Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.10.14, 13:31   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1429
Mesajlar: 7,312
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32395
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Exclamation ‘Yetmez ama evet’çilerin ‘zamazingoları’ - Enver Aysever

Aziz Nesin yazmış. Dilimizin zengin olmadığını düşünüp ahkam kesenlere, örneklerle bunun doğru olmadığını kanıtlamış. Yolda bozulmuş bir araba görmüş, usta çırağa seslenmiş: ‘Şu zamazingoyu uzatsana’ diye. Çocuk hemen kavramış, uzatmış aleti. Aynı akşam yolda bir arkadaşıyla karşılaşmış, yanında yabancı bir kadın… ‘Kim?’ diye sormuş. Yanıt hazır: ‘Bizim zamazingo’ deyivermiş herifçioğlu. Eklemiş ‘Zamazingosu bozuk, doktora götürüyorum.’

Bir gece rakı sofrasında adamlardan biri diğerine: ‘Şu zamazingoyu uzatıver’ diye işaret etmiş. Nasıl olduysa, hemencecik anlamış diğeri, uzatmış tirbuşonu. Bir sözcük ne çok iş görürmüş meğer. “Hovardalık edilen kadın, yeri belirsiz hastalık, tirbuşon” Esas bomba bundan sonra. Gece topluca sohbet edilen yerde memleket meseleleri açılmış. Biri “Yahu bu zamazingo işi nedir?” diye sormuş. Biri ‘şeriat’ anlamış, öteki ‘enflasyon’, beriki ‘Güneydoğu sorunu’… Bereketlidir bazı sözcükler böyle…

Son dönemlerde siyasal iklim bize böyle her derde deva bir sözcük kazandırdı. Her hastalığın ilacı! Fikir tartışmalarına birebir iyi geliyor. ‘Kutuplaşma’ dedin mi, çıkıyorsun işin içinden. Üstelik öyle acayip, büyüleyici bir tınısı var ki, söyleyeni ayrı sarhoş ediyor, dinleyeni ayrı…

Diyorsun ki ‘ifade özgürlüğü’ ekmektir, sudur. Bu konuda ölçüt nettir tartışma olmaz. Fazıl Say’a, Pınar Kür’e, Nişanyan’a ön koşulsuz destek vermek gerek. En son olayda da Leman Sam’a. Yanıt hazır. Bunca ‘Kutuplaşmışken toplum, şimdi sırası mı bu sözlerin’…


Başka konuya geçiyorsun, çocukların başını bağlıyorlar, muzır neşriyat muamelesi görüyor küçücük insanlar, diyorsun… Hemen biri çıkıyor ‘Toplum bunca kutuplaşmışken türban üzerinden tartışmaya girmeyelim’ deyip kestirip atıyor.

Peki… Barış istiyoruz hepimiz. Lakin kiminle masaya oturduğun önemli değil mi? Söz, anlayana denmez mi? Bu ‘akil adamlar/kadınlar’ işi yanlış, bu yol, yol değil, diyorsun. Seninle yan yana duranlara bir bak oradan nefret mi ürer dostluk mu, diyorsun. Hemen ‘Kutuplaştığımız şu günlerde kol kola olmak lazım’ diyen çıkıyor nasılsa…

‘Gezi Dirilişi’ diye bir toplumsal dönem yaşandı bu topraklarda. Orada özgürlük çığlığı oldu insanlar. Gövdeleri siper oldu. Bir anlamı vardı. Ya bunların yanında durursun, ya da öldürenin diyorsun. Yanıt çoktan hazır; ‘Toplum bunca kutuplaşmışken diyalog kanalları açık olmalı’… Hoppala…

Sanat sansürde yeşermez, kurumlar buna dayanamaz, kiminle dans ettiğine bak, diye uyarıyorsun. Bir ödül seçici kurulundaysan anlamı olmalı, dikkat, oyuna geliyorsun, diyorsun. Ohooo çoktan yanıt hazır; ‘Toplum bunca kutuplaşmışken…’ Tamam, anladık… Gerisini söyleme…

Bir de bu işin öncüsü ‘Yetmez ama evet’çiler var. AB’ye giriyorduk olmadı. Gerçi ‘kutuplaşmadığımız’ iyi oldu. Hatta kovulan yazar/çizerlere, içeri tıkılanlara bakıp el çırptılar. ‘Kutuplaştıranlar’ kenara çekilince, önü açılacaktı memleketin. İleri demokrasi için ‘kutuplaşmamak’ adına, her çağrıya uydular. Cumhurbaşkanıyla fotoğraflar, başbakanlarla yurtdışı gezileri, bal börek top oyunları, TRT programları, Kabataş rüyası gördüler ‘hep kutuplaşmamak’ adına.

Tamam kutuplaşmayalım. Kobane ne olacak mesela? Kimle yan yana olacaksınız? Savaşa giriyoruz güle oynaya. Fetihçiyle diyalog nasıl kuracaksınız, bir anlatın bakalım? Okullar yıkılıyor, her biri imam hatip oluyor çok şükür. Gönderecek misiniz çocuklarınızı ‘yetmez ama evetçi’ler?

Yetti mi, yetmedi mi bir anlasak bari!

Barış için, adalet, eşitlik, özgürlük, insanlık, hayvan hakları, çevre bilinci, çoğulcu/örgütlü toplum için taraf olunur. Hani “Taraf olmayan bertaraf olur” demişti ya, öfke bir hitabet sanatı olduğu günlerde… Öyle yani…

Kutuplaşmayalım diye kalemimizi kırdık.
Kutuplaşmayalım diye hakarete uğradık.
Kutuplaşmayalım diye işimizden olduk.
Kutuplaşmayalım diye bebelerin başını bağladık.
Kutuplaşmayalım diye sansüre boyun eğdik.
Kutuplaşmayalım diye inancımıza küfredildi, sustuk.
Kutuplaşmayalım diye öldük.
Siz ‘kutuplaşmayın’ ben yalnızlık burcuna razıyım.


Enver Aysever
Birgün
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla