Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.11.14, 21:23   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,679
Ettiği Teşekkür: 18751
Aldığı Teşekkür: 20027
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Kore Savaşı (1950 - 1953)

Kore Savaşı




Kore “sabah ülkesi” anlamına gelmektedir. Kore yarımadası, jeopolitik durumu nedeniyle asırlardan beri çatışma ve savaş alanı olmaktan kurtulamamıştır. Bu savaşların her birinde yabancı kuvvetler çarpışmış ve her defasında yenilen, ezilen Kore halkı olmuştur. Kore toprakları Çin’in, Japonya’nın ve Rusya’nın tarih boyunca ilgi alanı olmuştur.


Kore Harbi, istilaya uğramış bir ülkenin özgürlüğü uğrunda Birleşmiş Milletlerin ilk müşterek silahlı karşı koymasıdır.


Savaş Öncesi Durum:

1945 yılında, ABD ile Sovyetler Birliği arasında yapılan bir anlaşmaya göre İkinci Dünya Savaşı sonrasında Kore, ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Çin’in ortak vesayeti altına girecekti. Postdam Konferansı’nda Sovyetler Birliği Uzak Doğu’daki savaşa katılmaya karar verince, askeri harekat bakımından Kore toprakları 38 inci enlem çizgisi ile ikiye ayrıldı. Bu çizginin kuzeyi Sovyetler Birliği’nin güneyi de ABD’nin askeri harekat sahası olarak kabul edildi. Savaşın sonunda Kore, kuzeyi Sovyetler Birliği güneyi de ABD’nin işgali altında olmak üzere fiilen ikiye bölünmüştü.


Birleşmiş Milletlerin çabaları bu iki Kore’nin birleşmesini sağlayamadı. 1948 yılında her iki Kore’de yapılan seçimler sonucu, Kore Cumhuriyeti ile Kore Halk Cumhuriyeti kurulmuştur.

Güney Kore’deki ve Japonya’daki ABD varlığı Sovyetler Birliği ve K.Çin’i rahatsız ediyordu. Bu iki devletten destek alan K.Kore 25 Haziran 1950 tarihinde aniden saldırıya geçerek G.Kore’yi işgale başladı. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi K.Kore’ye karşı askeri müdahalede bulunma kararı aldı.

BM’nin savaş çağrısına olumlu cevap veren Türkiye, Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’ne bir tugay ile katıldı. Kurtuluş Savaşı’ndan beri savaş alanlarına girmemiş olan Türk askeri, Kore Savaşı’nda destan denebilecek kahramanlık örnekleri vermiştir. Bu savaş Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya alınmasında da çok önemli bir rol oynamıştır.

Kore Savaşı’na 16 ülke askeri birlik ile 6 ülke ise tıbbi yardım araçlarıyla katılmışlardır. İlk kafilesi 25 Eylül 1950 tarihinde İskenderun limanından hareket eden, Tuğgeneral Tahsin Yazıcı’nın emir ve komutasındaki 5083 kişilik Türk Tugayı 18 Ekim 1950 tarihinde Kore’nin güneyindeki Pusan Limanına ulaşmıştır. Türk Tugayı iki gün sonra kuzeydeki Taegu şehrine intikal ederek BM Kuvvetleri’ne katılmıştır.

Kore’de savaşan her tümenin bir kapalı ismi vardı. Türk Tugay’ına da North-Star (Kuzey Yıldız-Kutup Yıldızı) ismi verilmişti.

Türk Tugayı'nın Kore’ye Ayak Basmasından Önce Savaşın Genel Durumu:

25 Haziran 1950’de 38 inci paraleli aşarak G.Kore’ye saldıran K.Kore kuvvetleri, G.Kore’nin büyük bir kısmını ele geçirmiştir. G.Kore’nin elinde sadece Pusan-Taegu köprü başı kalmıştı. Bu saldırı karşısında; ABD Birlikleri ve diğer BM kuvvetleri savaşa müdahale ederek durumu tersine çevirmiş, K.Kore ordusu bozguna uğrayarak geri çekilmiştir.


BM Kuvvetleri kuzeye ilerleyerek Çin(Mançurya) sınırına kadar dayanmışlardır. Bu gelişmeler karşısında K.Çin, savaş için yığınak yapmaya başlamıştır.

27 Kasım 1950 tarihinde düşmanla ilk teması sağlayan Türk Tugay’ı savaşın sona erdiği 27 Temmuz 1953 tarihine kadar; savaş azim ve iradesini koruyarak, Kore Savaşı'nın her safhasında her türlü muharebe harekatına katılmış üzerine düşen tüm görevleri en iyi şekilde yerine getirmiştir. Türk Tugayı’nın icra ettiği 13 muharebe görevinden; Kunuri, Kumyangjang-Ni, Seul Savunması ve Vegas muharebeleri savaşın kaderini değiştiren önemli muharebelerdir.


Türk Tugayı'nın Kore Savaşı’nda Katıldığı Muharebeler:


1. Kunuri Muharebeleri : (26 - 30 Kasım 1950)



4 gün süren bu muharebeler – 26 Kasım 1950’de Kunuri’den Tockchon istikametine başlayan intikale müteakiben icra edilen; 28 Kasım 1950’de Wavon, 29 Kasım 1950’de Sinim-ni, Kaechon ve Kunuri Boğazı Muharebeleri ile 30 Kasım 1950’de Sunchon Boğazı muharebesi- Kunuri ile Tokchon arasında cereyan etmiştir.

Kore’ye geleli henüz bir ay olan Türk Tugayı bu muharebeler ile; 25 Kasım 1950’de çok üstün sayıdaki K.Çin kuvvetlerinin baskın şeklinde başlayan saldırısından, geri çekilmeye başlayan Birleşmiş Milletler (BM) Kuvvetlerinin yan ve gerilerini korumuş, düşmanı oyalıyarak bu kuvvetlerin emniyetli bir şekilde geri çekilmeleri için yeterli zamanı (3 gün) kazandırmıştır. Bu suretle BM kuvvetleri emniyetli bir şekilde geri çekilmiş ve K.Çin Ordusu tarafından kuşatılarak imha olmaları önlenmiştir.

Bu arada Türk Tugay’ı da kendisini çepeçevre kuşatan düşman çemberini yararak, çok zayiat vermesine rağmen imhadan kurtulmayı başarmıştır. Bu muharebede Tugay’ımızın toplam zayiatı; 767 subay, astsubay ve er’dir. (218 şehit, 455 yaralı ve 94 kayıp)






2. Kumyangjang-Ni Muharebesi : (25 - 27 Ocak 1951)

K.Çin ordusunun 25 Kasım’da başlattığı büyük taarruzlar olanca şiddetiyle devam ediyordu. Düşmanı durdurma çabaları bir sonuç vermiyordu. İnisiyatifi ele geçiren K. Çin kuvvetleri BM kuvvetlerine arka arkaya darbeler indirerek ilerliyorlardı. Kar, kış kıyamette, üst üste kaybedilen muharebeler ve uğranılan kayıplar, BM askerlerinde moral diye bir şey bırakmamıştı. Ortalığı tam bir bozgun havası kaplamıştı. Çinliler, önünde durulamaz ve baş edilemez bir varlık haline gelmişlerdi. BM ordusunu yıkıcı, dağıtıcı ve çökertici bir panik havası sarmıştı.


BM kuvvetleri saldırıya geçen düşmanı durdurmak için İmjin Nehri güneyinde (B) savunma hattını işgal etti. Eğer düşman bu hatta durdurulamazsa, Han Nehri güneyinde (C) savunma hattında savunmaya geçilecekti. Düşman bu hatta da durdurulamazsa daha güneyde planlanan, (D) ve (E) savunma hatlarına çekilecekti. Devam eden K.Çin kuvvetlerinin taarruzları BM kuvvetlerinin (D) hattına kadar çekilmelerine neden olmuştur. Düşmanın durdurulamaması ve BM kuvvetlerinin K.Çin taarruzları karşısında, manen ve madden büyük kayıplara uğraması üzerine Kore’nin terki için planlar yapılmıştır.

Hali hazırda bulunulan, (D) savunma hattı’nın karşısında bulunan düşman durumunun açıklığa kavuşturulması gerekiyordu. BM Ordusu; düşmanın kuvvetini keşfetmek, yığınağını bozmak ve zayiat verdirmek amacı ile taarruzi keşif yapılmasına karar vermiştir. Geri çekilmeler yüzünden bozulmuş olan moralin düzelmesi ise ancak zafer kazanmakla mümkün idi.

Bu kapsamda, Türk Tugayı’na yıpratıcı taarruz görevi verilmişti. Türk Tugayı 25 Ocak 1951 günü iki koldan düşmana doğru harekata başladı. Çinli askerlerin büyük bir inat ve dirençle, bütün varlıklarını koyarak savundukları mevziler Türk askerinin süngü hücumu ile bir bir ele geçirilmeye başlandı. Ertesi gün saat 06.00’da düşman mevzileri tamamen ele geçirilmişti. Amerikalılar Türk Tugay’ının bu muharebesini Kore Savaşı’nın “en kanlı piyade muharebesi” olarak tanımlamışlardır.

Türk askeri, kendisinden üç misli kuvvetli düşmana karşı kazandığı bu zaferle, düşmanın yenilebilir olduğunu göstermiş ve Çin ordusu karşısında sürekli geri çekilen BM Ordusunun moralini yükselterek düşmana karşı harekete geçmesini sağlamıştır. Bunun sonucu olarak, BM kuvvetleri 29 Ocak 1951’de bütün cephede taarruza başlayarak düşmanı 38 inci paralelin kuzeyine sürmeye başarmıştır.

Bu muharebede; Türk Tugay’ından 12 asker şehit olmuş, 31’i de yaralanmıştır. Düşman kaybı ise BM kaynaklarınca 1734 olarak tespit edilmiştir.



Ölü olarak ele geçirilen Çinli bir askerin üzerinde, Kunuri’de şehit düşen bir çavuşumuza ait bir not defteri bulunmuştu. Bu suretle şehidimizin intikamı da alınmış oldu. Kunuri’de bize fazla kayıp verdiren K.Çin 38 inci Ordu’nun 150 inci Tümen’i bu muharebede de karşımıza çıkmıştı. Bu karşılaşma, Türk Tugayı’nın bütün personelinde öç alma hınç ve azmini yaratmıştır. Bu zafer ile; Türk Tugay’ı Kore’de ikinci kez düşmanı mağlup ederek savaşın yönünü BM lehine değiştirmiştir. BM Kuvvetleri de Kore’yi terk etme kararını değiştirerek savaşa devam kararı almıştır.

Bu zafer üzerine; Amerikan Kongresince, Türk Tugayına “Mümtaz Birlik Madalyası ve Beratı” verilmiştir. Madalya beratında, “Türk Tugay’ının bütün zorluklara karşı, olağan üstü cesaret ve kahramanlık göstererek Birleşmiş Milletler Ordusunu kurtardığı ve parlak sonuçlar elde ettiği” ifade edilmektedir. Bu madalya, ABD tarafından yabancı bir devletin ordusuna verilen ilk madalyadır. Tugayımız Kore Cumhurbaşkanlığınca da “Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı” ile taltif edilmiştir. Ayrıca bu zaferin anısına Kore Hükümeti tarafından savaşın yapıldığı alanın en yüksek tepesine “Türk Zafer Anıtı” dikilmiştir.



Türk Tugay’ı, Kunuri’de düşmanı üç gün durdurmakla BM ordusunun kuşatılarak imha olmasını önlemesine rağmen, içindeki savaş azmini tamamıyla göstermeye fırsat bulamamıştı. Kumyangjang-ni muharebesi Tugay’ımıza bu fırsatı vermiş ve başarısının takdir edilmiş olması da kendine güvenini artırmıştır.
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.