Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.10.14, 12:43   #2
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20034
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Batıktan Çıkan Kahraman | Mustafa Ertuğrul Aker

Mustafa Ertuğrul AKER
1892-1961


1892 Girit'in Hanya şehri doğumlu Mustafa Ertuğrul, 1912 yılında Harp Okulu'nu Topçu Subayı olarak bitirmiştir.

Çanakkale Savaşı'nda Yarbay Şefik Bey'in komuta ettiği 27. Alay'da
'
görev yaptı. Bir İngiliz keşif uçağını düşürdü. (Düşürdüğü İngiliz keşif uçağı pilotunun şapkasındaki rozet Mustafa Ertuğrul’a hatıra olarak verilmiştir.) Burada gösterdiği üstün cesaret ve kahramanlıklarla dikkati çekti, Osmanlı ve Alman Demir Haç madalyalarıyla ödüllendirildi.

Oradan Galiçya cephesine daha sonra da Aydın'a tayin edildi. Demirci Mehmet Efe ile işgalcilere karşı başarılar kazandı. Demirci Mehmet Efe ile sıkı iki dost oldular.

Peki Mustafa Ertuğrul ismi neden konu yapılacak kadar önemli olabilir?

Aslında bizim bilgisizliğimizden ya da ilgisizliğimizden dolayı gözden kaçırsak da, bu kahraman subayımız Dünya Savaş Tarihi'nde yerini çoktan almıştır oysa..





Sarı, sapsarı… Soğuktan ölmeden önce insan sapsarı bir rüya görürmüş…

“Sarı Ölüm” der Halil Paşa… “Sarıkamış Fatihi” olmak için yeğeni Enver Paşa ile yarışan Halil Paşa, anılarında, soğuktan donarak ölen 30 bin askerin, o gece aynı rüyayı gördüğünü anlatır…

Birinci Dünya Savaşı boyunca Türk askeri, tanrının soğuk cehennemi “zemheri”, sıtma, tifüs, sarı humma ve pellegra ile sık sık karşı karşıya geliyordu.

Sadece Sarıkamış’ta değil, Galiçya’da, Yemen’de, Çanakkale’de...

Türk askeri düşmandan çok iklime, hastalıklara ve yokluklara karşı bir savaş vermekteydi. Yokluklar, Türk askerinin kendisinden kat be kat üstün “yedi düvel”e karşı savaşında, bambaşka bir silah ile, “hayal gücü” ile savaşmasını sağladı.

Nasıl sağlamasın ki? Tifüs, sıtma ve humma askerleri kemirirken ve koskoca imparatorluk içinde ordunun elinde sadece birkaç bozuk Alman yardımı uçak varken, düşman karşına bir “uçak gemisi ?” ile çıksın!

1915’te üzerinde bir dizi uçağın durduğu bir uçak gemisini ilk gördüklerinde, Türk askerinin hissettiği, Kızılderililerin tüfek ile tanıştıklarında yaşadıklarına benzer bir duygu olsa gerek…

Peki ama bununla nasıl savaşılır?

Üstünde ölüm kusan uçakları, taretleri ve yanındaki iki kruvazörüyle, 120 metrelik bir çelik yığını nasıl yenilir?





27 Aralık 1916. Saat: 13.00

“Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum.

Meis, güzel bir pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor.

Ateeeş…

Nihayet saat 13.25’te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…”

Dünya savaş tarihinde bir ilk olan, 7.7 inçlik dağ bataryasının bir uçak gemisini 36 dakikada sulara gömen komutu verişini böyle anlatıyor Topçu Mülazım Mustafa Ertuğrul.

Batırdığı uçak gemisi ise, 120 metre boyunda, saatte 24,5 mil hız yapan ve altı uçak taşıyan İngiliz bandıralı Ben My Chree’dir!

Birinci Dünya Savaşı’nı anlatan tarih kitaplarında, Ben My Chree, tek cümle ile yer alır: “Batırılan ilk u
çak gemisi''.




Mustafa Ertuğrul ve komutasındaki topçu bataryası, o gün Meis Limanı’na demirli uçak gemisi Ben My Chree’nin dışında, 200’e yakın yelkenli gemi ve sandalı batırır.

İngilizlerin hayaline bile gelmeyecek bir iş yapar Mustafa Ertuğrul. Meis Adası limanının tam karşısındaki buruna dört sahra topundan oluşan bataryasını, tam iki ay boyunca dağları aşırarak, gülleleri sırtlarında taşıyarak getirirler! Burunda, Ben My Chree’nin limana girmesini sessizce bekleyen 30 kadar Türk askeri, dünya savaş tarihine bir savaş gemisini batıran ilk birlik olarak geçerler. Hem de 7,7 inçlik, dört cılız “sahra topu”yla!



Mustafa Ertuğrul’un bizzat kendisinin yaptığı, Ben My Chree’nin batışını temsili gösteren suluboya resim ve olay krokisi


İngiliz ve Fransız donanması raporları, Türk kıyılarındaki “Çılgın bir Türk Bataryası”ndan bahsetmektedir artık…



Resimler: www.ahmetakyol.net/ tr.wikipedia.org


__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.