Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.12.14, 16:41   #9
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,040
Ettiği Teşekkür: 161456
Aldığı Teşekkür: 177589
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Tarihten Kesitler

Savaşa Gönüllü Gidip Enver Paşa'nın Emriyle Kurşuna Dizilen Teğmen
"...9.Kolordu komutanı İhsan Paşa, geride yere çömelmiş, soğuktan tir tir titreyen genç bir teğmeni 29.Tümen komutanı Albay Arif'e gösterdi:

"Enver Paşa bu çocuğun yerini terk ettiğini görerek yakalamış!.. Bana teslim ederek derhal idam edilmesini istedi!.. Harp divanınca sorgusu yapılıncaya kadar yanınızda kalsın!.."

İhsan Paşa'nın soruşturma, sorgu diyerek zaman kazanmak istediği anlaşılıyordu. Teğmen 17-18 yaşlarında gösteriyordu. Zayıf yapılı, sarı benizliydi. Üstünde yıpranmış ince bir kaput vardı. Ayağındaki ayakkabı patlamış ve dağılmıştı. Titreyip duruyordu.

29.Tümen komutanı Albay Arif teğmeni tanımıştı. 9. Kolordu Komutanı İhsan Paşa'ya dönerek şöyle dedi:

"Paşam!... Bu çocuk seferberlik ilan edildiğinde harp okulunun son sınıfındaymış. Gönüllü olarak savaşa katılmak için bize başvurmuştur!.. Tümenin en genç teğmenidir!.. Savaşın başından beri takım komutanıdır. Şimdiye dek iyi hizmeti geçmiştir!.."

29.Tümen komutanı Albay Arif genç teğmene döner ve sorar:

-"Oğlum, Enver Paşa seni neden yakaladı?.."

Genç teğmenin cevabı tam bir dramdı:

"Efendim, bir hafta önce, takımımda 40 kişi vardı. Yollarda çok kayıplar verdik. Sabah Çerkezköy'e doğru saldırıya geçtiğimizde ancak on kişiydik!.. Hep birlikte ileri atıldık!.. Ruslar inatla direniyorlardı, çok zor ilerliyorduk!.. Çerkezköy'e yaklaştığımızda şiddetli bir ateşle karşılaştık. Askerlerin hepsi de şehit düştü, tek başıma kaldım!.. Ne yapacağımı şaşırmıştım!.. Alay komutanını ararken biraz soluk almak için bir ağacın dibine oturdum. Ön hatlara gelen Enver Paşa hazretleri beni orada buldu!.."

Biraz sonra Enver Paşa çıka geldi. Yanında General Bronsart Von Schellendorf, Yarbay Feldman ve Yarbay Felix Guze vardı.

Saldırının umutsuzluğu artık gizlenemez olmuştu. Enver Paşa'nın gittikçe hırçınlaştığı her halinden belliydi. Saldırı bir bozguna dönüşmek üzereydi. Bu hırçınlık ve bedbinlik içinde İhsan Paşa'ya dönerek sordu:

-"Teğmen hakkında verdiğim emir yerine getirildi mi?.."

İhsan Paşa büyük bir soğukkanlılıkla şöyle cevap verdi:

-"Hakkında idam kararı almak için harp divanına verdik, sorgusunu yapıyoruz!.."

Bu cevap üzerine Enver Paşa şöyle haykırır:

-"Ne sorgusu? Derhal idam edilecek!..."

Enver Paşa'nın emri çaresiz olarak yerine getirilecekti.

Askerlerden oluşturulan bir idam mangası Enver Paşa'nın ve Alman subaylarının bulunduğu yerin biraz gerisine düzenlerini aldılar. Ardından ağlamaklı bir ses duyuldu:

-"Ateş!..."

On tüfek birden patladı. Genç teğmen önce sarsıldı, sonra da kaykılıp karlar üstüne kapaklandı. Bir iki titreme belirtisi görüldü, ardından o da kesildi. Sıcak kanı kari eritmiş, cepheye gelirken, uğruna can vermeyi düşündüğü toprağa karışıp gitmişti!.

Enver Paşa'nın bu kanun tanımaz despotluğunun ardından Albay Arif Bey şöyle demektedir:

-"Zavallı genç bir zorba komutanın emriyle karargâh bölüğü tarafindan kurşuna dizildi!.. Zayıf vücudu yere yıkıldı!.. Fakat gözlerimizin önünde çöplüğe atılmış bir suçlu gibi değil!.. Sarıkamış'ta hayatlarını feda edenler gibi, şeref meydanına serilmiş bir şehit gibi gözlerimizde büyüdü ve yüreklerimizde öylece yer tuttu!..

(Hadiseye şahit olanlardan biri olan) Yarbay Şerif (Köprülü) ise şöyle diyor:

-"Donuk gözleri, zayıf ve bitkin, iki bacağının üstünde zorlukla duran iki avuçluk vücudu, ince kolları, bükülen boynu hâlâ gözümün önündedir. Bu çocuk da bir anadan doğdu!.. O ana da çocuğunun beşiğini sallarken aynen Enver Paşa'nın annesi gibi "oğlum büyük adam olsun, paşa olsun!.." diye ninni söyledi. Enver şimdi paşa oldu!... Ocak söndürmeyi, ev bark yıkmayı, ordular batırmayı becerdi!..."

(Sarıkamış Gerçeği / Beyaz ölüm - Hanri Benazus shf.554-559)

Hareket Ordusu Komutanları ve Kurmaylarıyla




Kısaca; Enver Paşa Kimdi?

Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında etkin olan Osmanlı asker ve siyaset adamı.

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurucu ve önderleri arasında bulunmuş, 1913'te Bâb-ı Âli Baskını adı verilen askeri darbeyle cemiyetin iktidara gelmesini sağlamış, 1914'te Almanya ile askeri ittifaka önayak olarak Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesine öncülük etmiş, savaş yıllarında "Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili" sıfatıyla askeri politikayı yönetmiştir.





Sarıkamış Harekatı

Enver Paşa, ülke 1. Dünya Savaşı’nda girdikten sonra Harbiye Nazırı olarak askeri harekâtın yönetimini eline aldı. 3. Ordu'nun Doğu Cephesi’nde Rus kuvvetlerine karşı giriştiği Sarıkamış Kış Harekâtı'nın komutanlığını üstlendi. Ocak 1915’te gerçekleşen harekâtta Türk birlikleri tam bir bozguna uğradı.

Enver Paşa, ordunun komutasını Hakkı Hafız Paşa’ya bırakıp İstanbul’a döndü ve savaş boyunca başka hiçbir cephede komutanlık üstlenmedi. Uzun bir süre İstanbul basınında Sarıkamış hakkında herhangi bir haber veya yayın yapılmasına izin vermedi. 26 Nisan 1915’te Harbiye Nazırlığı’nın yanı sıra Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, Eylül ayında korgeneralliğe yükseldi.

__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.