Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.01.15, 22:10   #59
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18753
Aldığı Teşekkür: 20030
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: 9 Eylül 1922 | İzmir'in Kurtuluşu


İzmir Fatihi “Yüzbaşı ŞERAFETTİN”


Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ten "İZMİR" soyadını almıştır.

1889 yılında İstanbul da doğan Yüzbaşı Şerafettin, 1906’da Harp Okuluna girmiş, 1909’da subay olarak mezun olmuştur.

Şerafettin Bey, 1913’de Üsteğmen, 1917’de Yüzbaşı olmuş, 1922’de İzmir’in kurtarılışından sonra Binbaşılığa getirilmiştir.

Kurtuluş savaşından önce, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarına katılmıştır.

Adını ise Sabuncubeli muharebelerinde bu muharebe sonrasında gerçekleştirilen Bornova’nın ve İzmir’in kurtarılışında duyurdu.

7 Ocak 1922’de Ankara’ya gelen ve Mustafa Kemal tarafından kabul edilen Buhara Halk Sovyetler Cumhuriyeti elçisinin getirdiği hediyeler içerisinde üç adet kılıç bulunmaktadır.

Bu kılıçlardan biri Mustafa Kemal’e, diğeri Batı Cephesi kumandanı İsmet Paşa’ya, diğeri ise ‘’İzmir Fatihi’’ dedikleri İzmir’e ilk girecek subaya verilmek üzere getirilmişti.

Bu kılıçlar Batı Cephesi Komutanlığı emrine alınmıştı. Başkomutan, Meclis kürsüsünden bunu usluna duyurdu. Bu sırada Beyrut Eşrafından Misbah Efendi de, aynı amaçla 500 altın lira ödül koydu.

İzmir’in işgalinden sonra, yüreklerde oluşan İzmir özlemi ve kenti kurtarma arzusu, toplumsal mitosa dönüştü.

Ordudaki subay ve erler arasında büyük bir heyecan seli yarattı. İzmir’e ulaşma düşü, yüreklerde kabarmış alevden bir topa dönüştü.

30 Ağustos günü düşmanın ana unsurlarının yok edilmesinin ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın ‘’Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir.’’ tarihi emrini alan ordu, İzmir’e akarken, İkinci Süvari Tümen Komutanı Yarbay Zeki Soy Demir, öncü olarak Birinci Süvari Alayını görevlendirdi.

Öncülerin öncüsü olma görevi de İkinci Süvari tümeninin 4. Alayında Bölük Komutanı olan Yüzbaşı Şerafettin’e verildi.

Yüzbaşı Şerafettin’in özel arşivinde, bu anı:
‘’Anlatılmaz bir hızla mesafeleri aşıyor, İzmir’e doğru uçuyorduk. Kaçan düşman, köyleri kasabaları yakıyor, intikamını sivil halktan alıyordu. Adım başı rastladığımız yürekler acısı manzara, hızımızı büsbütün arttırıyordu.’’ diye anlatmıştır.


Emekliye ayrıldığında İstanbul’a yerleşen Şerafettin İzmir, 6 Kasım 1951 yılında vefat eder. Eşi, Siret Hanım,’’ üçüncü kılıcı’’ İzmir de açılması planlanan İnkılap Müzesine verilmek üzere İstanbul Valiliğine verdi. Ancak bu kılıcın izine bir daha ulaşılamadı.
...


İzmir'in kurtuluşu sırasında kendisinin komutanı olan Fahrettin Altay yıllar sonra bir radyo programında, Yüzbaşı Şerafettin'in hasta ve sağ olduğunu unutarak, "Yüzbaşı Şerafettin çoktan ölmüş olmalı" demiştir.

Buna karşılık, Yüzbaşı Şerafettin'in bazı arkadaşları ona, ölmediğini belirtmesi için gazeteye açıklama niteliğinde bir yazı göndermesi gerektiğini söylemişler; ancak Yüzbaşı Şerafettin, "ben mezarımda hakkımda söylenenleri dinleyebiliyorum. Silah arkadaşıyız, onu mahçup etmek istemem. Koskoca komutanın yanlışı çıkarılıp öyle ulu orta söylenmez. Bırakın, olduğu gibi kalsın.." demiştir.


Kaynak
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.