Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.10.14, 15:52   #2
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Tarihte İz Bırakan 9 Müthiş Kadın Savaşçı





Kraliçe Boudicca


Bir Kelt kabilesi olan Iceni'nin kralının eşi olan Boudicca bir kraliçeydi; onu bir savaşçıya dönüştürense dul kalması oldu. Eşi Prasutagus'un vasiyeti krallığın kızları ve müttefiği Roma imparatoru arasında paylaştırılması yönündeydi, fakat Roma ancak bir erkek evladın varisliğini tanıyordu. Bu nedenle, Prasutagus'un ölümünden sonra, Romalılar sadece işgal etmekle kalmayıp, Boudicca'ya işkence edip kızlarına da tecavüz ettiler. Olaylar bu şekilde sona ermeyecekti.

M.S. 60 civarında, Boudicca kendi kabilesi ve diğerlerine Roma'yı topraklarından defetmek üzere birleşme çağrısında bulundu. Komutasındaki 100.000 kişi ile, Boudicca Roma'nın Britanya'daki merkez üssü olan Camulodunum'u (bugünkü Colchester) ele geçirdi. Oradan birliklerini Londinium (Londra) ve Verulamium'a (St. Albans) sürdü ve şehirlerin yakılıp yıkılmasına ve 70,000 ila 80,000 insanın ölümüne sebep oldu. Kazandığı zaferler, İmparator Neron'un Britanya'dan tamamen çekilmeyi düşünmesine yol açtı. Ancak Boudicca'nın birliklerinin bir mağlubiyeti her şeyi tersine döndürdü. Bu mağlubiyetten sonra ona ne olduğu ise bir tartışma konusu. Yakalandığına dair bir kanıt olmadığından, hastalıktan veya intihardan ölmüş olduğu varsayılıyor.

Sebep olduğu yıkıma rağmen, Victoria Dönemi'nde dirilen efsanesi sayesinde Boudicca hala Londra'da iyi bir şekilde hatırlanır. 1902'de, Westminster Köprüsü'nün batı yakasına "Boadicea ve Kızları" adını taşıyan bronz bir heykel dikildi. Bu heykel, savaşçı kraliçeyi iki atın çektiği bir savaş arabası sürerken gösterir; kızları da yanındadır, ve yukarı uzanan koluyla büyük bir mızrağı kavramaktadır. Kaidede ise şu sözler yazılıdır: "Boadicea, Boudicca, Roma işgalcisi karşısında halkına önderlik eden ve M.Ö. 61'de ölen Iceni Kraliçesi."







Grace O'Malley

Takma adı "Grainne Mhaol"u gençlik isyanı ile ilgili bir hikayeden alan Grace O'Malley, 16. yüzyılda yaşamış bir savaşçı ve korsandı. Annesi Grace'in babasıyla birlikte denize açılmasına kızın uzun saçlarının halatlara takılacağını öne sürerek karşı çıkınca, bu asi ruhlu genç kız, hemen buklelerini kesmiş ve hem yolculuğa hak, hem de "kel" anlamına gelen bir isim kazanmıştı. Bu cesur kadın İrlanda'daki Umaill Krallığı'nı, babasının ardından O Maille klanının şefi olarak yönetti. Miras aldığı gemileri ise korsanlık için kullandı.

Grace ve mürettebatı kıyılarına veya gemilerine yaklaşma cüretinde bulunan deniz taşıtlarına ayak basar ve geçiş vergisi talep ederlerdi. Ödeme konusunda direnmenin cezası şiddete maruz kalma veya ölümdü. Söylenceye göre, Grace o denli korkusuzdu ki gemide bir bebek dünyaya getirmesinin ertesi günü, onu korumak için kollarına alıp adamlarını şu sözlerle azarlamıştı: "Bir yıl boyunca bugünün yedi katı kötü durumda olun, siz bensiz bir gün bile yapamayanlar!"

Yine de Grace en büyük karşılaşmasını I. Elizabeth'le yaşadı. Klan şeflerinin gücünün Elizabeth tarafından bastırıldığı bir zamanda, bir şef ona doğrudan yazma cesaretini gösterip, yalnızca İngiltere'nin düşmanlarına karşı olmak üzere korsanlığa devam etme izni talep etmişti. Mektuplaşmalar sonucu inatçı Grace Kraliçe Elizabeth'le yüzyüze görüşmek için İngiltere'ye yelken açtı; ve bu görüşmeler sonucunda kraliçe, Grace'in tutuklu kardeşi ve oğlunu serbest bırakmakla kalmayıp İngiliz kuvvetleri tarafından el koyulmuş mülklerini de iade etti.

Ama hepsinden önemlisi, Elizabeth Grace'e "tüm dünyayla olan kavgalarında savaşması" iznini verdi. Ve Grace de 1603 yılı civarında Rockfleet Kalesi'nde inzivaya çekilene kadar savaştı.



Lozen

Bu Apaçi savaşçısının, 1870'lerin Arizona'sında kardeşi Victorio'nun kabilesi ile birlikte San Carlos Toplama Kampı'na götürülmeye zorlandığında 30larında olduğu tahmin ediliyor. İçler acısı koşullarından ötürü bu kamp "Kırk Dönümlük Cehennem" olarak anılmaktaydı. 1877 civarında Victorio, Lozen'ın da aralarında bulunduğu bir grup insanın kamptan kaçmasına rehberlik etmiş, birlikte arazileri işgal edip, Apaçi bölgesinin kontrolünü ele geçirmiş olan New Mexico'daki Black Mountain'ın yeni sakinlerinin yüreklerine korku salmışlardı.

Lozen böyle bir istila sırasında kadın ve çocuklara acımış ve o sıralarda bir çocuk olan James Kaywaykla'nın aktardığına göre, onları Rio Grande'nin ötesindeki güvenli bölgeye götürmüştü. Kaywaykla ondan şöyle bahsediyor: "Güzel bir atın üzerinde muhteşem bir kadın olan Victorio'nun kardeşi Lozen'ı gördüm: . Kadın savaşçı Lozen! Bir erkek gibi at sürebiliyor, ateş edebiliyor ve dövüşebiliyordu."

Erkek kardeşinin ise kayıtlara geçen sözleri şöyle: "Lozen benim sağ kolum... Bir erkek kadar güçlü, çoğundan daha cesur ve keskin bir stratejik zekaya sahip. Lozen, halkının kalkanıdır." Ne yazık ki, Lozen, Victorio'nun buna en çok ihtiyacı olduğu anda ona kalkan olamamıştı. Lozen, çiçeği burnunda bir anne ve bebeğini Toplama Kampı'na geri uğurlarken, Victorio savaşta ölmüş; mücadelenin ve kardeşinin ölümünün haberini alan Lozen hayatta kalanlara yardım etmek için yola çıkmıştır. Bundan sonra, intikam isteğiyle tetiklenen ve tüm New Mexico'ya yayılan saldırıların bir parçası oldu.

Daha sonraları Geronimo'nun yanında savaştı ve efsaneye göre yalnızca kollarını uzatarak düşmanın yerini ve sayısını sezebiliyordu. Geronimo'nun teslim olmasından sonra, Lozen da yakalandı. Bir savaş esiriyken tüberkülozdan öldü. Bedeni Apaçi geleneklerine uygun ve onurlu bir biçimde gömülmek üzere kabilesine iade edildi.







Zenobia

Eşinin ve üvey oğlunun 267 yılında suikaste kurban gitmelerinin ardından, Zenobia bugünkü Suriye topraklarında yer alan Palmira İmparatorluğu'nun başına geçti. Tahta geçtikten sonraki iki yıl içinde, Roma'nın ilerlemesini engelliyor ve Mısır ve Anadolu'yu işgal ederek, krallığının sınırlarını genişletiyordu. İyi bir binici olmasına rağmen, ordusuna duyduğu yakınlığı piyadeleriyle birlikte kilometrelerce yanyana yürüyerek gösteriyordu. Gerçek bir savaşçı kraliçeydi.

Zenobia, Romalılar hazinesinin bulunduğu Emesa'yı kuşatarak cevap vermeden önce, kilit ticaret yollarını ele geçirmeyi planlıyordu. Oğlu Vaballathus ile birlikte kuşatmadan kaçmayı başardılar, ancak Fırat Nehri kıyısında yakalandılar. Esir olarak alındılar, ancak Vaballathus'un Roma'ya giderken öldüğü tahmin ediliyor.

Zenobia'nın hükümdarlığı ise şiddetli ama kısa sürdü. 274 yılında aldığı mağlubiyetin Roma'da kutlandığı ve onun altın zincirlere bağlı halde bir askeri geçidin parçası olarak sokaklarda gezdirildiği söylenir. Bundan sonrası ise bir muamma. Bazı tarihçiler bir hastalık veya yaptığı bir açlık grevi sonucu öldüğüne, bazıları ise kafasının kesildiğine inanıyor. Daha iyimser bazı rivayetler ise onun doğruluğu ve zerafetine hayran olan Roma İmparatoru Aurelian'ın Zenobia'ya merhamet edip ona özgürlüğünü bağışladığını söylüyor. Hikayenin bu versiyonunun devamında ise Zenobia Romalı bir siyasetçiyle evleniyor, lüks bir ev ve bir sürü kız evlat sahibi olan seçkin biri ve bir filozof olarak hayatını sürdürüyor.



Kaynak

__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.