Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.09.14, 15:02   #5
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Açık Alanlarda da Yasak!

Yezidiye Sahip Çıkmadıkça Daha Nelerin Yasaklanıp, Nereye Götürüldüğümüzü Sonunda (O, müritleşmiş kör gözler de) Göreceğiz


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi SerseriGezgin Mesajı göster
Nobel Barış Ödülü Sahibi Elie Wiesel şöyle der :

"Adaletsizliği önleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir ama ; adaletsizliğe itiraz etmeyi beceremeyeceğimiz bir zaman asla olmamalıdır!.."

Ama biz , bize sıra gelmedikçe sessiz kalmayı tercih ederiz...

Bu sözler de bilinir , bu durumlarda kullanılır :

İlk önce geldiler komünistleri alıp götürdüler, ben sesimi çıkarmadım.
Beni ilgilendirmiyordu.
Sonra Yahudileri aldılar toplama kamplarına, işkenceye götürdüler, ben yine sesimi çıkarmadım.
Çünkü bana göre bir şey yoktu.
Sonra sosyal demokratları vurmaya, hapse atmaya, toplama kamplarına götürmeye başladılar.
Ben yine sesimi çıkarmadım.
Çünkü bana dokunan yoktu.
Bir gün kapım çalındı.
Beni alıp toplama kampına götürdüler : İşkenceye…
Hiç kimse ses çıkarmadı.
Çünkü ses çıkaracak kimse kalmamıştı…

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti , dikkat edin çanlar çalıyor...

Sevdiğim bir öyküyü sizle paylaşayım :

............

Hikayenin devami yukarida.....


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Kurbağa Pişirmek Deneyi: Yönetenlerin toplumları (aslında tepki gösterecekleri, kabullenmiyecekleri) Siyasi veya sosyal değişikliklere(fark ettirmeden, onları uyutarak) götürürken uyguladıkları taktiği açıklamak için verilen bir örnektir. (deneydir)

Kaynamakta olan sıcak bir suyun içine kurbağa’yı bıraktığınız anda yanan kurbağa acıyla zıplar ve kendisini ölüme götürecek bu kötü durumdan kurtulmaya çalışır.

Fakat, deneyi baştan alır ve başlangıçta, kurbağayı normal ısıdaki bir suya koyup, suyu yavaş yavaş ısıtırsanız, kurbağa o suyun içinden hiçbir zaman kaçmaz, haşlanarak ölür. Çünkü, yavaş yavaş ısıtıldığı için vücudu kendisini haşlayan (ölümüne sebep olan) ölümcül ısıya ulaşıncaya kadar geçen süredeki tüm ısı artışlarına alışmış olduğu için tehlikeyi fark etmez, her ısı artışını bir önceki gibi kendisine zarar vermeyeceğini sandığı ve kaçma, tepki gösterme ihtiyacı hissetmemiştir. Öldürücü ısıyı fark ettiği anda da tepki gösterecek veya kaçacak hali kalmamıştır.

İrtica heveslilerinin, 1950 Menderes hükümetinden beri başvurduğu, son yıllarda da, AKP’nin, iktidarda kalabilmek, çağ dışı rejim emelini gerçekleştirebilmek için (çağdaş yaşamlıları uyandırmadan) yurdumuzda 50 yıldır (suyu yavaş yavaş ısıtıp) uyguladığı bir metottur bu.
Son 10 yıl da, Amerika ve Eğitimsiz halk çoğunluğunun desteğini arkasına alan AKP iktidarı döneminde de Türkiye’yi bir arada tutan Atatürk’e ve İlkelerine, Eserlerine, Laiklik ve Milliyetçilik kavramına, çağdaş yaşamlıların yaşam tercihlerine (kurbağa pişirme deneyine uygun olarak) her geçen gün ve saat yeni bir saldırı olmaktadır.

Özellikle Türban’a özgürlük, maskesi altında
(Anayasa Mahkemesi, HSYK, YÖK.YARGITAY,DANIŞTAY) gibi çağdaş kurumların karalandıktan sonra, halka Anayasa değişikliği ile bu kurumlara siyasilerce atama yapılmasının önünün açılması,

Cumhuriyet’i, Laikliği ve Ülkemizin bütünlüğünü korumakla görevli TSK’ni ve onun kahraman subaylarını karalama, görevlerinden alma kampanyaları sonucunda, Kurbağa’nın ateşi biraz fazla yakılmaya başlanmıştır.
Bu yeni ısı artışından kurbağaların bazıları, rahatsız olsa homurdanmaya başlamış olsalar dahi, yine çoğunluk, ısı artışının kendisine zararı olmayacağını sanmaktadır.

Bu yeni durumun en komik tarafı da:
‘’İslam dini, Milliyetçiliği reddedip, (Müslüman kardeşliğini) Ümmetçiliği savunduğu halde, bazı insanlarda o derece, fikir karmaşası içinde kalmıştır ki:
Herkesin dini inancını serbestçe yaşadığı, kimsenin kimseye inanç tercihleri nedeniyle baskı yapmadığı Atatürk tarafından kurulmuş (nispeten) Laik bir sistemden, Çağdışı kalmış bir rejime geçiş saldırılarının yoğunlaştığı bu günlerde;
Bir taraftan, sanki Milliyetçiymiş gibi, Türkiye'yi böldürmeyeceğini haykırıp PKK’ya tepki gösterirken,

Bir taraftan da koyu yobazmış gibi Atatürk’e ve Onun kurduğu Laik
Cumhuriyet’e ve değerlerine yapılan saldırılara da destek çıkmaktadır.


Bu kişiler İslam’da Milliyet (vatan toprağı) ayırımı olmadığının, kendi kendileriyle çeliştiklerinin bile farkında değiller.
Siz hiç AKP'den Milliyetçilik veya Vatan Toprağının bölünmezliği ile ilgili tek bir söz duydunuz mu?

Hayır duyamazsınız çünkü onlara göre:
Siz eğer Müslümansanız, (Müslümanlarla)Arap Ülkeleriyle kardeşsiniz demektir.

Fakat bu durumda da (O kadar Müslümanlığa Amerika izin vermiyor)
O kadar Müslümansınız madem de;

Çok Müslüman AKP, Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya gibi Hıristiyan ülkelerle birlikte olup, Irak, Libya,Afganistan, Şimdi de Suriye gelecekte İran gibi Müslüman ülkeleri yakıp yıktığında, Müslüman kadınlara tecavüz ettiğinde ne tepki gösterdiniz?
Sizleri DİKTATÖR masalıyla aldattılar mı yoksa,
Hani siz Müslüman'dınız?

Diktatör olsa bile Müslüman olması yetmez miydi?


Üstelikte, (forumda yorumlarını okuduğum, paylaştıkları resimleri veya makalelerden anladığım kadarıyla) bu çağdışı baskıcı bir rejime gidişten en fazla zararı görecek olan (çağdaş giyimli, çağdaş yaşamlı, kızlı erkekli ortamlarda yaşayan, bazen oruç tutup bazen tutmayan, bazen namaz kılıp, bazen kılmayan) gençlik kesimi herkesten fazla dindar kesilmiş ki, aslında din ile alakaları yok.

Bu saptamama hemen tepki geleceğini bildiğim için basit bir örnek vereyim, İslam’da, (arada kan bağı veya nikah bağı olmadan) yetişkin bir erkeğin ve bayanın konuşmaları, bayanın saçını (saçı, kolu, boynu, omzu, bacakları açık fotoğraf) göstermesi hele hele (islamda yeri olmayan ve cezalandırılan, flört gibi) kız erkek arkadaşlığı yapan üyelerin bir kısmı, kendilerinin İslama aykırı davrandıklarının, İslami bir yönetim gelirse bu günkü yaşamlarından zorla uzaklaştırılacaklarının farkında değiller.

Kendi yaşamlarının sonlarını hazırlıyorlar.


Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız vesselam, severiz bindiğimiz dalı kesmeyi,

Ha gayret:
Atatürk’ün BAĞIMSIZ,ÇAĞDAŞ, LAİK, ÖZGÜRLÜKÇÜ CUMHURİYETİNE Birkaç darbe de siz vurun ki,
siz ve tüm çağdaşlar altında kalsın HA GAYRET…

Mediter
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Türkiye’de Laikliği ortadan kaldırıcı Dindarlık ataklarına seyirci kalan , sigara, içki, internet yasaklarına tepkisiz kalan, (gelecekte kendi çağdaş yaşamına baskı olmaz sanan) veya alkış tutan,
TSK içerisindeki, Cumhuriyeti korumak görevi olan,Atatürkçü ve Laiklik taraftarı komutanların tutuklanışlarını boş gözle izleyen,
İslam alemindeki, dine dayalı yönetimlerin yaşam ve geri kalmışlıkları ortadayken, Türkiye’nin (Arap ülkelerine kıyasla) çok ileri ve çağdaş olmasının, Laiklik sayesinde olduğunu hala anlamayıp, her şeyi toz pembe görüp, Laikliği ortadan kaldırıcı her hamle sonunda mutlu günlerin geleceğini sanan, Polyanalara ithaf olunan bir vecize ve bir öykü …

--------------------------------------------------------------------

Hitler tarafından, özgürlükler aşama aşama nasıl ortadan kaldırılıp, Almanya’nın ve tüm Dünya’nın nasıl felakete sürüklendiğini en güzel anlatan söz Alman şair Bertolt Brecth’e aittir.


“Naziler,
önce komünistleri tutukladılar; komünist değilim diye ses çıkarmadım.

Sonra Yahudileri tutukladılar, Yahudi değilim dedim, sesimi çıkarmadım.

Sosyal demokratları tutukladılar, savunmak bana mı kaldı dedim, sesimi çıkarmadım.

Sıra bana geldiğinde etrafta tutuklanmama ses çıkaracak kimse kalmamıştı!”

Bertolt Brecht



+ + +

Bizde ise öğüt verici bir öykü anlatılır;


YEZİDİYE ARKA ÇIKACAKTIK

Midyat dağlarında zalim mi zalim, gaddar mı gaddar bir Reşo Ağa varmış.
Zapt ettiği bunca bağ, bahçe, tarla yetmezmiş gibi köylülerin koyun ve keçisiniotlatmak için kullandığı dere kenarındaki merayı da bostan yapmış kendine.

Sıcak bir yaz günü susuzluktan bunalan, biri Müslüman, biri Süryani, biri de Yezidi üç arkadaş dere kenarına inmişler.

Ellerini yüzlerini yıkayıp kana kana su içince biraz kendilerine gelir gibi olmuşlar. Üçü de güçlü, kuvvetli aslan gibi delikanlılarmış.
Gözleri ağanın bostanına takılmış. Sağa sola bakmışlar kimse yok.
Nasıl olsa dere Allah'ın deresi, bostan da köyün merası,
-‘’Bir kaç salatalık, bir iki kavun karpuz yesek ne olur?’’ deyip dalmışlar bostana.
Müslüman Hasso kavuna, Süryani Gebro karpuza, Yezidi Carcuro da saldırmış salatalığa. Daha ilk lokma ağızlarında iken Reşo Ağa bitivermiş bostanın başında.

Bir nara patlatmış ki yer gök inlemiş. Fakat bostana girenlerin üç kişi olduklarını görünce, ikinci nara boğazında düğümlenmiş. Birkaç saniyede, bir kaç bin tilki dolaşmış kafasında. Kendi kendine:
- ‘’Ulan tam da yalnız başıma gelecek zamanı buldum. Her ne kadar aslan gibiysem de bu üç teres de zebellah gibi. Tek tek olsalar neyse ama üçüyle birden başedemem bırakıp gitsem namımız beş paralık olur kimse artık beni takmaz, ne yapsam ne desem’’ diye düşünürken aniden bir şimşek çakmış kafasında.

Atılmış ortaya, dönmüşYezidi Carcuro'ya:
-‘’ Ulan dinsiz kitapsız,’’ demiş, ‘’ Bu Hasso benim Müslüman
kardeşim, dinimiz, kitabımız, Allah’ımız, Peygamberimiz bir. Malımız mülkümüz, canımız kanımız ortak, Gebro desen İsa efendimizin ümmetinden bir dürüst Ehli Kitap, hiç olmazsa dini kitabı belli, kestiği yenilir, sözüne güvenilir. Bunlara değil birkaç kavun karpuz bütün bostan helal olsun.Ulan peki sana ne oluyor behey dört kitabın dördüne de inanmaz, camisiz, kilisesiz, imansız. Sen nasıl benim bostanıma destursuz girersin,
demiş, girişmiş zavallıya.

Hasso ile Gabro derin bir nefes cekip, yırttık diye şükretmişler. Azıcık da hoşlarına gitmiş ağanın sözleri. Ağa kafa, göz, ağız, burun demeden Allah ne verdiyse yapıştırmış, komaya sokmuş gariban Carcuro'yu…

Ağa Carcuro'yu halledince dönmüş Gebro'ya;
- ‘’ Ulan!’’ Demiş, ‘’Biraz önce söyledim. Hasso benim din kardeşim. Dinimiz, kanımız, malımız, canımız bir. Peki sen neyin nesi oluyorsun? Doğru düzgün bir adam olsan Allah'ı üçe çıkarmaz, İsa efendimizi Allah'ın oğlu yapmazdın. Bir Müslüman’ın malını sen nasıl yersin? Bre kafir!’’ demiş, patlatmış yumruğu. Eşek sudan gelinceye kadar dövmüş, dil ,derman, güç, takat , bırakmamış biçare Gebro’da.

Hasso iyice rahatlamış. ‘’Hem canım, zalim malim de olsa, ağa ne de olsa Müslüman , insan din kardeşinin kıymetini bilmeli, ötekilerin iflahını kesti bana birsey yapmadı,’’ demiş içinden.

Gebro'nun da işini bitirdikten sonra ağa dönmüş Hasso'ya:
- ‘’Vay vay vay demiş. Seni gidi vicdansız, hele bunlar biri Yezidi öbürü Hıristiyan. Din, iman, helal, haram bilmezler. Sen sözde Müslüman olacaksın, helali, harami bileceksin, benim malımı mülkümü muhafaza edeceksin. Kendin yetmezmiş gibi bir de bu gavurları takmışsın peşine bostanıma girersin ha! Ulan ben seni gebertmeyeyim de kimi geberteyim. Seni telef etmeyeyim de kimi edeyim.’’ demiş girişmiş Hasso’ya…

Gözünde fer, ağzında diş bırakmamış, kolunu kanadını kırmış, iflahını kesmiş Hasso'nun. Carcuro'dan da Gebro'dan da beter etmiş Hasso'yu.

Köylüler ertesi gün per perişan bulmuşlar üç arkadaşı.
Yaralarını sarıp su ekmek vermişler.’’ Kimler yaptı? Nasıl oldu? Ne oldu?
Güçlü kuvvetlisiniz, üçünüz birden nasıl böyle dayak yediniz?’’,
diye soranlara
Hiçbiri cevap vermiyormuş. Sadece Hasso derinden derine şöyle inliyormuş;
Yezidiye arka çıkmalıydık,
Yezidiye arka çıkmalıydık,
Yezidiye arka çıkmalıydık …..


Bugün bile Midyat'ta Turu Abidin köylerinde üç beş arkadaş yola çıktıklarında aksakallılar gençlere :
"Siz siz olun,
Yezidiye sahip olun,
Yezidiye sahip olun,
Yezidiye sahip olun"
diye üç kez seslenirler…



--------------------------------------------------------------------



Siz siz olun, Yezidiye sahip çıkın…

Mediter
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.