Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.09.14, 13:49   #2
Sami
Düz Adam

Sami - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 8
Mesajlar: 954
Ettiği Teşekkür: 903
Aldığı Teşekkür: 3231
Rep Derecesi : Sami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmedeSami muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İstanbulun Deprem Tarihi

Beklenen büyük istanbul depremi hakkında hiç bir fikir sahibi olmayanlar için :

Neden uzmanlar istanbul'da büyük bir deprem bekliyor? Aynı fay üzerinde olmasına rağmen neden uzmanlar Adapazarı'nda ya da Düzce'de veya Bolu'da değil de istanbul'da deprem bekliyor?

Neden İstanbul'da beklenen depremin büyük olacağı söylenir ?

İstanbul metropol olduğundan değil.

Ayağımızı bastığımız yerin derinlerinde magma var. Bu magma sıvıya yakın bir madde. Haliyle anakara bunun üzerinde yüzüyor fakat anakara dediğimiz şey tek bir parça değil, pek çok levhadan oluşuyor. Bunlardan bir tanesi de Anadolu levhası. bu levha birbiriyle birleşik değil. Milyonlarca yıl önce tek parçaymış ama parçalana parçalana bugünkü haline gelmiş.

Arabistan levhası, Afrika levhası, Anadolu levhası, Avrasya levhası bunlar birbirinden ayrı ve bağımsız kara parçalarıdır. Birbirine temas eden bu levhalar arasındaki sınır niteliği taşıyan derin yarıklara (kırıklara) fay hattı denir.

Dünyanın çekirdeğinin manyetik alan üretmesi neticesinde bu levhalar birbirini bir mıknatıs gibi iter. Bizim Anadolu levhamızı da alttan Arabistan levhası ve Afrika levhası itiyor.

Kuzey Anadolu fay hattının üst kısmı Avrasya levhası, alt kısmı da Anadolu levhasıdır. Üst kısım sabittir, hareket edemez. *

Haliyle bizim Anadolu levhası büyük baskı altında kalarak batıya doğru hareket eder. Bu hareket senede 3 -5 cm arasındadır. Bazen fay hattında takılmalar olur ve itildiği için hareket etmesi gereken levha hareket edemez. Basınç iyice artar ve bir anda aniden fayın birbirine takılan yüzeyi kırılıp fay bir anda 2-5 metre ileri atar kendini. Yani levha yüz senede yavaş yavaş gitmesi gereken iki metrelik yolu otuz saniyede alır ve bu da büyük sarsıntılara yol açar. 17 ağustos gecesi olan budur. Atım 4-5 metre olmuştur ve süreç 45 saniyedir.

Bir fay hattı üzerinde bazen logaritmik büyüklüklerde aynı eksenli depremler oluşur. Bu depremler için periyodik denebilir. Bu tip depremlere deprem fırtınası denir. Yani bir fay hattının bir ucunda büyük bir deprem olur, bir kaç on sene sonra az ilerisinde, sonra az ilerisinde derken belirli aralıklarla depremin bir fay hattı boyunca ilerlediği görülür.

Dünyada deprem fırtınasının en bariz örneği Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde görülmektedir.

Fay hatlarını da tek bir bütün olarak düşünmeyin. Fay hatları da uç uca eklenmiş kibrit çöpleri gibidir ama parça parçadır. Her bir parçaya segment denir. Deprem olduğunda genelde sadece bir segment kırılır. 17 ağustos depreminde İzmit segmenti kırılmıştır. Segmentin bir ucu Yalova' da, diğer ucu Adapazarı' nda olduğu için depremde asıl sarsıntıyı Yalova-İzmit-Adapazarı yaşamıştır ve bu yüzden 17 ağustos depremi hem Gölcük hem İzmit hem de Adapazarı depremi isimleriyle anılmıştır.

Deprem dizisi fay hattını oluşturan bir segmentte başlar ve segment segment zıplayarak devam eder.

1939 yılında Kuzey Anadolu fayının en uç kısmında Erzincan depremi oldu. Depremin büyüklüğü 7.9 idi. Erzincan depremin olunca haliyle erzincan segmentindeki enerji boşaldı. Bu enerji hemen batıdaki segmentte depolandı.

Aradan 4 yıl geçmişti ki Erzincan segmentinden aktarılan enerji hemen batısındaki Niksar segmentinde ortaya çıktı. 1942' de, biriken bu enerji sebebiyle Niksar 7.0 lık bir depremle dümdüz oldu.

Niksar segmenti de enerjisini hemen batısında bulunan Tosya-Ladik segmentine verdi. Niksar depreminin üzerinden bir yıl geçtikten sonra,1943' de Tosya-Ladik arası 7.2lik bir depremle dümdüz oldu. Bu segmentteki enerji de hemen batısındaki Gerede-Bolu segmentine aktarıldı. Bundan bir yıl sonra, 1944' de Bolu-Gerede 7.2 şiddettinde depremle yıkıldı, enerji yine batıya kaçtı, çünkü arabistan levhası Anadolu' yu batıya doğru ittiriyordu.

Bolu-abant segmenti 1957' de 7.1lik bir magnitüdle kırılmasını takiben 1967 ' de Adapazarı 7.2lik bir depremle yıkıldı.1999' de ise İzmit segmentini 7.4lük bir depremle yerle bir etti.

izmit segmenti ise enerjisini istanbul'da adaların altından geçen marmara denizi segmentine aktardı.

İstanbul segmentinin kurtuluşu yok.

Marmara kıyılarında uzaklaşın. Pendik, Maltepe, Kartal, Zeytinburnu, Bakırköy ve Avcılar risk altında.

17 ağustos depreminde Avcılar, depremin odak noktasına diğer bir çok ilçeden daha uzak olmasına rağmen, depremden büyük zarar gördü. Bunun sebebi; Avcıların zemininin sağlam olmaması değil , yansıyan ve kırılan deprem dalgalarının tamamen tesadüfen Avcılar üzerinde çarpışması idi.
Deprem dalgalarının nerede çarpışacağı belli değildir.

Kuzey anadolu fay hattı Bingöl'den başlar ve istanbul'u geçerek ege denizine (saros körfezi) kadar ulaşır. Tüm bu hat boyunca onlarca segment vardır ve bu segmentlerden sadece iki tanesi kırılmamış olup, kırılmayı beklemektedir : Birisi Doğu marmara * , diğeri de Bingöl-Yedisu.

Dünya üzerindeki bütün tektonik aktivitelerin tek nedeni dünyanın bir ateş topu halinde olmasıdır. Bildiğimiz güneş gibi ateş topundan bir gezegendir dünya, tek farkı dışındaki ince, kabuk dediğimiz ve üzerinde gezip yürüdüğümüz kısmın soğumuş olmasıdır. Dıştan içe doğru soğumaktadır.

Dünyayı ele aldığımızda soğumuş kısımla soğumamış kısmın oranı bir portakalın kabuğuyla içindeki yediğimiz meyve kısmının oranı kadardır yani gezegene göre kabuk çok incedir. İçeride, yanan kısımda çok büyük bir ısı var, bu da manyetik alanların ve elektrik akımlarının meydana gelmesine neden oluyor. Bu manyetik alan ve konveksiyon akımları denen elektrik akımları kabuğun farklı yönlere hareket etmesine neden oluyor.

Fay hattı denilen kırıkların arası boş olduğu için içerisine su dolar, su magmanın olduğu sıcak bölgeye kadar iner, ısınır ve tekrar yukarı fışkırır. Biz de buna kaplıca deriz.

Kuzey anadolu fayının geçtiği bütün şehirlerde kaplıcalar vardır. Erzincan, Reşadiye, Havza, Adapazarı gibi.

Türkiye her yıl ortalama 20 milimetre batıya ilerliyor. Fay hattı bazen birbirine takılıyor gitmesi gereken yolu gidemiyor. mesela 200 yılda 2 metre ilerlemesi gereken fay takıldığı için ilerleyemiyor, takılan girinti ve çıkıntılar yılla süren birikime dayanamayınca bir anda kırılıyor.

Adalar fayı üzerinde çok uzun yılların yüklemesi var. Florya' nın açığındaki fay da kırıldı kırılacak durumda.



- Marmara' da kesinlikle deprem olacak mı?

Kesinlikle olacak.

Beklenti 2025 yılına kadar adalar fayının yaklaşık 7.4-7.6 arası bir büyüklükle kırılacağı yönünde.

Şehire kara yoluyla giriş çıkış imkansız olacak.



















Düzenleyerek kısmen alıntı
.
Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Sami'in Mesajına Teşekkür Etti.