Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.10.14, 17:13   #3
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Feride | Yılmaz Odabaşı






3. Bölüm



“Kapılar tutulmuş neylersin
neylersin içer de kalmışız.
yollarda kalmışız
yollar kesilmiş
şehir yenilmiş
açlıktır başlamış
elde silah kalmamış neylersin
neylersin karanlık da bastırmış
sevişmezsin de neylersin.”

– Paul Eluard-


XXI

Sonra bir bakıyoruz ki kokmuşuz biz bize.
Öpüp durma üç numara traşlı kafamı öyle.
Feride, kız, geldim işte;
ağlama, şişmanlarım yine,
yine sevişiriz, sur dibinde bahar gelince…
Feride, bu sen misin, nasılsın söylesene?
Bak, ıssız bir ada gibiyim beni çevrele;
beni sar, beni sor, beni ağlat bu gece.
Üşüyorum bana bir palto bul Feride!
ya da aç göğsünü ısınıp kalayım öyle.
Geceler çarpıp düşsün dalgın güzelliğine…

XXII

Gözlerini sil
ve bu sevda kadar koyu bir çay tutuştur ellerime…
Yok, gitme…
Gitme,
sen gidince sevmek yüreğimde düğümleniyor;
özlemeyi yutkunuyorum.
Sonra pencerene ürkek kuşlar konuyor.
Şu gök var ya şu gök, birden üstüme çöküyor.
Yok, gitme!
Gitme, aç göğsünü ısınıp kalayım öyle…

XXIII

Diyordum ki bir koluma seni, diğerine ülkemi…
Gör ki payıma çığlıklar düşmüş ve kül geceleri.
Benim yüzyılım hani?
Benim yüzyılım hani?
Belki insanlar kir gömmez diye,
hasrettir böyle kanla ıslak
ve kire karılmış böğrünün asıl rengine.
Darda
daralır
bir yerlerde…
Bana bir ülke getir Feride,
üstünde masmavi bir gök olsun…

XXIV

Gözlerimin ortasında
gözlerinin ortası…
Tenini hatırlat tenime;
bana aç vücudunun deltalarını,
kadın kokunu ver
sulamak için rahminin kıraç topraklarını.
(Bu sensin
ve sesin…
Bu terin ve tenin ıslaklığı;
kal öyle,
ısıt gözlerimi gülüşlerinle…)


XXV

Birazdan kapılar kırılacak belki de.
Birazdan kapkara bir örtü olabilir gözlerimizde.
Biz diz kırarken sinesinde sancının
deşilir bu yara da.
Çünkü ölmek günleri biraz da,
gülmek günleri (de), inadına;
gün gülümsemeleri ardında…
Gün gülümsemeleri ardında
dağlandıkça
dağlaşmak
ve sevmeye yaraşmak.
Yaraşmaya
yanaşmak günleri…
/Sen de yanaş kıyılarıma bir vapur gibi,
çarpıp durayım güvertelerde gözlerine…/

XXVI

Her gün bir avuç öldüğüm bu cehennemde
el verdiğim kentler vurulacak, vurulacağım;
bu yangın kabardıkça çok yanacağım!
Farkında mısın hüzünlere ayarlı saatler yine
ve kanıma dokunuyor
bu karartma geceleri susmak böyle…

XXVII

Caddeye bir taşıt huzmesi düştü görüyor musun…
Bak bakalım beni mi arıyorlar
ya da ne geziyorlar gecede yarasa gibi?
Bakarken görünmesin göğüslerin pencereden;
saçların da dağınık, her yanın ter içinde.
/Feride,
sen bu kadar akıllının içinde nasıl…
Nasıl delisin böyle?/

XXVIII

Sevdan kıl beni, kaybetme ellerimi.
Tutmazsam,
dağlardan çığ düşerken, o çınarlar susarken;
tutmazsam kırılır elim,
tutmak kirlenir…
Ben yolculuğum,
sen bildiğim yol gibi.
Toplayıp ıssızlığa kirlenen eylülleri
geç hiç eskitmeden sevgileri;
geçmezsen yollar kirlenir…
İncelikler var sende;
sana akar ırmaklarım.
Akar ve biterim.
Bitmesek taşarız,
bitmek kirlenir…

XXIX

Topla denklerini ürkmeden.
Külü dök, ateşi yüklen.
Sen, hep o şarkıyla gelen
Gelmesen söz kirlenir…
Kime aitse kucağın,
açık tut
ve diri,
Tutmasan insanlığın kirlenir…
Bak, sevda bu, tut sözlerimi!
Hem kim var ki böyle sevecek seni
Öpmesem dudakların,
yazmasam şiir,
sevişmesem kadınlığın kirlenir…

XXX

Ve bir gün değil, her gün her şey kirlenir.
Çalarak bir şeyleri hayattan ve insandan;
yenibaştan,
yenibaştan…
Kirlenmeyen tek şey ise,
kirdir…
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla