Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.12.14, 16:05   #18
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Ruby Bridges Hall (1954 ---)


Ertesi sabah annem benimle okula gidemeyeceğini söyledi. O çalışmak ve kardeşlerime bakmak zorundaydı. ‘Polis şefleri sana iyi bakacaklar, Ruby Nell’ dedi annem bana güvence vererek. ‘Korkarsan dua etmeyi unutma. Her yerde, her zaman Tanrı’ya dua edebilirsin, O hep seni duyar,’ dedi.

Okula giderken dua etmeye böyle başladım. Bağıran insanlar bana dokunacak gibi görünmüyorlardı. Duam benim koruyucumdu. Öfkeli kalabalığın içinden geçen adımlardan sonra Bayan Henry’yi görmek beni mutlu etmişti.

O (Bayan Henry) bana sarıldı ve sınıftaki o büyük öğretmen masası yerine sağ yanımda oturdu. Günler boyu sınıfta sadece Bayan Henry ve ben vardık.

Haber kanallarının deyimiyle ‘Ayrılıkçı Militanlar (segregationists)’, protesto etmek için sokaklara dökülmüştüler. Şehrin her yerinde ayaklanmalar patlak vermişti. Ailem ellerinden geldiğince beni koruyordu ama ailemin başına gelen sorunların benim ‘Beyazlar’ın okuluna gitmemden kaynaklandığını biliyordum. Babam işinden kovulmuştu. Alışveriş yaptığımız marketin ‘Beyaz’ sahipleri artık oradan alışveriş yapamayacağımızı söylemişlerdi. Mississippi’deki aile büyüklerimiz bile mağdur olmuştu. 25 yıldır çiftçilik yaptıkları toprakların sahibi orada yaşayan herkesin New Orleans’daki sorunlara sebep olanın onların torunu olduğunu bilindiğini, bu yüzden taşınmaları gerektiğini söylemişti.



Aynı zamanda, prorestolara karşı cesur davranan ve çocuklarını okula göndermeye devam eden birkaç beyaz aile vardı. Ama onlar benim sınıfımda değildi, bu yüzden onları hiç görmedim. Bu arada benimle ilgili haberleri duyan ülkenin dört bir yanından insanlar mektup ve bağış göndermeye başlamıştı. Bir komşu babama ev boyama işi verdi. Bizim için çocuk bakıcılığı yapan, sorun çıkaranlardan korumak için evimizi izleyen, hatta okula giderken polis şeflerinin kullandığı arabanın arkasından yürüyen insanlar vardı. Ailem, arkadaşlarımız ve komşularımızın yardımı olmadan bunu başaramazdı.

Ve ben, Bayan Henry olmadan o yılı kazanamazdım. Sınıfta onun yanında oturarak - sadece ikimizin olduğu o sınıfta -, dışarıdaki dünyayı unutmayı başardım. O okulu eğlenceli hale getirdi. Herşeyi birlikte yaptık. Teneffüslerde okulun bahçesine çıkamıyordum. Yani o odada/sınıfta oyunlar oynadık, egzersiz yaptık…

Onun bana entegrasyonu ve neden bazı insanların buna karşı olduğunu anlattığını hatırlıyorum. ‘Belli bir şekilde yaşamaya alışmış insanlar için değişmek kolay değil,’ demişti Bayan Henry. ‘Bazıları daha iyisini bilmiyorlar ve onlar korkuyorlar. Ama herkes böyle değil.’

Ben sadece altı yaşında olmama rağmen, ben onun anlatmak istediğini biliyordum…”



14 Kasım 1960’da New Orleans’daki kamu okullarının mahkeme kararıyla entegrasyonunun ilk günü
Norman Rockwell’in “The Problem We Live With” isimli çalışmasında anılmıştır.
(Eser 14 Ocak 1964 yılında Look Magazine’de yayınlanmıştır)



Ruby Bridges Hall,
as published in Guidepost, March 2000
Ruby Bridges adresinden alıntılanarak türkçeye çevrilmiştir.

Kaynak
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.