Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.11.14, 00:17   #1
Redwine
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3668
Mesajlar: 17,704
Ettiği Teşekkür: 72248
Aldığı Teşekkür: 66392
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Bezmialem Vakıf Üniversitesi'nde akademik yıl açılış töreninde konuştu.


İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

Tıp alanında çok değerli araştırmalar yapılacak. Bilim adamlarımız burada yetişecektir. Kaynak noktasında sıkıntılar var.

Vakıflar genel müdürümüzle değerlendirme de yapacağız. Gelirlere baktığınızda bir akar görürsünüz aynı şeyin burası için de olması çok önemli.

Bugünün benim nezdimde çok farklı bir anlamı var.
12 yıl önce siyasi partim seçime girmiş ve birinciliği üstlenmişti. 12 yıl boyunca başkanlığı yaptığım için 4 öncelik belirlemiştik.
Adalet, sağlık ve emniyet... Kararlı adımlar attık, ilerledik. Çok önemli adımlar attık.
Biz daha iyiyi yapmamız lazım, eksiklerimiz şüphesiz ki fazla.
Herkes 12 yıl öncesine bakmıyor şimdiye bakıyor sayıyor eksikleri.
Nereden nereye geldik... Her ilde üniversite açtık.
Açıyorsunuz bu okulları hoca yok dediler.

Hocalarımızın bunun hesabını bize sormayacak dedik.
Onlar yetiştirecek dedik.
Tıpta çok açığımız var.
Kariyer yapma noktasında da öyle bir zihniyet var ki ön tıkıyor.
Sayın hocalarım biz uzman doktorlarımıza doçentlik, profesörlük veremez miyiz.
Veririz dediler, önünü açalım dedik.
Gelin Türkiye’de sağlık bilimleri üniversitelerini kuralım.
Bir gün hastayım, doktor bana ilaç verdi 5 tane.
Uzattım o zamanlar ilaçlar hastaneden alınıyor.
2’si var diğerleri yok eczaneden alın dediler.
Bunlar hep hafızamızdaydı.

BUNLAR HAİN YA


Sorumluluk yetkisini elimize alınca bunları değiştirdik
12 yıllık süreçte eğitimden sonra sağlık dedik
Çok modern hastanelerimiz var
O terör estirilen yerde bile nasıl modern bir hastane
O açılışa Yüksekova halkını tehdit ettiler, açılışa göndermediler, ölümle tehdit ettiler
Bir hemşiremiz geldi, “Başbakanım her şey iyi güzel de şehir merkezine nasıl gideceğim korkuyorum” dedi.
Bunlar hain yaa.
Bunlar kendi halklarına hainlik içindeler.
Sonra barış diyorlar.

Bakın havaalanı yapıyoruz onu bile yaptırmıyorlar.
Müteahitler tehdit ediliyor.
Size hizmet verecek yahu.
Kürt kardeşlerim diyor yalan.
Bırak da bitirelim şu havalimanını.
Tamam bitir diyorlar, çalışıyoruz yine gelip makineleri yakıyorlar.
İsteseler de bitireceğiz, istemeseler de bitireceğiz o havalimanını
16 gazeteci öldürüldü Gazze’de. Dünya medyasının sesi çıkmıyor.
.Türkiye’de olsa dünya medyası kıyameti koparır.
Polisimizin en ufak ihlalini günlerce dillerine dolayanlar Mısır’da olanlar ses çıkarmazlar.

Niye?
Çünkü Mursi farklı bir insandı, onların dünyalarının insanı değildi.
Egemen güçlerin istediği demokrasi değil.
Geçen BM’de bizi bir masaya oturtacaklar.
Devlet büyükleri orada.
Getirin bakayım şu listeyi kimler var dedim.

'BEN BU MASADA OTURMAM' DEDİM

Baktım Sisi’de orada.
Dedim ben bu masada oturmam.
Ve tabii katılmadım benim sandalyem orada boş kaldı.
Birileri değişik şeyler söyleyebilir ben haktan yanayım.

"EKMEK ALMAYA GİTTİ DİYORLAR... YALAN"


Gezi olaylarında hayatını kaybeden bir çocuğu, hakkında senaryolar yazarak reklam malzemesi yaparak, aylarca istismar konusu yaptılar. Yalan söylüyorlar. 'Ekmek almaya gitti' diyorlar. Yalan. Ne ekmek almaya? Çocukcağızı terörün içine ittiler. Sapanlarla, maskelerle resmi var. Bunların hepsi tespit edilmiş vaziyette. Fakat, bunun için kıyametleri koparanlar Diyarbakır'da alçakça, vahşice 3 kattan aşağı atılan Yasin ile ilgili onu arabayla çiğnedikleri halde bunu asla gündeme getirmediler. Yasin Börü ve arkadaşlarını görmediler, görmezden geldiler. Niye? Çünkü Yasin Börü, inancını yaşayan bir delikanlıydı. Yani bu vahşet anlayışını anlamak mümkün değil.

Arkadaşlar, tüm bu ve buna benzer tavırlar son derece kasıtlı, son derece bilinçli, Türkiye'ye yönelik algı operasyonlarının parçası olarak ortaya konan tavırlardır. Bu çifte standart aslında 100 yıllık bir Batı alışkanlığıdır. 100 yıl önce 1. Dünya Savaşı başlamış, savaşın silahlı cepheleri ama siyasi, psikolojik, sosyolojik cepheleri 100 yıl sonra bugün dahi kapanmamıştır. Şu anda da dikkat edin, Batı medyasında Türkiye'ye karşı tamamen yalan haberlerle örülmüş bir psikolojik saldırının olduğunu görürsünüz.

Batı medyasında Türkiye'ye karşı yalan haberlerle örülmüş bir psikolojik savaş var.
Türkiye'de içeride olan gazeteci sayısı 7'dir.
Bunlar terörist.
Diyorlar ki yeniden yargılansın.
Neden yargılansın bunlar senelerdir içerideler, suçları kesinleşmiş neden yeniden yargılansınlar.
Algı operasyonu var.
Yabancı basın Türkiye'ye karşı algı operasyonu yapıyor.
Sürekli imam hatip okulu açıyor, alkolü yasaklıyor diye haber yapan zavallılar var.
Hendek atlattılar bunlar bize ya. İmam hatipliyi üniversiteye almıyordunuz, bir de Eyüp Lisesi’ni bitirdim.
Kim ne yazarsa yazsın, hangi ihaneti yazarsa yazsın.
Kobani’ye her türlü desteği verdik.
200 bin Kürt’ü Türkiye’ye kabul eden bu iktidar.
Biz yediriyoruz, biz giydiriyoruz.
400 milyon dolar harcama yaptık.
Bize gelen yardım 200 milyon dolar.
Tablo bu.
Yardım elini uzatan biziz.
Sizin için Kobani neden bu kadar önemli?
ABD laf dinlemedi.
Kobani’ye silah indirdi.
Güvenlik ve özgürlük dengesini hassas bir şekilde yürütüyoruz.


Kaynak
__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti