Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.11.14, 13:53   #1
RuzgarC
Üye

RuzgarC - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2014
Yaş: 25
Konular: 70
Mesajlar: 90
Ettiği Teşekkür: 22
Aldığı Teşekkür: 213
Rep Derecesi : RuzgarC Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuzgarC Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuzgarC Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuzgarC Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Cok Dertli
RuzgarC - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Sultân Abdülhamid’e neden Kızıl Sultân denmektedir?





Sultân Abdülhamid’e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?

Bilindiği gibi, 1878 tarihli Berlin Andlaşmasının 61. Maddesine göre, Vilâyâtı S itte denilen Erzurum, Diyârbekir, Sivas, Harput=El-Aziz, Van ve Bitlis’de bulunan Ermeniler lehine Osmanlı Devleti bazı ıslâhat yapmak mecburiyetindeydi.

Büyük devletler de bunu takip edeceklerdi. Maalesef Osmanlı Devleti’nin her yerinde olduğu gibi, buralarda da Ermeniler tahrik ediliyordu.

Tahrik edilen Ermeniler Müslümanları katliama tabi tutmaya başladılar. 1886’da İsviçre’de, Anadolu’da binlerce Müslümanın kanına giren Ermeni Hınçak Cemiyeti kuruldu.

Rusya ve İngiltere’de bir Müslüman memur bile yapılmazken, Ermeniler Osmanlı ülkesinde bakan da olabiliyorlardı.

Buna rağmen, hak ve hürriyet diyerek terör estirmeye başladılar.

Yüzlerce Müslüman köyünü basarak çoluk çocuğun kanını döker oldular.

İşte bu terör ve dehşet üzerine, II. Sultân Abdülhamid, merkezi Erzincan’da bulunan IV. Ordu Komutanı Müşir Zeki Paşa’yı, Ermeni terörünü durdurmak üzere görevlendirdi.

Teröristlere aman vermeyen Paşa’nın bu hareketi, Avrupa basınının Abdülhamid aleyhine kampanya başlatmalarına sebep oldu.

Fransız Akademisi üyesi tarihçi Kont Albert Vandal, ilk defa Abdülhamid hakkında "Le Sultân Rouge" lakabını kullandı ve maalesef, İttihadçılar bu tabiri "Kızıl Sultân" diye tercüme ederek, Ermenilerle birlikte Sultân Abdülhamid’i kötülemeye başladılar.

İttihâdcıların, Ermeni katili diye Sultân Abdülhamid’i itham etmeleri ve onu Kızıl Sultân diye karalamaları, maalesef, Cumhuriyet devrinin ders kitaplarına kadar yansıdı.

Burada iki hususun bilinmesi gerekmektedir: Birincisi, Abdülhamid’i Ermeni Katili ve Kızıl Sultân diye karalayan İttihâdcılar, daha sonra 1915’deki Ermeni tehciri sebebiyle aynı sıfatlarla karalanmışlar ve ilâhi adalet yerine gelmiştir.

Zaten iktidara geldikten sonra, Ermeni komitelerine serbestlik vermeleri, Doğudaki olayların da başlıca sebebidir.

İkincisi, Sultân Abdülhamid, saltanatı boyunca, bazı tarihçilerin iddialarının aksine, Çırağan Baskını gibi fiili olan durumlar hariç, muhaliflerine asla idam cezası vermemiştir.

31 Mart Olayında, 1. Orduya Rumeli’den gelen çapulcuları durdurmak üzere, kardeş kanı akar korkusuyla talimat dahi vermemiştir


Öztuna, Osmanlı Devleti Tarihi, c. II, sh. 576-578;

Ermeni meselesine sayfalar ayıran Karal, bu meseleye asla temas etmemiştir.

Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin çoğu da, yaptığı zulümlerden dolayı bu lakabı, ittihâdcıların ve aydınların ona taktığını söyleyecek kadar tarihi tahrif yoluna gitmişlerdir.

Kaynak : Prof.Dr. Ahmet Akgündüz - Sorularla Osmanlı
__________________
Yalnızlık ;
Yüzlerce insan arasından geçip
kimseye yüreğinin
değmemesidir .



Rüzgar Ç.
RuzgarC isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla