Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.09.14, 09:57   #1
Deniz
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,912
Ettiği Teşekkür: 14428
Aldığı Teşekkür: 15346
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart 12 Eylül Şiddetleniyor (Emre Kongar)

Siyasal tarihimizde 2 tane 12 Eylül var:
İlk 12 Eylül, 1980 yılında bir askeri darbeyle yaşandı:
Türkiye’ye bol geldiği iddia edilen 1961 Anayasası’nın hacamat edilmesi için yapılan 12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonraki daha kalıcı ve kapsamlı olan ikinci darbeydi.
Elbette ortam da hazırdı; ya da hazırlanmıştı...
Ülkede güvenlik kalmamıştı; günde ortalama 6-7 genç öldürülüyordu...
Büyük birikimler, politikacılar, yazarlar, gazeteciler suikastlara kurban gitmişlerdi...
Ekonomi bozulmuş, kriz başlamıştı...
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılamamış, siyasal rejim, sorun çözme konusundaki işlerliğini yitirmişti...

***
Bu ortamda yapılan askeri darbe, sol-sağ cinayetlerini önleyerek pek çok kişinin hayatını kurtardı belki ama ülkenin geleceğini kararttı:
1961 Anayasası’nın özgürlükçü yaklaşımı tümüyle rafa kaldırıldı...
Siyasal partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri kapatıldı...
Siyasette sol kanat bütünüyle ezildi, ortam sağa, dincilere açıldı...
YÖK kuruldu, üniversiteler, ilkokul derekesine indirildi ve tümüyle denetim altına alındı...
Din eğitimi, anayasaya girdi...
Ve bu rejim, yapılan referandumla halk tarafından yüzde 92 ile onaylandı!

***
İlk 12 Eylül, 2010 yılındaki ikinci 12 Eylül’e giden yolu zaten döşemişti...
Orta sağ partilerin basiretsizliği ve İslam adına terör yapanlara karşı oluşan uluslararası konjonktür, güya demokratik kurallar içinde çalışacağını öne süren, din ekseninde örgütlenen AKP’yi, bu ortam içinde iktidara getirdi...
AKP, sözde liberallerin, eski solcuların, sözde demokratların ve İslam adına yapılan teröre çözüm arayan ABD ile AB’nin desteğiyle Türkiye’yi “yeniden biçimlendirmeye”başladı...

***
İkinci 12 Eylül 2010 yılında anayasal darbe olarak geldi:
Aynen birinci 12 Eylül’ü kurumlaştıran referandum gibi yine bir referandumla, yargı, siyasal iktidarın denetimine verildi...
Yargı ve bağımlı hale getirilen bağımsız kuruluşlar ve yandaş sermaye aracılığıyla medyaya da el kondu...
Kaldırılacağı vaat edilen YÖK, kaldırılmak bir yana, daha da güçlendirilerek üniversiteler susturuldu...

***
Şimdi her iki 12 Eylül de bütün şiddetiyle sürüyor...
İktidar ortakları, AKP ile Gülen Cemaati arasındaki kavga, yine yargı üzerinde kilitlenmiş görünüyor...
Bu arada demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti güme gidiyor!


12.Eylül.2014
Emre Kongar
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti