Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.09.14, 17:13   #2
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mor Mürekkep | Nazan Bekiroğlu

“Son olarak bilincinde ya da kalbinde biriktirmiş olabilecek bütün insanlardan kendimi geriye aldım. Hiç zor olmadı. Kalbin kapıları dayanıklı değildi. Bilinçse zaten çoktan müraiydi. Fark bile etmediler. En çok da kendimi öğrencilerimin kalbinden geri alırken hüzünlendim.
Artık yoktum.

Kimliğim, yazılarım, çizilerim. El ve ayak izlerim. Fotoğraflarım. Gül devrim, lale devrim, nergis devrim.

Hepsi yok oldu. Dünya benden önceki dünyaydı. Arkamda bıraktığım hayatın son günü.

(…)

Yoktum artık. “Ayine-i mücellada nihan”dım.
Öyle sandım, aldandım.
Bütün bunlar, yok ettiklerim, benim bilincimdeydi hala. Dünyayı bensiz kılmıştım da beni dünyasız kılamamıştım. Olmadı kısacası. Yokluğun yolu bilinmemekten değil, bilmemekten geçiyordu, anladım.”

***

“Hala en güzel hikayelerini dünyalar bir araya gelse anlamayacaklara mı anlatmaktasın?
Ve sen hala sağırlar ordusuna senfoniler mi çalmaktasın?
Ne seni hazmedebilen ne de senin hazmedebildiğin bir alemde için sızlıyor, biliyorum. İçine bak, imkansız bir şey olmadığını göreceksin. Kapat gözlerini gitsin…”

***

"Her ateş kendi hikâyesini yazar ve ateşin sırrından ateşi tanıyan anlar.
Her kul kendi hikâyesince biraz İbrahim.”



__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti