİLERİ İLE GÖNDERMEYİ HİÇBİR ZAMAN GÖZE ALAMAZ.

Yine Dünya genelinde Bir ülkenin (sözde) SİVİL VATANDAŞLARI BAŞKA BİR ÜLKE SINIRLARINA (yardım bahanesi ile bile olsa) izinsiz girerek iki ülkenin savaşa girmesine sebep olamazlar. SİVİL DAHİ OLSALAR DURMALARI YÖNÜNDEKİ UYARILARI DİNLEMEYEN UÇAK VEYA GEMİLER YA ZORLA DURDURULUR VEYA ATEŞ AÇILARAK DÜŞÜRÜLÜR VEYA BATIRILIR. Bu o ülkenin kendi topraklarını koruma yoludur, hakkıdır. Geçmişte hava sahalarına izinsiz giren yolcu uçakları bir çok ülke tarafından içindeki yolcularla birlikte düşürülmüştür. Daha önce 7 sivil uçak düşürüldü Demokratik ülkelerde bu gibi ,bir başka ülke sınırlarını zorla ihlal ederek ülkeleri savaşın eşiğine getiren kişiler kendi ülkelerinde, (savaşa sebep olup binlerce belki milyonlarca kişinin ölümüne yol açabilecekleri için yargılanır ve cezalandırılırlardı.) Oysa AKP tarafından bu kişilere alkış tutulmuştur.

İSRAİL’in, kendisine sürekli saldırıp suçlayan AKP karşısında,DÜŞMANIMIN DÜŞMANI, DOSTUMDUR. Prensibine uyarak ezeli düşmanlarımız ERMENİSTAN,YUNANİSTAN, RUMLAR ve PKK ile işbirliği yaparak onlara destek çıkma yoluna girmiştir ki, Bu Türkiye açısından çok tehlikelidir. Rumlar da bundan cesaretle AKDENİZ SONTAJ ÇALIŞMALARINA BAŞLAMIŞLARDIR.
Tüm bu olumsuzlukların sebebi oy ve çağ dışı rejim hevesleriyle İsrail kışkırtıcılığı yapan AKP’dir.
Nasıl destek verdiği, Irak'ta, Libya'da, Suriye'de Müslümanların kırdırılmasını sağladıysa, şimdi de Filistin-İsrail arasında barış süreci olmamasını sağlayarak, gerginliği devam ettirip taraftar toplamaya çalışmaktadır.
Aşağıda vereceğim linkte görüldüğü gibi, Mısır devleti Filistin ve İsrail arasında Barış anlaşmasını İsrail'e kabul ettirmiş Ama AKP'nin baskısıyla Hamas (Filistin) bu anlaşmayı kabul etmemiş ve bunun üzerine de bir çok masum (çocuk) Filistinli ölmüştü ve Mısır televizyonunda bu ölenlerin suçunun AKP olduğunu haykıran sunucular AKP'ye terlik göstermişti.

Türkiye'ye hakaret dolu protesto! Önce terlik gösterdi..

Mediter

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Bir kaç gündür. Bir kaç AKP taraftarıyla, sevgili dostum İNSANLIKARAYAN'ın kıyasıyatartışmalarını izliyordum.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Eskiler beni tanırlar, severim böyle fikir tartışmalarını ama gerek sağlık, gerekse de özel sorunlarımdan uzunca bir süre Forumdan ve bu tür siyasi tartışmalardan uzak kaldım.
Sözünü ettiğim tartışmalarda da, İnsanlıkarayan dostumun bitmek tükenmez enerjini hayranlıkla izliyorum.
Yeni üye ASENA'nın siyasi konulara ilgisini ve bilgisini takdir etmemek de mümkün değil.

Aşağıdaki alıntı mesaj olmasaydı yine de konuya karışmak istemezdim.



Bu mesajda, hem Türkiye'nin (AKP'nin) İsrail'e destek vermediği gibi bir anlam çıktığı gibi, gerçekleri yazabilen bir kaç medyadan birisi olan ''Odatv''nin alaya alınmasıydı.

AKP ve Tayyip Erdoğan'ın zaman zaman İsrail'e (sahte) postalar atmasını, AKP'nin (Türk Hükümeti'nin) İsrail'e düşman olduğunu sanıyorlar.

İsrail-Türkiye konusunu daha geniş olarak ele almak gerekir ama İsrail- Amerika ilişkiisini bilmeyen yoktur.
İsrail'in kuruluşundan günümüze koruyup kollayan, destekleyen, Birleşmiş Milletlerden İsrail aleyhine çıkabilecek her kararı veto eden AMERİKA'dır.
Bir başka deyişle, İsrail, Amerika'nın haylaz çocuğudur.

Diğer taraftan, AKP Hükümetine ve Tayyip Erdoğan'a bakarsak, AKP'nin ve Tayyip Erdoğan'ın Amerika iile ilişkisi çok sıkıdır.Ay geçmez ki, Tayyip Erdoğan veya bir AKP yetkilisi ABD başkanı veya bir yetkili ile görüşmesin.
Tayyip erdoğan'ın çocuklarını Amerika'da okutmasını, Fethullah Gülen'in yıllardır Amerika'da kollanmasını saymıyorum bile...
O zaman AKP'de , İsrail gibi Amerika güdümlü bir partidir. Bunun en güzel örneği de, Müslüman arap ülkeleri için de, Amerika'ya ve İsrail'e düşman olan ülkelerin Irak (Saddam Hüseyin), Libya (Muammer Kaddafi),Suriye (Esad), rejimlerinin AKP'nin de yardımı ile ortadan kaldırılması, İsrail'in düşmanlarının temizlenmesidir.
gelecek hedef bir başka İsrail düşmanı İran'dır.


Bu nedenle olayları daha iyi anlayabilmek için geçmişe bir göz atmak gerekiyor.

Aydınlık Gazetesi'nden bir başlık; Tarih: 20 Ekim 1996, Tayyip Erdoğan henüz İstanbul Belediye Başkanı ve Abromowitz ise, CIA Direktörlüğü yapmış bir diplomat (!)
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster



Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, Arslan Bulut'un, Yeni Çağ Gazete'sinde ,22.11.2012 tarihinde yayınladığı, aşağıdaki makalesini okumakta yarar var.

************************************************** *********
2000'li yılların başbakanını nasıl hazırladılar?


Türk-Amerikan dostluk derneklerinden birinde görev yapmış bir Türk ile tanıştım.
Bir anısını anlattı:

“ADL (Anti Defamation League), İstanbul’dan Tayyip Erdoğan adlı bir siyasetçiyi davet etti.
Amerikan Türk Dernekleri, karşılamada bulunmak için çeşitli eyalet ve şehirlerdeki dernek başkanlarına bildiri geçerek karşılamada bulunmak isteyenleri çağırdı.
Biz hafta içi olduğundan gelemeyeceğimizi bildirdik. Geliş tarihini hafta sonuna aldılar ve biz de katıldık. O zamanki başkan, ’Bir misafir gelecek, ADL’de dokuz günlük bir beyin fırtınası yapılacak ve geleceğe yönelik kararlar alınacak. Bu yüzden, misafiri çok düzenli bir biçimde havaalanından alıp ADL’ye teslim edeceğiz sonra da yurda dönerken havaalanına götüreceğiz’dedi.
Başkana misafirin adını sordum..
’Tayyip Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı’dedi.
’Peki, Yahudi örgütüyle işi ne?’diye sorunca,
’2000’li yılların başbakanını hazırlıyorlar’cevabını verdi.. Kanım dondu..
O toplantıya Egemen Bağış’ın da katıldığını hatırlıyorum..”
***
1994 yılında daha yeni belediye başkanı seçilmiş bir kişi,
Yahudilerin örgütü tarafından ABD’ye davet ediliyor ve Türk-Amerikan derneklerinin başkanı, “2000’li yılların başbakanını hazırlıyorlar” diyor..
İşte Türkiye’nin nasıl yönetilmekte olduğunun fotoğrafı budur..
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, sanki ABD’nin adaylarıymış gibi, hep Amerikan merkezlerine gittiler. Görüştükleri kişilerin geçmişinde mutlaka CIA damgası vardı.
Dünyayı küreselleştirdiklerini iddia edenler, bütün ulus devletleri, etnik ve dini farklılıklarına göre parçalayarak eski Yunan siteleri gibi şehir devletlerine bölmeyi ve tek merkezden yönetmeyi plana programa bağlamış durumdaydı. Erdoğan, kendisine bir memorandumla bildirilen bu küresel planı kabul ettiğini, parti programında ortaya koyuyordu. Dünyayı yönetmeye soyunmuş İslam düşmanı Neocon tarikatı, Kuzey Irak ve Güneydoğu Türkiye’de bir kukla devlet kurmak için önce Türkiye’de kukla hükümet oluşturmak planını uygulamaya çabalıyordu. Kurmak istedikleri kukla hükümetin birinci vazifesi, AB dayatmalarının hepsini kabul etmekti!
Tansu Çiller’in, “ABD, Irak’a girdiğinde benim başbakan olmam lazım” demesi durumun vahametini gösteriyordu. AB ve ABD, Türkiye’de kukla hükümet istiyor, Türkiye’deki siyasiler de sıraya girmiş, “Ben olayım, ben olayım” diyordu. Türkiye bir yol ayrımına gelmişti.

***
Erdoğan, Başbakan olduktan sonra da her ABD gezisinde Yahudi lobisinin misafiri oldu.
Tayyip Erdoğan, 2009 yılındaki bir ziyaretinde ABD’ye iner inmez New York’ta kaldığı The Plaza Oteli’nde, aralarında Abraham Foxman’ın başkanlığını yaptığı ADL kuruluşunun da bulunduğu New York ve Washington merkezli önemli Yahudi kuruluşlarının temsilcileriyle görüşmüştü.
Foxman, yaptığı açıklamada “Bizim açımızdan en önemlisi, Başbakan Erdoğan’ın New York’a gelir gelmez ilk önce bizi kabul etmesidir. Bizim için en önemli olan nokta bu, çünkü Başbakan Erdoğan bize verdiği önemi göstermiştir. Erdoğan’ın, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilere ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir” demişti.

Tabii Erdoğan için de asıl önemli olan nokta “New York’a gelir gelmez Yahudi lobisi temsilcileriyle görüşmek” tir.
Şimdi aynı Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i terörist devlet ilan etmesi, bana bu sebeplerle pek inandırıcı gelmiyor..
***
5 Kasım 2001 tarihinde, The New York Times gazetesinde, Yahudi asıllı gazeteci William Safire önemli bir yazı yazmıştı
Safire, “Nasıl ki Sovyetlere karşı Çin kozunu kullanarak Komünist Bloku böldük, onları da aynı şekilde böleceğiz. Kozumuz, güçlü ordusuyla laik Müslüman ülke olan Türkiye! Türkiye, kendi Kürt problemini, kendi payına düşen dilimde Kürdistan diye adlandırılan bir özerk bölge oluşturarak çözecektir” diyordu.
İşte Arap Baharı adı altında Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun karıştırılması Türkiye üzerinden gerçekleştirildi. Bu politikayı uygulayan ve İsrail’i korumak için, Malatya’ya füze kalkanı yerleştiren Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i lafzen eleştirmesi sizi ikna ediyor mu?


Arslan Bulut / Yeni Çağ

NOT: ADL (Anti Defamation League): İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği anlamına gelir. 1913 yılında B'nai B'rith örgütü tarafından ABD'de kurulmuştur. Kuruluş senedinde açıklanan gayeleri, " Yahudi toplumuna karşı yapılan karalamaları durdurmak, karalama sebeplerine ve inanışlarına itiraz etmek ve gerekiyorsa karalamala eylemlerini kanun önüne getirmektir." KAYNAK
************************************************** *******
Görülüyor ki, AKP ve Tayyip Erdoğan'ın İsrail ve Yahudi Lobileriyle arası kötü değildir.
O zaman niçin Tayyip Erdoğan, zaman İsrail'e bağırır, çağırır.

AKP'nin her seçim öncesi uygulamaya koyduğu bir (sahte) gerginlik politikasıdır bu seçimler öncesi uygulanır. Dini ve milli duyguları kabaran Türk Halkı; ''Heyt be Başbakan dediğin böyle koyar postasını!'' der gururlanır ve oyunu verir ama postadan öte gidilmez, seçim kazanılır. Bir sonraki seçime kadar, İsrail düşmanlığı söndürülür, bu oyun yıllarca uygulanır durur.

ÖRNEKLER


''One Minut'' Olayı (29 Ocak 2009)
SEÇİM: 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri

Büyük elçimizin alçak koltuğa oturtulması krizi (12 Ocak 2010)

İsrail Büyük elçimiz (gösterişli bir şekilde) geri çağrılmış ama Yerel seçimler sonunda gerginlik yumuşatılmış ve Büyük Elçimiz sessizce İsrail'e gerigönderilmiştir.

Filistine Yardım Gemileri (31 Mayıs 2010)
SEÇİM: ANAYASA OYLAMASI (12 Eylül 2010)

2010 yılı boyunca İsrail ile gerginlik politikası sürdürülmüş, AKP'destekçisi (sözde) yardım vakıfları ve kişilerce hazırlanan gemilere (İsrail'in müdahale edeceği bilne biline) gerginlik tırmandırılmış. ANAYASA değişikliği kabul edilmiş ve gerginlik yumuşatılmıştır.

Benzer şekilde Mısır Darbesi (3 Temmuz 2013) Gerginliği de 30 Mart 2014 seçimlerinde kadar sürdürülmüş ve sonra üzeri kapatılmıştır.

Kendine iyi bak dostum bekliyorum....
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.