Konu: Beddua
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.09.14, 18:37   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Beddua

BEDDUA

İnsanlar başkalarından maddi manevi zarar gördüklerinde, bazıları zarar ziyana rağmen sevecenliği ve hoşgörüyü doruk noktasına çıkartarak etrafındakileri şaşırtır, hatta kendisine yapılanları bağışlar, bir daha yapılmaması tembihi ile yapılan zarar ve ziyanı sineye çeker, bazıları ise yanlış yapan devlet de olsa seçilmiş idareciler olsa onlardan yapılan yanlışların hesabını sormak için örgütlenir siyasi partiler kurar, kurulmuşlara üye olur, sendikalar kurar hak aramaya toplu olarak temsilcileri vasıtasıyla gider, bazıları adına toplu olarak STK’ları denilen örgütlerin içinde aktif olur, seçilmişleri ve idareci konumunda olanları al aşağı etmek, onlardan yapılanların hesabını sormak için uğraş içinde olurlar.

Basite indirgeyerek başka şekli ile anlatmak gerekirse, bazıları ise biraz tevekkül, biraz hiddet, birazda Tanrı’ya havale ederek beddua ederler. Örneğin benim doğduğum yörede özellikle zarar görmüş canı yanmış kadınlar beddua etmeye şöyle başlarlar; “yüzün gülmeye dişin ışımaya” “kanlı köyneklerin gele”, “kanın içine aka”, “dört kişinin omuzunda gidesin”, “yiğit iken yıkılasın”, “han evin harap ola”, al kızıl kanlara belenesin” diyerek daha yüzlercesini yazabileceğim beddualardan ederler. Bazıları ise bireysel ve toplumsal olarak yaşadıklarını kaderin bir cilvesi bazen de sillesi olarak sanır ve algılar. Oysa tüm hünerin ve yaşadıklarının ve yaşayacaklarının kendi elinde ve mühründe olduğunu anlamaz, kimse de kolaylıkla anlatamaz çünkü o serde tutuculuk denilen bela bünyeye nazildir. Bunun için iflah olmazlar. Beddua edenler bunların yanında nar’a yananlardır. Beddua edenlerin o anki öfkesinde akıl aranmaz. Öfkesinde akıl aranmayanların tepkisi bireyselliği aşar toplumsal hale gelirse nelerin olabileceğini toplum bilimciler yazar. Biz sade vatandaşız düşündüğümüzü yazarız toplum mühendisleri, siyaset bilimciler objektif olarak görüşlerini serdederler.

Bazılarının yaptığı mağdur edebiyatı, ülkemizde siyaset arenasında başvurulan geçerli yöntemlerden biridir. Ne zaman sıkışılsa, başka oyunların devreye konulacağı zamanlarda daima mağduriyet ve baş örtüsü sömürüsü hep ön planda olur. Şimdilerde oynanan oyunlar, sadece anaokulları ve ilkokulların 4.cü sınıfına kadar muaf tutulan başörtüsü takma adeta mecburiyeti elbette gelecekte şeriat istemi ve 2023 yılına kadar Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerinin sıfırlanması ile son bulur. Peki, biz şimdi topu tüfeği olmayan, 3 kişinin bir araya gelmesini terörist faaliyet sayıp copla topla gazla hucuma geçenleri, ONLARA HUCUM EMRİ VERENLERİ, taraf olmayanları ber taraf edeceklerini açıkça haykıranları hangi bedduaları öngörüp tevekkül içinde Tanrı’ya havale edeceğiz? Halkımız analarının ettiği beddualardan hangisini öngörüp Tanrı’ya havale edeceğiz.
28.09.2013
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.