Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14.10.14, 03:02   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1430
Mesajlar: 7,316
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32408
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Leman Sam, kelebek etkisi ve ‘ama’cılar’! -Enver Aysever

Birbiriyle ilintisi bulunmayan olayların, olgu ve kişilerin bir büyük toplumsal sonuca tesirine ‘kelebek etkisi’ diyebiliriz artık. Doğanın gizemli işleyişi içinde mahallemizde kanat çırpan bir kelebeğin, Afrika’da bir derenin suyunu etkileyeceğini düşünmek garip gibi dursa da, esasen bunun mümkün olduğunu bilince yaşamı farklı algılarız. Doğanın ahenkli akışı, insan eliyle bozuluyor. Bu konu hakkında derin yazmak bilimcilerin işi. Ancak insanı, toplumu ve siyasi yaşamı da aynı akıl yürütmeyle tahlil mümkün. Üstelik gerekli…

Kobani eylemlerine karşı insanların takındığı tutuma göre karne vermeye başlamak, bizi çok tuhaf sonuçlara taşır. Söz gelimi Kürt siyasal hareketinin laik geçmişine karşın, siyasal İslamcılarla işbirliği yaparak çözüm araması, uzun bir süre için kan akmasını engellediği için alkışlanırken, şimdi ortalık neredeyse doksanlara dönüşünde ne düşüneceğiz? Başta atılan adımın yanlışını mı, yoksa Ortadoğu’daki ‘kelebek etkisi’ni mi?

‘Gezi Ruhu’nda ortaklık eden büyük toplumsal kesimlerin, söz konusu Kürt sorunu olunca fikir ayrılığına düşmesine ne diyeceğiz peki? ‘Kamu Malı’nın ‘İnsan Canı’na göre daha değerli olduğu bir dönemdeyiz. Gezi’de fayansları, banka camlarını kutsayan siyasal iktidar, söz konusu Kürt yurttaşlar olunca nasıl olur da yanında kimi Gezicileri bulur? Sosyal medyada profil fotoğrafını Gezi sürecinde yanmış bir otobüsün önünden seçen kişi, şimdi PKK meselesi yüzünden nasıl bir devlet dili kullanmaya başlar ve bunun adı nasıl özgürlük, hak arayışına döner?

Demirtaş’ın Erdoğan’ı alkışlaması, savcı Öz’ün Tuncay Özkan twittlerine sığınması, iktidarın kankası Cemaatin birden vatan haini ilan edilmesi falan olacak işler değildi ama oldu. Bunların tamamı ‘kelebek etkisi’nden… toplum birey gibi hastalanır ve eğer doğru tanı konmazsa yavaş yavaş yayılır kanserli hücre. Zamanında müdahale, erken teşhis önemlidir kuşkusuz. Demem o ki, ‘ben demiştim’ söyleminden hoşlanmam ama, sahiden söylemiştik…

‘Amacılar’ diye bir büyük ‘ahkamcılar’ kitlesi var. Elleri kalem tutuyor, ekranda lak lak ediyorlar ve fakat bir türlü doğru dürüst ölçüt koyamıyorlar. Kafa karışık, şöhret alabildiğine, bir de cüzdan hareketli… tam eleştirel bir cümle kuruyorlar, helal olsun, sonunda doğru bir söz etti diyorsunuz, pattt yapıştırıyorlar ‘Ama’yı… hal böyle olunca tokat izleyenin, dinleyenin, okuyanın yüzüne iniyor.

Sözü Leman Sam’a getireceğim. Bu ülkenin en güzel sesli, büyük yürekli kadını bir cümle kurdu. Hemen patırtı koptu. Ne dediğini biliyoruz. Bir duyguyu irkiltici biçimde dile getirdi. Bir hayvanseverin çığlığı olarak işittim ben ve payıma düşeni aldım. Haykırıştı, uyarıydı, acının dillenişiydi… Böyle anladım. Yüreği yanan, hayvanlar için canını dişine takmış bir kadının feryadıydı bu. Ne oldu peki?

Hiç üstüne vazife olmadığı halde devletlü bey, geldiği siyasal kültüre uygun hedef gösterdi Leman Sam’ı! Tek başına bir kadını, koskoca bir toplumun önüne attı. Hemen talimatı alan ‘ahkamcılar’ doğramaya başladılar Leman Sam’ı. İffetsiz, alçak, din düşmanı, bayağı bir insan olduğunu saydılar, ardından sövdüler… bir de ‘amacılar’ çıktı ortaya… önce eleştirir(miş) gibi yapıp devletlüyü, esas yumruğu Leman’a vurdular. Yalancı demokratlar, sahte insanseverler görev başındaydı.

Böyle bir durumda, eğer terazi doğru tartmazsa sallanır, yuvarlanır ve tarihin çöplüğüne gidersin. Leman Sam bal gibi ifade özgülüğü sınırları içinde konuşmuştur. Artık ne söylediğinin bir önemi yoktur. Ya bu hakkı tanır, savunur, kavgasını verirsin ya da ‘ama’ dediğin an devletlünün yanına düşersin arası yoktur.

Bunun ‘kelebek etkisi’ nedir bilir misiniz?

Leman’a ‘ama’ dediğin an Işid sokaklarda kol gezer…

Leman’a ‘ama’ dediğin an Kürtleri linç etmek meşru olur…

Leman’a ‘ama’ dediğin an Ali İsmail’in katilleri anasına sövüp sayar…

Leman’a ‘ama’ dediğin an okulunu imam hatip yaparlar…

Leman’a ‘ama’ dediğin an sansüre boyun eğersin…

İnsan haklarının, ifade özgürlüğünün ‘AMA’ sı olmaz…

‘Ama’ dersen bir gün sana da ‘Ama’ derler!


Enver Aysever
Birgün
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla