Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.01.15, 11:51   #42
Subutay
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 7 Yaşındaki Kızla Evlenebilirsiniz

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ZeZe Mesajı göster
Yanlış kaynaklardan gidiyorsun ( :

Sadece iki ayetten kısa örnek;
BAKARA 190;ve kâtilû (ve Savaşın Öldürün)
Fî sebîli allâhi (Allah yolunda.
BAKARA 191;Ve utkulû-hum (ve Onları öldürün)
Haysu (yer)
Sekıftumü-hum (onları bulun,yakalayın)

MUHAMMED 4.AYET ;Fe izâ (Artık,bundan sonra)
Lekîtum (karşılaştığınız)
Ellezine keferû (inkar edenleri)
Fe darbe (derhal vurun)
Er-rikâbi (Boyunlarını)

Onlarca benzer ayet var

BAKARA Suresi Ayet - 190

وَقَاتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُواْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبِّ الْمُعْتَدِينَ

Ve kâtilû fî sebîlillâhillezîne yukâtilûnekum ve lâ ta’tedû innallâhe lâ yuhıbbul mu’tedîn(mu’tedîne).

1. ve kâtilû : ve savaşın, öldürün
2. fi sebîli allâhi : Allah'ın yolunda
3. ellezîne : o kimseler, onlar
4. yukâtilûne-kum : sizi katlediyorlar, sizinle savaşıyorlar, sizi öldürüyorlar
5. ve lâ ta'tedû : ve aşırı gitmeyin, haddi aşmayın
6. inne allâhe : muhakkak ki Allah
7. lâ yuhıbbu : sevmez
8. el mu'tedîne : aşırı gidenler, haddi aşanlar

Bismillâhirrahmânirrahîm

Ve sizinle savaşanlarla (sizi öldürenlerle), Allah’ın yolunda savaşın (siz de öldürün) ve aşırı gitmeyin. Muhakkak ki Allah, aşırı gidenleri (haddi aşanları) sevmez.


BAKARA Suresi Ayet - 191

وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ وَلاَ تُقَاتِلُوهُمْ عِندَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتَّى يُقَاتِلُوكُمْ فِيهِ فَإِن قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْ كَذَلِكَ جَزَاء الْكَافِرِينَ

Vaktulûhum haysu sekıftumûhum ve ahricûhum min haysu ahracûkum vel fitnetu eşeddu minel katli, ve lâ tukâtilûhum indel mescidil harâmi hattâ yukâtilûkum fîh(fîhî), fe in kâtelûkum faktulûhum kezâlike cezâul kâfirîn(kâfirîne).

1. ve uktulû-hum : ve onları öldürün
2. haysu : yer
3. sekıftumû-hum : onları buldunuz, yakaladınız,
4. ve ahricû-hum : ve onları çıkarın
5. min haysu : yerden
6. ahracû-kum : sizleri çıkardılar
7. ve el fitnetu : ve fitne
8. eşeddu : daha şiddetli, daha kuvvetli, daha fena
9. min el katli : öldürmekten
10. ve lâ tukâtilû-hum : ve onları katletmeyin, onlarla savaşmayın, onları öldürmeyin
11. inde : yanında
12. el mescidi el harâmi : Mescid-i Haram
13. hattâ : oluncaya kadar, olmadıkça
14. yukâtilû-kum : sizinle savaşırlar
15. fî-hi : orada
16. fe : artık, bundan sonra, fakat
17. in kâtelû-kum : eğer sizinle savaşırlarsa,
18. fe uktulû-hum : o zaman, o taktirde, onları öldürün
19. kezâlike : işte böyle
20. cezâu : ceza
21. el kâfirîne : kâfirler


Bismillâhirrahmânirrahîm


Mescid-i Haram, insan öldürmeye Allah'ın müsaade etmediği yerdir. Ama Allah'ın düşmanları, yer ayırımı yapmadan Mescid-i Haram'da da mukaddes olan başka bir yerde de insanları öldürmektedirler. Böyle bir durumda Allah'ın dostları da Mescid-i Haram'da insan öldürmeye yetkili kılınmışlardır. Allahû Tealâ'nın dişe diş, göze göz olan cezalandırma sistemi kısastır. Allahû Tealâ bu yetkiyi, fitne kıtalden daha önemli olduğu için vermiştir. Allah'ın verdiği emirleri çiğnemek fitnedir. Allah'ın emirlerine karşı açık bir isyandır. Fitne çıkaranlar kâfirlerdir. Fitnenin sahipleri yaptıkları hükmün aynısı ile cezalandırılacaklardır. Allah'ın dostları, takva sahipleridir, birrin sahipleridir, hidayete erenlerdir, Allah'a teslim olanlardır, Allah'a kul olanlardır.


Burası din forumu değildir. Hepimiz Kuran-ı Kerim den ve tesfirlerinden yada diğer kaynaklardan öğrendik dini. Bu konuda burada ayet göstererek kesin yargılarımızı İslamiyete dayatmak hiçbirimizin harcı değildir. Ayet paylaşıyorsunuz doğrusunu ve tamamını paylaşmıyorsunuz.

Umarım bu son ayet paylaşımı olur.
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.