Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.11.14, 21:31   #2
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18752
Aldığı Teşekkür: 20030
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Kore Savaşı (1950 - 1953)




3
. Seul Savunması (Taegyewovni-Sosari Bölgesinde): (13 - 18 Mayıs 1951)


Kore Savaşı’na 6 ordu ile katılan K.Çin, bu kuvvetlerini Kore’ye getirdikleri 13 ordu ile takviye etmiştir. K.Çin ordusu 8 K.Kore kolordusuyla birlikte, 22 Nisan 1951’de ikinci büyük saldırısını başlatmıştır. Üstün sayıdaki düşmanın bu saldırısı karşısında İmjin Nehri hattını savunan Birleşmiş Milletler Kuvvetleri Seul önlerine kadar çekilmiştir. İnisiyatif yine düşmanın eline geçmişti. Düşmanın amacı Seul’ü almaktı.

BM kuvvetleri Seul’un düşman eline geçmemesi için savunmaya geçmişlerdi. Seul’un 15 km. kuzeydoğusunda düşmandan gelen iki istikametin birleştiği Taegyewovni bölgesinde, keşif üssü tesis etmekle görevlendirilen Türk Tugayı, bu bölgede çepeçevre savunma esaslarına göre mevzilenmişti. Seul’u ele geçirmek amacıyla, bir tümen kadar kuvvetiyle taarruz eden düşmanın gece boyunca devam eden dokuz hücumu Türk askeri tarafından her defasında püskürtülmüştür. Türk Tugay’ını mevzilerinden söküp atamayan düşman, ileri harekatına devam ederek Seul’u ele geçirme amacını gerçekleştirememiştir. Birleşmiş Milletler askerleri Türk Tugayının geçit vermeyen bu savunma mevzilerine “Türk Kalesi” adını vermişlerdir.



4. Vegas Muharebesi (Muharebe İleri Karakol Çarpışmaları): (28-29 Mayıs 1953)




Bugüne kadar yapılan muharebelerde kesin sonuca ulaşamayan BM ve K.Çin orduları Mayıs 1953 tarihi itibariyle, 38 inci paralele tekabül eden İmjin Nehri-Charwon-Kumhwa ve uzanımı hattında karşılıklı savunmaya geçmişlerdi. Artık, pusu, keşif ve muharebe ileri karakolları çatışmaları ve taktik akınlardan başka bir harekat yapılmıyordu. Büyük askeri harekat durmuştu. Kore sorununu savaşla çözemeyeceğini anlayan taraflar, “ateş-kes” görüşmelerine başlamışlardı.


Bu arada, ateş-kes görüşmeleri uzayıp gidiyor, sonuca ulaşılamıyordu. Görüşmelerin sık sık kesilmesi ve bir uzlaşma sağlanamaması, yeniden büyük askeri harekatın başlaması ihtimallerini artırıyordu. Bu nedenle, taraflar savunma hatlarını kuvvetlendiriyor, muhtemel taarruzları karşılamaya hazır olarak, tetikte bekliyorlardı.

Düşman, şansını bir kez daha silahla denemek için hazırlanmaya başladı. Düşmanın iki amacı vardı. Ya Panmunjan ateş-kes görüşmelerinde isteklerini kabul ettirecekler ya da BM. hatlarını yararak sonuca ulaşacaklardı.

3 Mayıs 1953’de Seul kuzeyi’nde savunma görevi alan Türk Tugay’ı, asıl muharebe hattının 600 metre ilerisinde; Karsan, Elko, Vegas, Doğu ve Batı Berlin adlarıyla tanımlanan tepelerde tesis edilen Muharebe İleri Karakol mevziilerini teslim almıştır.

K.Çin ateş-kes görüşmelerinde etkili olmak için pek küçük kazançları çok önemli başarılarmış gibi göstererek bütün dünyada propaganda yaptıklarından, düşmana başarı diye bir fırsat vermemeğe çok dikkat edilmekteydi. Nitekim Türk Tugay’ından muharebe ileri karakol mevziilerinin asıl savunma mevziileri gibi sonuna kadar savunulması istenmişti.

K.Çin birlikleri muharebe ileri karakol mevziilerine ilk kez 15 Mayıs 1953 de saldırdı. Bu saldırı mevziilerdeki kahraman askerlerimizin bomba ve süngü muharebeleriyle püskürtülmüştür. 28 Mayıs 1953’de düşman bir alaydan fazla bir kuvvetle; Doğu ve Batı Berlin, Vegas, Elko ve Karsan’daki muharebe ileri karakol mevziilerini şiddetli topçu ve havan ateşi altına alarak taarruza başladı. Düşmanın bu taarruzdan amacının; muharebe ileri karakol mevziilerini ele geçirdikten sonra Türk Tugay’ının işgal ettiği asıl savunma mevziilerini de ele geçirerek cepheyi yarmak olduğu anlaşılıyordu. Düşmanın, o sırada cereyan eden ateş-kes görüşmelerine etkili olmak istediği ve kazanılacak bir başarıdan yararlanmayı düşündüğü şüphesizdi.

Muharebe ileri karakolundaki Türk Birlikleri mevzilerinde kahramanca savaşarak düşmana geçit vermediler. 30 saat süreli 28-29 Mayıs 1953 tarihli direniş çok kanlı bir şekilde cereyan etmiştir. Bu muharebede 151 askerimiz şehit olmuş 241’i de yaralanmıştır. Bu saldırıda taarruz gücünü yitiren düşman 38 inci paralel hattının güneyine geçemedi. Türk Tugayının üstün savaş yeteneği ile oluşan bu direniş nedeniyle K.Çin’in ateş-kes’de umduğu avantajı elde edemedi ve “Ateş-Kes” görüşmelerine yeniden başlandı. 27 Temmuz 1953 tarihinde Panmunjom Ateş-Kes Anlaşması imzalandı. Bu muharebe, Kore Savaşı’nın son muharebesi olmuştur. 3 ncü Türk Tugay’ı Vegas Muharebeleri dolayısıyla ABD Cumhurbaşkanlığınca; “Legion of Merit” nişanı ile taltif edilmiştir.



Sonuç olarak; Kore’de savaşan Türk Tugay’ı, savaşın kaderini dört kez değiştirmiştir. Kunuri ve Kumyangjang-ni Muharebeleri ile yenilmez diye nitelenen K.Çin ordularını yenerek BM kuvvetlerini büyük bir hezimetten kurtarmış ve BM ordularının Kore’yi terk etme düşüncesinden vazgeçmesini sağlamıştır. Seul(Sosari) savunması ile başkent Seul’ün düşman eline geçmesine mani olmuş, Vegas Muharebesi ile de Ateş-Kes anlaşmasının yapılmasını sağlamıştır.

1950-1953 yılları arasında meydana gelen Kore Savaşı’na 1,2,3 ve 4 üncü Türk Tugayları katılmıştır. Savaşa fiilen katılan Türk Askerinin sayısı 23.000’dir. Kore Savaşı’nda 734 askerimiz şehit olmuş 2147’si yaralanmıştır. 234 askerimiz esir düşmüş.



175 askerimiz ise kayıp olmuştur (Kore’de şehit olan askerlerimizin isimleri Ankara’daki Kore Anıtı’nda yer almaktadır). Kore’ye giden askerlerimizden 25 Eylül 1950 – 27 Temmuz 1953 tarihleri arasında savaşa iştirak edenler 1005 sayılı kanunla “Gazi” unvanını almışlardır.

Çinliler esir kamplarında esirlere her türlü yalan, şaşırtma, korkutma ve işkence metotları uygulayarak beyin yıkama faaliyetleri sürdürmüşlerdir. Bu faaliyetlerden BM askerleri içinde sadece Türk esirleri etkilenmemişlerdir. Esir kamplarındaki olumsuz her türlü şartlara en iyi dayanan Türkler olmuştu. Amerikalı esirlerin % 50’ si bu kamplarda ölmüştür. Esir kamplarında ölen Türk askeri olmamıştı. Çünkü esir olan Türk askerleri bu kamplarda dirençlerini kaybetmediler, emir ve komuta zincirini hiçbir zaman bozmadılar. Askeri disiplini her zaman muhafaza ettiler. Disiplin, davranış ve teşkilatlanma noksanı, kötü yaşam koşulları ve kültür gibi nedenlerden dolayı esir kampı yaşamına ayak uyduramayan birçok BM askeri hayatını kaybetmiştir. Türk askeri örf ve adetlerine düşkün, her zaman ailesine, devletine ve ordusuna sadıktır. Esir kamplarında 24 saat birbirlerine destek oldular, kamp yaşamına topluca katılarak hayatlarını idame ettiler. Yürüyemeyen arkadaşlarını sırtlarında taşıdılar, hasta olan, üşüyen arkadaşlarını vücutlarıyla ısıttılar.

Türk askeri, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yaşattığı destanı Kore’de de göstermiştir. Emir komuta gereği uygulamak zorunda olduğu BM ordularının geri çekilme harekatlarını bir zül saymıştır. Ölmeye programlanmış Çin askerine muharebe meydanlarını dar etmiştir. Türk süngüsü Çinlilerin kabusu olmuştur.

Kore Savaşı aynı zamanda canını hiçe sayan kahraman Türk askerleriyle de destanlaşmıştır.
22 Nisan 1951’de, Çin kuvvetlerince kuşatılan piyade bölüğünde görevli, Topçu İleri Gözetleyici Üsteğmen Mehmet Gönenç'ten şu telsiz mesajı alınmıştı.

“Düşman bulunduğum tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Telsizcimiz de şehit oldu. Koordinat veriyorum. Bataryalar ateş etsin”.

Bunun üzerine Topçu irtibat subayı da telsizle şu cevabı vermişti.

“Verdiğiniz koordinatlar bulunduğunuz yerdir”

Üsteğmen Gönenç’in verdiği cevap şöyleydi:

"Evet öyle. Biz düşmana teslim olmak istemiyoruz. Bizi onlara teslim etmeyin. Vasiyetimiz budur. Bizi ateşlerimizle şehit edin"

Üsteğmen Gönenç’in bu vasiyeti yerine getirilmişti. Ruhu Şâd olsun!


Türk Tugayı, savaş alanlarında anne ve babasını kaybeden, kimsesiz kalan Koreli çocukların eğitimleri için Seul-Suwan’da,Tugay karargahının bulunduğu yerde “Ankara” adıyla yatılı bir ilkokul açmıştı. 200 civarında çocuğun eğitim gördüğü ve 10 Koreli öğretmen ve idarecisi bulunan bu okul Tugay’ın Türkiye’ye dönmesiyle birlikte kapanmıştır.

Türk askeri, kendi yurtları için tanıdıkları hürriyet prensipleri kadar, BM ideallerini de benimsemiş ve bu inançlarını savunmak için gerektiğinde hayatlarını dahi feda etmekten geri kalmamışlardır.


Kore’de Türk Askerleri:

-Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlam ve ileri ”Askerlik Kültürü”ne sahip olduğunu,


-Türk ordusunun “Kahramanlık Geleneği”nin ve “Savaşçı Niteliği”nin devam ettirdiğini,

-Birlik ve birey olarak üst düzeyde olduklarını ortaya koymuştur.

Türk askeri savaş sona erdikten sonra da bir müddet Kore’de kalmaya devam etmiştir. Savaştan sonra Kore’ye 6 Tugay daha gönderilmiştir. Son Tugay, 1961 yılında Türkiye’ye dönmüş yerine bölük seviyesinde birlik bırakılmıştır. 1965–1971 yılları arasında ise manga seviyesinde bir şeref kıtası Tokyo’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ni temsil etmiştir. 1950-1971 yılları arasında, savaş dahil hayatını kaybeden Türk askeri sayısı 1005’dir.
Kore Savaşı, Türk ve G.Kore halkı arasında sarsılmaz bir kardeşlik bağı oluşturmuştur. 2002 Dünya Futbol müsabakalarında bu kardeş halkın Türk takımına ilgisi takdire şayandır.

Kaynak: muharipgaziler.org.tr

Kore Savaşının Şehit ve Gazilerini Saygıyla Anıyoruz




__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.