Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.10.14, 23:34   #1
Asena
» Memleket Delisi «

Asena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2014
Konular: 108
Mesajlar: 2,398
Ettiği Teşekkür: 13684
Aldığı Teşekkür: 9778
Rep Derecesi : Asena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Peki Şimdi Ne Olacak

Biz hukukun, hukukun üstünlüğü ilkesinin galebe çalmasını isterdik.
Ancak 10 yılda sağlanan önemli yargıç ve savcı birikimleriyle HSYK yarışı (seçimleri) cemaat ile iktidar yanlısı listeler arasında geçti.
Bu kez Yargıda Birlik Platformu listesinin bir çok yerde eksiksiz, blok olarak kullanıldığını gördük. Daha önce cemaat yanlıları blok oy kullanma becerisini göstermişti.
Geldiğimiz noktada iktidar 22 kişilik HSYK’da önemli sayıda üyeye sahip oldu.


12 hatta 15 hedefi kolayca aşıldı.
Herkesin ortak sorusu şu; peki şimdi ne olacak?

YARGITAY'DA CEMAAT TASFİYESİ BAŞLAYACAK

Önce HSYK’da seçilen üyeler dairelere ayrılacak.
Sonra Yargıtay’ın bazı dairelerini kale gibi kullanan cemaat yanlılarının tasfiyesine başlanacak.

Yargıtay’da ayrı Hukuk ve Ceza Daireleri kurulması ve kurulan bu dairelerin yeniden görev bölüşümü yapması olanağı kuvvetli. Örneğin 9. Ceza Dairesi tamamen değişebileceği gibi yeni kurulacak bir ceza dairesine örgütlü davaların temyiz incelemesi yetki ve görevi de verilebilir.

ZEKERİYA ÖZ VE DİĞELERİNİN RAHATLARI KAÇTI

Mehmet Karababa, Zekeriya Öz, Hüsnü Çalmuk, Hasan Hüseyin Özese gibi yargıçların rahatları şimdiden kaçmış durumda.
Çünkü bu isimler militan gibi davranmak yanında koca bir soruşturma ve yargılama döneminde tutum ve davranışları ile, savunma hakkı ihlalleri ile avukatların sesini kısma çabaları öne çıkmış isimlerdi.
Bunlardan özellikle Karababa ve Zekeriya Öz başlarına geleceği bildikleri için biraz daha atak görünmüş doğrudan iktidara ve başbakana kafa tutan bir tutum sergilemişlerdi.


Bu duruşa biz aslında cesaret ya da dik duruş da diyemiyoruz. Çünkü cesaretin ya da dik duruşun arkasında bir doğruluk ve haklılık vardır. Tabanı dürüstlük ve haklılık olan bir duruş dik duruştur, aksi taktirde ceberut duruştan söz edilebilir.

ÖÇ ALMAK KÜÇÜK İNSANLARIN İŞİDİR

Geldiğimiz aşamada HSYK, bazı yargıçlar ve savcılar hakkında soruşturma yapılması konusunda izin verecek ve disiplin kovuşturması yanında adli kovuşturmalara da geçilecektir. Önce disiplin kovuşturmaları ile bir kısım yargıçların birinci sınıf hakimlik sıfatını yitirmeleri sağlanacak ve Silivri yargısına benzer bir yargılamanın konusu olmalarının önü açılacaktır.
Peki biz bu durumdan hoşnut muyuz... Ergenekon, Balyoz, Odatv, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davalarda bu yargıçların haksızlığını ve hukuka, savunma hakkına aykırı hoyratça davranışlarını, hukuku eğip büken hodbehot uygulamalarını gördüğümüzde bugünlerin gelmesini özlememiş değildik. Ancak biz hukukçuyuz ve herkese hukuk, hak ve adalet diliyoruz. Ancak bu gün temelinde hukuk olmayan bir sistem içinde kim yargılanırsa yargılansın bundan bizim sevinç duymamız mümkün değil. Öç almak küçük insanların işidir. Yürek soğutarak da bir kazancımız olamaz. Bizim tek kazancımız hukukun eşit ve adil bir biçimde uygulanması olur.
Bunlar eşit ve adil bir yargılanma yaptı mı diye sorarsanız. Hayır.


"ATIN BU AVUKATI DIŞARI" SÖZÜ HALA KULAKLARIMDA ÇINLIYOR

Başta bu satırların yazarı olmak üzere bir çok avukatı kutsal savunma hakkını kullanıyor diye duruşma salonlarından dışarı attılar. Robokoplarla üzerlerine saldırdılar, darp ettiler. Birlikte savunma görevi yaptığımız genç meslektaşlarım darp edildi, yumruklandı. Mahkeme kürsüsünden askerlere; “Atın bu avukatı dışarı” sözü hala kulaklarda çınlamaya devam ediyor.
Cesaret ile haksızlığa karşı çıkan meslektaşlarım hakkında onlarca suç duyurusunda bulunuldu, haksız ve hukuksuz olarak yargılanmaları sağlandı. Adına Silivri yargılanmaları denilen bir süreçte hak ve hukuk ve de insanlık askıya alındı.


Hükümet, bazı bakanlar ve çocukları hakkında gözaltı ve arama kararlarının çıkartıldığı 17 ve 25 Aralık soruşturması sonrası HSYK'nın yapısını değiştirmek için düğmeye basmış ve mülki idare amirlerinin ve bakanların operasyondan haberdar edilmemesi nedeniyle önce HSYK'nın 2010 referandumunda kabul edilen yapısının değiştirilmesi için yasa teklifi hazırlamış daha sonra HSYK Genel Kurulu'nun 15 Ocak 2014'teki ilk toplantısında Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından hâkim ve savcıların atamalarıyla ilgili kararların alındığı Birinci Daire'nin üye yapısını değiştirilerek bazı üyeler 3. Daire'ye kaydırılmıştı.
Adalet Bakanı Bozdağ bu konuları görüşmek ve kritik kararlar almak üzere HSYK Genel Kurulu'nu 10 Şubat 2014'te olağanüstü toplantıya çağırmış fakat karar almak için 22 üyeden 15'nin hazır bulunması gerekirken sadece 14 üyenin toplantıya katılmış olması nedeniyle hiçbir karar alınmadan toplantı bitirilmek zorunda kalınmıştı.
Bu gelişme üzerine bir kısım değişiklikler Adalet Bakanı'nın yetkilerinin genişletilmesi ile sağlanmış ancak bütün sorunlar yeni HSYK seçimleri sonrasına ertelenmişti.
Şimdi o gün geldi. Ertelenmiş sorunların çözüm sürecini izleyeceğiz.
Yaşayarak göreceğiz.
Bu konunun da tanığı olacağız.




Av. Celal Ülgen

Odatv.com
__________________
•*¨`*•.¸¸.•´*¨`*•K.Atatürk•*¨`*• .¸¸.•´*¨`*•
Asena isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Asena'in Mesajına Teşekkür Etti.