Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.01.15, 19:11   #3
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,681
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20033
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Türkiye'de Kağıdın Tarihçesi

Beykoz Kağıt Fabrikası'nda çeşitli kağıtlar üretilmiş ve değişik fiyatlardan satılmıştır. Fabrika sadece İstanbul esnafının ve basmahanenin değil ordunun ihtiyacına da cevap vermeye çalışmıştır. Çok sağlıklı bir karşılaştırma yapılmasa da fabrikanın ürettiği kağıtların fiyat ve kalite yönünden piyasadaki ithal kağıtlarla baş edemediği anlaşılmaktadır. Yerli imalatın sürümü iyi olmakla birlikte tüccar tarafından dışardan ithal edilen yabancı kağıtlar rekabet etmesi zordu. Kaldı ki üretilen miktarlar sınırlı kaldığından devlet bile kendi ihtiyaçları için dışarıdan kağıt ithalini sürdürüyor, esnaf da yerli kağıda çok fazla itibar etmiyordu. Bu durumdan yakınan fabrika emini Ebubekir Efendi'nin sözlerini aktarmak daha sonra benzer yakınma ve değerlendirmelerle sıkça karşılaşacağımız için yararlıdır.

“İmal ve idaresine memur olduğum miri kağıt kârhanesinde imal olunan kağıdın füruhtu beherhal kağıtçı esnafına tevzi ile füruht etmeleri lazimeden olduğuna mebni eslafım kulları müddeti idarelerinde esnaf-ı mezkure kağıt tevzilerinde satılmamasını mucip hareket ile almaktan imtina ve aldıkları kağıdın bahası beş keseden ibaret olup iki senede cevr-i eza ile tediye etmeleriyle bu defa bendeleri dahi esnaf-ı merkumeye teklif eylediğimde yedlerinde efrenç kağıdının kesretinden bahisle guna gun azad ve izzet iderek imtina suretinde olduklarından ....”

Yukarıdaki satırlarda, esnafın ilgisizliğini yerli malın küçümsenişini ve satış koşullarının zorluğunu görmek mümkündür. Buna birde yerli üretimin yeterince arttırılamayışı ve amansız bir yabancı rekabeti eklenirse yerli kağıt üretiminin ezeli sıkıntısı gözler önüne serilmiş olur.

Nitekim Beykoz kağıt fabrikası1832 de kapanmamış ama etkinliği giderek azalmıştır. Bir İngiliz gözlemci 1844 yılında kağıt fabrikasının varlığını sürdürdüğünü belirtmekle birlikte öteki fabrikalar gibi bununda teşvik görmediğini ve dışarıdan ithalat yapmanın daha ekonomik sayıldığını söylemektedir. Bir Osmanlı gözlemcisi Abdurahman Şeref ise ticaret ve sanayinin değerini takdir edemeyişimizden yakınmakta ve kağıt fabrikasının faaliyetini durdurmasını eleştirmektedir:

“Beykoz hünkar iskelesi civarındaki ebniye-i meşhurede her ne kadar kaba saba ise de mülkümüzün eseri olarak kağıt imaline teşebbüs ve gayret bir müddet devam olunmuş ise de ticaret ve sanaiyatın kadr-ü kıymetini takdirde ve bu misillu şeylerin husulunü mücerret hükümeti seniyyeden beklemekte olan hata ve taksir tesiriyle o güzel asar-ı nafia düçar-ı tatil olduğu misillü...”


Konuyu ayrıntılarıyla ve birinci el kaynaklara dayanarak araştırmış olan Osman Ersoy Beykoz Kağıt Fabrikası'nın gelişememesinin en büyük nedenini insan gücüne ihtiyaç gösteren bu gibi tesislerin makine gücüne dayanan bir başka ifade ile kağıt üretimine sanayi devriminin getirdiği ivme karşısındaki başarısızlıkla açıklamaktadır.



İzmir Kağıt Fabrikası


XIX yüzyılda Türkiye’de ikinci kağıt fabrikasının İzmir’de kurulduğunu ve 1846 yılı sonlarına doğru kağıt üretimine başladığını görüyoruz. Konuyu incelemiş olan Osman Ersoy fabrikanın temel harfiatının 1844 yazında yapılmış olduğunu tahmin etmekte, fabrika ile ilgili belgelerin zaman aralıkları taşıdığı için faaliyetinin yıl yıl incelenemediği kaydetmektedir.

Bu fabrikaya ait bilgilerimize göre amaç ucuz kağıt üretilmesiydi ve fabrika 15 yıl için gümrük resminden muaf tutulmuştu. Ancak bu önlemin bile çalışmadığı İstanbul ve başka vilayetlere gönderilen kağıtlardan İzmir gümrükçüsünün resim almayı sürdürdüğü anlaşılıyor.

Fabrika Bryan –Donkin tipi modern bir kağıt makinesine sahipti ve burada yapılan kağıtların kalitesi iyiydi. Bu fabrikada üretilen kağıtların hiç değilse bir kısmı “eser-i cedid” kağıdı olarak bilinmektedir. Fabrikanın bir süre devletin kağıt ihtiyacının bir kısmını karşıladığını ancak devletin bile satın aldığı kağıdın parasını fabrikaya iki yıl geç ödediği düşünülürse başarısızlığın nedeni anlaşılır. Tarihçi Abdurahman Şeref bu durumu şöyle dile getirmektedir:

“Avrupa mamülatı kırtasiyenin rekabetiyle beraber sermayesinin veresiye kalması sebebi tatil olmuştur zannederim.”

O. Ersoy fabrikanın mülkiyet biçimi hakkında bir şey söylemiyor. M. A. Kağıtçı ise fabrikanın Düzoğlu Cüce Karabet ile Hoca Mihran tarafından kurulduğunu ve “özel teşebbüse” ait olduğunu belirtiyor.

Fabrikanın kapanış tarihi konusun da da kesin olarak bir şey söylemek mümkün değildir. O. Ersoy “1847-1851 arasındaki imalat hakkında bilgilerimiz eksiktir” ve “1851’in son ayları ile 1852’nin ilk iki ayında İzmir fabrikasından 72.615 kuruşluk kağıt satın alındı...” dediğine göre fabrikanın 1852 yılının hiç değilse ilk aylarında faaliyette oluğunu düşünmek olasıdır.

M. A. Kağıtçının “.... Ne yazık ki, Halkapınar Kağıt Fabrikası, 1843’te İzmit’te kurulması mukarrer kağıt fabrikası kuruluşunu daha teşebbüs devresinde akim bıraktırmayı başarmış olanların sabotajlarına ancak 6 ay dayanabilmiş idi” şeklinde görüşüne ise katılmak mümkün görünmemektedir.

Bu fabrikanın akıbeti hakkında Ömer Celal Sarç da şu değerlendirmeyi yapmaktadır:

“Kucak dolusu paraya mal olan bu fabrikaların mühim bir kısmı, mesela İzmir kağıt, hazinenin vaziyeti artık mütemadi açıklarını karşılamaya imkan vermediği için, bir müddet sonra kapanmıştır. Bu suretle bilgisizlik, idaresizlik ve suiistimaller yüzünden ve kısmen de kapitülasyonların milli fabrikaların himayesine imkan vermemesi dolayısıyla büyük ümitlerle başlamış olan bu sanayileşme hareketi iflas etmiştir.”





Hamidiye Kağıt Fabrikası

XIX yüzyıl sonlarında kurulan ve hakkında en fazla bilgi ve belge sahip olduğumuz kağıt fabrikası Hamidiye Kağıt Fabrikasıdır. Söz konusu fabrika II Abdülhamit tarafından Serkarin Osman Bey'e verilen 14 Eylül 1886 tarihli bir imtiyazname uyarınca kurulmuştur.





Buna göre “Hamidiye Kağıt Fabrikası” adıyla bir kağıt fabrikası kurma yetkisi ve imtiyaz 50 yıl süreyle Osman Bey’e veriliyordu. Osman Bey fabrikayı dört yıl içinde kurmayı kabul ediyordu ve fabrika için seçilecek yer devletin ise parasız, değilse devletçe satın alınacak ve imtiyaz sahibine verilecekti. İmtiyaz tarihinden itibaren 50 yıl süreyle kağıt fabrikası kurmak için başka hiç kimseye izin verilmeyecekti. Bununla birlikte bu fabrikanın imalatı ihtiyacı karşılayamaz ve başkaları daha uygun teklifler getirirse devlet yeni bir karar verme yetkisini elinde bulunduracaktı. Üstelik fabrika için gerekli yerli ve yabancı alet ve edevat ile üretilecek kağıtların ihracatından gümrük resmi alınmayacaktı. Ayrıca, imtiyaz sahibinin fabrika için bir şirket kurma yetkisi vardı.

Osman Bey bu imtiyaz uyarınca bir anonim şirket kurdu. Şirketin sekiz “fasıl” ve toplam 44 madde olan “Nizamname-i Dahili”si Düstur’un 1. tertibinin 6.cildinde yayınlandı. Buna göre, şirketin unvanı Hamidiye Kağıt fabrikası olacak ve Osmanlı kanun ve nizamlarına tabi bulunacaktı. Şirketin merkezi İstanbul’da olacak ve yabancı ülkelerde dahi şubeleri bulunacaktı. Şirketin sermayesi 300.000 Osmanlı Lira’sından hisseye bölünmüştü. Nizamname’ye göre şirket ayrıca tahvil çıkarmaya da yetkili olacaktı.

Nizamname’nin 7. maddesine göre “şirket hisse senedatının tamamı imza ve sermayesinin yüzde onu istihsal olunduktan sonra suret-i kat’iyede teşekkül etmiş” sayılacaktı. Nitekim 10 Haziran 1890 tarihli bir belgeden 27.300 İngiliz Lirası’nın Osmanlı Bankasının Londra şubesine 3 Haziran 1890 tarihinde yatırıldığı anlaşılmaktadır.

Şirketin yönetimi ve faaliyetleri genel kurul tarafından seçilecek 5-11 üyeden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütülecek ve”Meclis-i İdare Dersaadet’te içtima edecek tir”. Aynı maddeye göre şirket nizamnamesinin Osmanlı Devletince kabul edileceği tarihten itibaren iki yıl süreyle idare meclisinde Leonidas Zarifi Efendi, Cevad bey, Edvin Pears, John R.Thomson ve Thomas Charles Tucker görev yapacaklardı ve bunların görevlerinin umumi heyetçe onaylanması gerekmeyecekti.





İdare meclisi üyelerinin en az onar hisse senedine genel kurul üyelerinin ise beş hisseye hisseye sahip olmaları gerekiyordu. Hamidiye Kağıt Fabrikası Anonim şirketi Beykoz Kır mevkii ve Hünkar iskelesinde Osman Bey’in oğlu Ali Cevat Beye ait 42 dönüm arazyi satın aldı ve 19 Haziran 1890 tarihinde fabrikanın temeli, atıldı. Bu arada, ülke dışından gelecek makine ve aletler de İngiltere’deki Masson Scott firmasına ısmarlandı. Firma, temin edeceği dört kağıt makinesi ile diğer araç ve gerecin monte edilmesi işini de üstlendi. Ancak şirketin çıkardığı hisse senetlerinin rağbet görmemesi ingiliz firmasına senetlerin ödenememesine yol açtı ve dört makine içinde sigara kağıdı üretecek olandan vazgeçildi ve fabrikanın kurulmasından sonra altı ay süreyle Masson Scott firmasınca işletilmesi kararlaştırıldı. Bu yeni düzenlemelerden sonra fabrika kuruldu ve 22 Ocak 1893 tarihinde açıldı. Açılış törenine Padişah’ı temsilen Erkan-ı Harp Feriki Şakir Paşa katıldı.

Masson Scott firması anlaşma gereğince fabrikayı kurduktan sonra altı ay çalıştırdı ve Hamidiye Kağıt Fabrikası Anonim şirketinden alacağını istedi. Şirket borcunu ödeyemeyince mahkemeye gidildi ve mahkeme kağıt fabrikasını Masson Scott firmasına verdi. Firma fabrikayı çalıştırmak istediyse de kendi yönetim kurulunun “Masson Scott firmasının kağıt sanayiine makine yaptığı kendi müşterileri ile rekabet etmek anlamına gelecek” böyle bir faaliyetin doğru olmayacağı yolundaki itirazı üzerine fabrikanın faaliyeti sürüncemede bırakıldı. Böylelikle fabrika 1912 ılına kadar M. A. Kağıtçı’nın deyişi ile “metruk ve muattal” kaldı.

Masson Scott firması 1912 yılında fabrikayı satışa çıkardı ve fabrika Hamidiye Kağıt Fabrikası Şirketi tarafından satın alındı. Fabrikanın işletmeye açılması için hazırlıklar devam ederken fabrikaya haciz kondu ve imtiyazname gereği muaf tutulduğu kim resim ve rusumların ödenmesi istendi. Uzun girişimlerden sonra haciz kaldırıldı. İngiltere’den kağıt mühendisleri ve ustalar getirtilerek faaliyete başlandığı sırada Birinci Dünya Savaşı başladı ve İngiliz personel ülkelerine döndü.

Fotoğraflar: ekrembugraekinci.com
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti