Tekil Mesaj gösterimi
Eski 31.10.14, 01:04   #5
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18753
Aldığı Teşekkür: 20030
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Dede Korkut Kimdir? | Dede Korkut Hikayeleri



3- Pay Büre Oğlu Bamsı Beyrek

Kazan Bey bakıp temaşa ediyordu. Adam gönderdi Beyreği çağırdı. Deli ozan geldi, baş indirdi, bağır bastı, selâm verdi. Beyrek der:

Sabah erken sapa yerde dikilince ak otağlı
Atlas ile yapılınca mavi gölgelikli
Tavla tavla çekilince yiğit atlı
Çağırıp yardım isteyince bol çavuşlu (bekçili, hizmetkârlı)
Çalkandığında yağ dökülen bol nimetli
Darda kalmış yiğidin arkası
Zavallının biçarenin ümidi
ayındır Han’ın güveyisi
Yırtıcı kuşun yavrusu
Türkistan’ın direği
Amıt suyunun aslanı
Karacuğun kaplanı
Yağız al atın sahibi
Han Uruz’un babası

Hanım Kazan


Ünümü anla sözümü dinle
Sabah sabah kalkmışsın
Ak ormana girmişsin
Ak kavağın budağından sallayarak geçmişsin
Can yaycığını eğmişsin
Okcağızını kurmuşsun
Adını gelin odası koymuşsun
Sağda oturan sağ beyler
Sol kolda oturan sol beyler
Eşikteki inançlılar
Dipte oturan has beyler
Kutlu olsun devletiniz
, dedi.

Böyle söyleyince Kazan Bey der: “Bre deli ozan benden ne dilersin, çadırlı otağ mı dilersin, kul hizmetçi mi dilersin, altın akçe mi dilersin, vereyimdedi.

Beyrek der: “Sultanım beni bıraksan da şölen yemeğinin yanına varsam, karnım açtır, doyursam.” dedi.

Kazan der: “Deli ozan devletini tepti, beyler bugünkü beyliğim bunun olsun, bırakın nereye giderse gitsin, neylerse eylesin.”dedi.


Beyrek şölen yemeğinin üzerine geldi. Karnını doyurduktan sonra kazanları tepti, döktü, çevirdi. Yahninin kimini sağına, kimini soluna atar. Sağdan gideni sağ alır, soldan gideni sol alır. Haklıya hakkı değsin, haksıza yüzü karalığı değsin.

Kazan Bey’e haber oldu, “Sultanım deli ozan hep yemeği döktü” dediler, “Şimdi kadınların yanına varmak istiyor.”

Kazan der: “Bre bırakın kadınların yanına da varsın.” dedi.


Beyrek kalktı, kadınların yanına vardı, zurnacıları kovdu, kimini dövdü, kiminin başını yardı. Kadınların oturduğu otağa geldi, eşini tuttu oturdu. Bunu gördü Kazan Bey’in hatunu boyu uzun Burla kızdı, der: “Bre kavat oğlu deli kavat, sana düşer mi teklifsizce benim üzerime gelesin.” dedi.

Beyrek der: “Hanım, Kazan Bey’den bana buyruk olmuştur, bana kimse karışamaz.” dedi.

Burla Hatun der:“Bre madem ki Kazan Bey’den buyruk olmuştur, bırakın otursun.” dedi. Yine döndü Beyreğe der: “Bre deli ozan peki maksadın nedir?”

Beyrek der: “Hanım maksadım odur ki kocaya varan kız kalksın oynasın, ben kopuz çalayım.”dedi.


Kısırca Yenge derler bir hatun var idi, ona dediler: “Bre Kısırca Yenge kalk sen oyna, ne bilir deli ozan.”

Kısırca Yenge kalktı, der: “Bre deli ozan kocaya varan kız benim.” dedi, oynamaya başladı. Beyrek kopuz çaldı söyledi, görelim hanım ne söyledi:


Der:

And içmişim kısır kısrağa bindiğim yok
Binip mukaddes savaşlara vardığım yok
Öküz ardında çobanlar sana bakar
Boncuk boncuk gözlerinin yaşı akar
Muradını onlar verir belli bil
Seninle benim işim yok
Kocaya varan kız kalksın
Kol sallayıp oynasın
Ben kopuz çalayım
, dedi.

Kısırca Yenge, “Vây bu zeval gelecek deli beni görmüş gibi söylüyor.” dedi, vardı yerinde oturdu.


Bu sefer Boğazca Fatma derler bir hatun var idi, “Kalk sen oyna.” dediler. Kızın kaftanını giydi, “Çal bre deli ozan, kocaya varan akız benim, oynayayım.” dedi.

Deli ozan der:


And içeyim bu sefer boğaz (gege) kısrağa bindiğim yok
Binip mukaddes savaşlara vardığım yok
Evinizin ardı derecik değil miydi
Köpeğinizin adı Barak değil miydi
Senin adın kırk oynaşlı (dost) Boğazca Fatma değil miydi
Daha aybını açarım belli bil
, dedi.


Seninle benim oyunum yok
Var yerine otur
Kocaya varan yerinden kalksın
Ben kopuz çalayım
Kol sallayıp oynasın,
dedi.

Böyle söyleyince Boğazca Fatma der: “Vây deli boğmaca çıkaracak olanca aybımızı” kalktı “Kalk kız, oynarsan oyna, oynamazsan cehennemde oyna, Beyrek’ten sonra başına bu hal geleceğini biliyorduk.” dedi.

Burla hatun der: “Kız kalk oyna, elinden ne gelir.” dedi.


Banu Çiçek kırmızı kaftanını giydi, ellerini yenine çekti gözükmesin diye, oyuna girdi, dedi: “Bre deli ozan çal, kocaya varan kız benim, oynayayım.” dedi.

Beyrek der:

Ben bu yerden gideli deli olmuş
Pek çok beyaz karlar yağmış dize çıkmış
Han kızının evinde kul halâyık tükenmiş
Maşrapa almış suya varmış
Bileğinden on parmağını soğuk almış
Kızıl altın getirin han kızına tırnak yontun
Ayıplıca han kızı kocaya varmak ayıp olur
, dedi.

Bunu işitince Banu Çiçek kızdı: “Bre deli ozan ben ayıplı mıyım ki, bana ayıp koşuyorsun.” dedi, gümüş gibi ak bileğini açtı, elini çıkardı. Beyreğin geçirdiği yüzük göründü. Beyrek yüzüğü tanıdı. Burada söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:


Beyrek gideli bam bam tepe başına çıktın mı kız
Kıvranıp dört yanına baktın mı kız
Kargı gibi kara saçını yoldun mu kız
Kara gözden acı yaşını döktün mü kız
Güz elması gibi al yanağını yırttın mı kız
Sen kocaya varıyorsun altın yüzük benimdir ver bana kız,
dedi.

Kız der:


Beyrek gideli bam bam tepe başına çıktığım çok
Kargı gibi kara saçımı yolduğum çok
Güz elması gibi al yanağımı yırttığım çok
Vardı gelmez bey yiğidim han yiğidim Beyrek diye ağladığım çok
Seviştiğim Bamsı Beyrek sen değilsin
Altın yüzük senin değildir
Altın yüzükte çok nişan vardır
Altın yüzüğü istiyorsan nişanını söyle dedi.

Beyrek der:


Sabah sabah han kızı yerimden kalkmadım mı
Boz aygırın beline binmedim mi
Senin evinin üzerine yabani geyik yıkmadım mı
Sen beni yanına çağırmadın mı
Seninle meydanda at koşturmadık mı
Senin atını benim atım geçmedi mi
Ok atınca ben senin okunu geride bırakmadım mı
Güreşte ben seni yenmedim mi
Üç öpüp bir ısırıp
Altın yüzüğü parmağına geçirmedim mi
Seviştiğin Bamsı Beyrek ben değil miyim,
dedi.

Böyle diyince, kız tanıdı bildi ki Beyrek’tir, cübbesi ile çuhası ile Beyreğin ayağına kapandı. Beyreğe dadılar kaftan giydirip donattılar. Hemen kız sıçradı ata bindi, Beyreğin babasına anasına müjdeye koşturup gitti.

Kız der:


Halka halka kara dağın yıkılmıştı yüceldi âhir
Kanlı kanlı suların çekilmişti çağladı âhir
Koca ağacın kurumuştu yeşerdi âhir
Yiğit atın ihtiyarlamıştı tay verdi âhir
Kıvıl develerin ihtiyarlamıştı yavru verdi âhir
Ak koyunun ihtiyarlamıştı kuzu verdi âhir
On altı yıllık hasretin oğlun Beyrek geldi âhir
Kayın baba kaynana müjde bana ne verirsiniz,
dedi.

Beyreğin babası anası der:

Dilin için öleyim gelinciğim

Yoluna kurban olayım gelinciğim
Yalan ise bu sözlerin gerçek olsun gelinciğim
Sağ esen çıkıp gelse
Karşı yatan kara dağlar sana yaylak olsun
Soğuk soğuk suları sana içme olsun
Kulum halayığım sana cariye olsun
Yiğit atlarım sana binek olsun
Katar katar develerim sana yük taşıyıcı olsun
Ağıllarda akça koyunum sana şölen olsun
Altın akçem sana harçlık olsun
Penceresi altın otağım sana gölge olsun
Kara başım kurban olsun sana gelinciğim,
dedi.

Bu sırada beyler Beyreği getirdiler.

Kazan Bey der: “Müjde Pay Püre Bey oğlun geldi.” dedi.

Pay Püre Bey der: “Oğlum olduğunu şundan bileyim, serçe parmağını kanatsın, kanını mendile silsin, gözüme süreyim, açılacak olursa oğlum Beyrek’tir.” dedi.

Zira ağlamaktan gözleri görmez olmuştu. Mendili gözüne sürünce Allah Taâla’nın kudreti ile gözü açıldı. Babası anası feryad ettiler, Beyreğin ayağına kapandılar, der:


Penceresi altın otağımın kabzası oğul
Kaza benzer kızımın gelinimin çiçeği oğul
Görür gözümün aydını oğul
Tutar belimin kuvveti oğul
Kudretli Oğuz imrenileni canım oğul


diyerek çok ağladı, Allah’ına şükürler eyledi.

Yalancı oğlu Yaltacuk bunu işitti, Beyreğin korkusundan kaçtı kendini Dana Sazı’na attı, Beyrek ardına düştü, kovalaya kovalaya saza düşürdü.

Beyrek der: “Bre ateş getirin.” Getirdiler, sazı ateşe verdiler. Yaltacuk gördü ki yanıyor, sazdan çıktı Beyreğin ayağına kapandı, kılıcı altından geçti Beyrek de suçundan geçti.

Kazan Bey der: “Gel muradına eriş.”

Beyrek der: “Arkadaşlarımı çıkarmayınca, hisarı almayınca murada erişmem.”dedi.

Kazan Bey, Oğuz’una: “Beni seven binsin.” dedi.


Kudretli Oğuz beyleri atlandılar, Bayburt Hisarı’na dört nala yetiştiler. Kâfirler de bunları karşıladılar.

Kudretli Oğuz Beyleri arı sudan abdest aldılar, ak alınlarını yere kodular, iki rekât namaz kıldılar. Adı güzel Muhammed’i yâd ettiler. Gümbür gümbür davullar dövüldü. Bir kıyamet savaş oldu, meydan dolu baş oldu. Şökli Melik’i böğürderek Kazan Bey attan yere düşürdü. Kara Tekürü Deli Dundar kılıçladı yere düşürdü.

Kara Arslan Melik’i Kara Budak yere düşürdü. Derelerde kâfire kırgın girdi. Yedi kâfir beyi kılıçtan geçti. Beyrek, Yigenek, Kazan Bey, Kara Budak, Deli Dundar, Kazan oğlu Uruz Bey bunlar kaleye yürüyüş ettiler. Beyrek otuz dokuz yiğidinin üzerine geldi, onları sağ ve esen gördü, Allah’a şükreyledi. Kâfirin kilisesini yıktılar, yerine mescit yaptılar. Keşişlerini öldürdüler. Ezan okuttular, aziz Tanrı adına hutbe okuttular. Kuşun alaca kanını, kumaşın temizini, kızın güzelini, dokuz katlı işlenmiş süsler elbise, cübbe hanlar hanı Bayındır’a hisse çıkardılar. Pay Püre Bey’in oğlancığı Beyrek, melikin kızını aldı, ak evine ak otağına geri döndü, düğüne başladı.


Bu kırk yiğidin bir kaçına Han Kazan, bir kaçına Bayındır Han kızlar verdiler. Beyrek de yedi kız kardeşini yedi yiğide verdi. Kırk yerde otağ dikti. Otuz dokuz kız talihli talihine birer ok attı. Otuz dokuz yiğit okunun ardınca gitti. Kırk gün kırk gece toy düğün eylediler. Beyrek yiğitleri ile murat verdi, murat aldı. Dedem Korkut geldi, neşeli havalar çaldı, destan söyledi deyiş dedi, gazi erenler başına ne geldiğini söyledi, “Bu Oğuzname Beyreğin olsun.” dedi.


Dua edeyim hanım:

Yerli kara dağların yıkılmasın.

Gölgeli büyük ağacın kesilmesin.

Ak sakallı babanın yeri cennet olsun.

Ak bürçekli ananınyeri cennet olsun.

Oğul ile kardeşten ayırmasın.

Âhir vaktinde arı imandan ayırmasın.

Âmin âmin diyenler Tanrı’nın yüzünü görsün. Derlesin toplasın günahınızı adı güzel Muhammet Mustafa’nın yüzü suyuna bağışlasın hanım hey!...


Kaynak: uchilal.net
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.