Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.10.14, 13:43   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1429
Mesajlar: 7,302
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32394
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart IŞİD Militanlarına Dünyada ve Ahirette "Sınırsız Seks Ödülü"

"İki arkadaşımla beraber Irak Kürdistanı'ndan kaçtık. Amacımız Suriye muhalefetine katılmaktı.

Doğduğum kent olan Halepçe'de, 2013 Ekimi'nde birkaç kişinin bağlantı bilgilerini bulduk. İslamcı bir Kürt grubundandılar. Bize Özgür Suriye Ordusu'ndan oldukları söylenmişti.

Onlarla Türkiye'de buluştuk. Bizi Kilis'te bir otele yerleştirdiler. Sonra Türkiye sınırında bir eğitim kampına gittik.

Böylece Özgür Suriye Ordusu yerine "İslam Devleti" (IŞİD) saflarına katılmış olduk.

Kampa gitmeden önce IŞİD'den kimse bahsetmemişti. Sadece rejimin Müslüman katili olduğundan konuşuyorlardı. Onlardan kuşkulanmadık. Üstelik sakalsız ve sivil kıyafetliydiler.

Önce tavuklar, sonra da başka hayvanlar üzerinde kelle kesme ve silah kulanma eğitimi aldık.



Ben teknik uzman olduğumu söylediğim için bana radyo ve telefon bağlantılarını dinleme ve saldırılarda ele geçirilen bilgisayarla arşivleri onarma görevini verdiler. Çatışmalara hiç katılmadım. (Onlardan kaçmayı başarmamın ardından, Kürt YPG örgütünün aylarca süren soruşturmalar sonrasında beni aileme gönderme kararı almasında bu durum etkili oldu.)

IŞİD komutanları bize iyi davranıyordu. Yemeğin, kıyafetin ve silahın iyisini bize veriyorlardı. Bizim için epeyce para harcadıklarını gördükçe onlara karşı ahlaki açıdan borcumuzun arttığını hissediyorduk.

* * *

Bu arada bize "cennette yeriniz garanti" diyorlardı. Kuran'daki surelere ve Hz. Muhammed'in hadislerine dayanarak cennette "72 bakire"ye kavuşacağımızı ve ayrıca cehennemdeki yakın akrabalarımızı da cennete alabileceğimizi söylüyorlardı.

Yalnızca ahirette değil, bu dünyada da bol kadın vaat ediyorlardı. Gayrimüslim ve esir kadınlara sahip olmamız Allah'ın iradesine de uygundu.

İslam yolunda verdiğimiz kutsal savaşta kâfir kadınları ve çocukları öldürme hakkımız yoktu. Onları yalnızca esir alabilirdik.

Evliyiz ya da bekârız, fark etmez, Müslüman olmayan esir kadınlarla seks yapabilirdik. Onları alıp satabilirdik. Çocukları da hizmetçimiz yapar veya cihat için savaşçı olarak yetiştirebilirdik.

Bir de vücutlarını IŞİD üyelerine gönüllü olarak sunan ve bu sayede cennete gitmeyi garantileyen Müslüman kadınlar vardı.

Bütün bunlara tepki gösterenler kellesini kaybedebilirdi.

Aramızda yabancı militanlar da vardı. Bunlar Kuran'ı, davanın önemini ve Arapça'yı bilmezler, pek iyi savaşamazlardı. Böylelerinin beynini yıkayıp bu dünyada ve ahirette çok kadın vaat ederlerdi.

Komutanlarımızın gayrimüslim kadınlara zorla sahip olduklarını da biliyorum. Mesela, Kuzey Suriye'deki Rakka'da kocaları infaz edilen Hıristiyan kadınlara nasıl tecavüz edildiğini gördüm.

* * *

Rakka'da bir gün 6 cihat savaşçısının bir Hıristiyan kadının ve onun 12-13 yaşlarındaki kızının ırzına geçmek istediğine şahit oldum. Çocuğa dokunmamalarını söyledim. Önce silah çekip beni kovdular. Sonra da "yerel mahkeme"ye verdiler.

Mahkeme bana haksız olduğumu, 13 yaşındaki kızın çocuk sayılmayacağını, Hz. Muhammed'in bile 9 yaşındaki Ayşe ile evlendiğini söyledi. Komutanım yetişmeseydi sonum kötü olabilirdi.

Rakka'ya geldiğim haftadan beri oralardan kaçmak istiyordum. Ama başaramazsam kellemi kaybedeceğimden korkuyordum.

Beni bu riske girmeye zorlayan şey, gözlerimle gördüğüm bir infaz oldu. Benimle aynı yaşlarda, ama benden çok daha cesur bir YPG üyesinin infazıydı bu.

Önce parmaklarını kestiler. Ama o, cihatçılara bağırmaya ve hakaret etmeye devam ediyordu. Bunun üzerine ona daha acımasız bir ölüm düşündüler: Kafasını sonuna kadar kesmediler ve açık yaraya tuz ektiler.

Bir hafta gözüme uyku girmedi. Nasıl kaçacağımı düşünmeye başladım.

Yine Suriye’nin kuzeyinde bulunan Serêkaniyê'de böyle bir fırsat elime geçti.

Önce yeni bir birliğe katılmak için Türkiye sınırını geçtik. IŞİD ile Türk gümrükçüleri arasında anlaşma vardı. Ardından da Serêkaniyê'ye gittik.

Orada YPG baskınına uğradık. Ben hemen teslim oldum. Soyunmamı istediler. İntihar eylemcisi olmadığımı görünce beni teslim aldılar."


(NOT: Your Middle East Gazetesi'nden Roj Ahmed'e kendini Ömer Şerko olarak tanıtan gencin anlattıklarını Rus MetroNews sitesinde okudum, oradan özetledim.)

http://www.metronews.ru/novosti/islamskoe-gosudarstvo-obeshhaet-raj-novobrancam/Tponjh---YNOzrmmwclas/

Hakan Aksay
T24
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.