Konu: Yüzleşmek
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.01.15, 17:56   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Yüzleşmek

YÜZLEŞMEK


İnsanların hayatında 12 yıl az zaman değildir. Devlet hayatında ise, devletin devamlılığı adına önemsiz gibi görülebilir ve fakat, DEVLET İÇİNE SIZAN KADROLARIN tahribatı az zamanda çok ise, aklıselim olanları düşünceye sevk eder… Ülke adına kaygılar başlar, kaygıların içinde özgürlük ve demokrasi budaması varsa, ülke yeni kanunlarla Polis devletine dönüştürülmeye çalışılıyorsa, ekonomi iyi değilse, yurttaşlar mal ve can güvenliğinden emin değilse, adalet ve hukuk seçkinler ve seçilenler elinde yandaş hale gelmişse, hukuk; Akp hukuku, hukukçu Akp’lileşmiş veya tarikat cemaat yandaşı haline gelmişse, sanayici, çftçi, işçi, memur, emekli, öğrenci, öğretmen yarınlardan ve Akp hükümeti ve Cumhurbaşkanından umut kesmişse, umutsuzluğu ülkeye kader ve yaşam fıtratı olarak dayatmaya çalışanlar, 3 Y dedikleri yasakları 2002 yılında kaldıracaklarını ilan ederek hükümet olmuşlarsa, yolsuzluk hortumları yandaşlara bağlanmış, yasaklar manzumesi sadece ilkel zihniyetlerine konulan yasakların kaldırılması ile sınırlı kalmışsa, yoksulluk kalkacağına sadaka kültürüne endekslenmişse, Türkiye’de yaşayıp, Türk olanlar tüm bu olumsuzlukları 12 yıldır millete dayatanlarla bire bir yüzleşme şansı bulamamışsa Türkiye adına kaygılanmamak elde değildir.


Türkiye’de 12 yıldır ne olmuştur? Türk milleti ve onun idari rejimi ile Cumhuriyeti ile hesabı olanlar, laik demokratik düzeni ile hesabı olanlar, adeta ya tarih olacaksın ya tarih yazacaksın misali sahnelenen oyunlar, taraf olmayanlar bertaraf olur tehdit ve kindarlığı, ya biat edecekler ya gidecekler kindarlığı, bu anlayışın getirdiği olumsuzluklarla geçen yıllar, Türk insanı yaşamını dolasıyla insana sevgi, umut, geleceğini bağlayanları perişan etmeye yetmiştir.

Düzmece belgeler, kurulan tuzak ve kumpaslarla geçen 12 yıl içinde insanlarımızdan bazılarının özgürlükleri çalındı, aile ve çalışma yaşamlarına darbeler indirildi, bazı davaların ben Savcısıyım diyenler bu gün için bizi yanıltmışlar diyerek günah çıkarmaya çalışması, insanların hayatından çalınan özgürlükleri geri verebilir mi? Yiten hayatları, kaybedilen sağlıkları, maddi manevi kayıpları geri verebilir mi? Bunlara sebep olanlar, kumpasçılar bir şekilde kaçak kara saraylar içine Kral misali kurulup, millet kesesinden saltanat sürmeye başladı. Kumpasçıların A babası kabul edilen Pensilvanya sakinlerine “ne istedilerde vermedik ” dediler, neler verdikleri paralel yapı ile ortaya çıktı, hizmet hareketi adı altında devleti ele geçirmeye çalışanların iç yüzü böylelikle bir kez daha anlaşılmış oldu.

Yüzleşmek deyimi bir anlamda bir vicdan muhasebesidir. Vicdan muhasebesinden yoksun olanlar, ne yaptıkları melanetlikleri ile, ne geçmişi ile, ne hırsızlığı uğursuzluğu ile yüzleşemezler. Çünkü yüzsüzlük onlar için bir meslek, takiye ise yüzsüzlüklerinin örtüsüdür.

Akp zihniyeti ile geçirilen 12 yıl ve geride bıraktığımız 2014 yılında, içerde ve dışarıda Türkiye ve Türk milletini ilgilendiren bir yığın olumsuz olaylar, sosyal yaşamı olumsuz etkileyen, çatışma, direniş, maden kazaları, atanamayan öğretmen sorunları, emeklinin çektiği mali sosyal ve sağlık açısından ızdıraplar, sendikal hareketlere indirilien darbeler, özgürlüklerin gazla copla, orantısız güçle dağıtılmaya çalışılması, eğitim sisteminde hurafelerin, dincilerin, gerici yobazların cirit attığı ortam ve olaylar, verilen taviz ve açılım saçmalıklarının yüreklendirdiği, terörist ve katil sürülerinin İl ve İlçelerde yaptıkları devlete rejime, Türk milletine karşı kalkışmaların bastırılmaması, yarım yamalak, yarım ağızla kamu düzeni sağlama söylemleri ve bütün bunlarla yüzleşmek durumunda olanların kara saraylarda saltanat sürmeye terfi etmesi, insanlarımızın hayatında ve vicdanlarında kabuk bağlayan yaralar olarak durmakta, bu insanların bu yapılacak seçimlere, seçimlerden sağlanacak sonuçlar ile Türkiye hayatına vurmayı tasarladıkları planlar, Kaygıları kat kat bin kez artırmaktadır.

Türk insanı kendisine emanet edilen hukuk üstünlüğü ve erkler ayrılığı kavramlarından doğan adaleti arar oldu. Adalet dağıtmakla görevli olanlar, ya paralel yapının ya da Akp’nin safında saf tutar oldular.

Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Zirve, Sarıkız, Ay ışığı, Polonezköy davaları, Berkin Elvan olayı, Ali İsmail, 17-25 Aralık rüşvet ve hırsızlık olayları, Adalet dağıtmakla görevli olanların yüzleşmesi gereken durumlar olmasına rağmen, olmadı olamadı. 17/25 Aralık olaylarının Savcı’sı Celal Kara basına verdiği beyanlar yüzünden Akp’li bir vekil tarafından defterini dürmezsek namert olalım kindarlığı gösterildi. Yüzleşmek, kafasını yastığa koyduğunda, bir günün muhasebesini yapan, yanlış yaptığında yanlışından dönüp tövbe istiğfar eden erdemli insanların yapacağı iştir. Ülkesine milletine yanlış yapan, kamu mallarını, yakınlarına peşkeş çekenler, ülkenin çeşitli yerlerini rant alanı haline getirip, rant gelirlerini birlikte ham yapanlar aslında yüzleşmesi gerekenlerdir ama; cümle sonuna ama velakin gibi ulamalar gelince arkasından geleceklerde bellidir.

2015 yılı bir seçim yılıdır ve 7 Haziran 2015 seçim günüdür. Türk milleti ile yüzleşemeyenler, 12 yıldır yanlış üzerine yanlış yapıp, ülke kurulu düzenini berhava etmeye çalışanlar, üzerine namusları ve şerefleri üzerine yemin ettikleri Anayasayı değiştirmeye çalışacakları, değiştirecekleri Anayasa ile Türkiye ve Cumhuriyetini berhava etmek isteyecekleri biliniyor, beyanlarından anlaşılıyor, sandık başına gidecek olanlar seçmen Türk milleti vatandaşları hem onlarla yüzleşecek hem hayatlarından bir daha gelmemeleri kaydı ile onları hak ettikleri karanlığa gömecektir inancındayım. Tersi olursa kader utansın demeyeceğim, oyları ile onlara bunları yapma şansı verenler utansın diyeceğim. Bunu yapamayanlar, çocuklarına torunlarına, seçmen çoğunluk kitlesine bunun hesabını veremezler.


28.01.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla