Konu: Türkçe
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 30.01.15, 17:46   #2
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Türkçe


. Resmi Durum

Türkiye Türkçesi, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Cumhuriyeti, Irak, Makedonya, Kosova, Romanya ülkelerinde çeşitli düzeylerde resmî kimliğe sahip bir dildir. Resmiyete sahip olduğu coğrafya, Türkiye Türkçesinin yayılım alanı içindedir; batıda Balkanlar’dan (orta ve kuzey) doğuda Orta Doğu’ya kadar bir alanı kapsar.

1982 T.C. Anayasasına göre Türkçe, Türkiye Devleti'nin dilidir. Bu yasa anayasanın Birinci Kısmının, Genel Esaslar Bölümünde, 3. Maddede geçer. Aynı zamanda, ilgili bölümde bulunan 4. Maddeye göre bu madde asla değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

« Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.- T.C. Anayasası»

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu dil ülkenin resmî dilidir.Irak’ta Kerkük ilinde resmî dildir.Kıbrıs Cumhuriyeti’nde (diğer adıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) anayasal olarak Türkçe, Yunanca ile beraber resmî dil olarak geçer ancak Türkçenin resmiyetinin uygulanmasında sorunlar vardır. Makedonya’nın batısında yer alan Gostivar, Merkez Jupa, Plasniça ve Mavrova ve Rostuşa Belediyesi sınırları içinde Türkçe resmî kullanımdadır. Kosova’da Prizren, Mamuşa, Gilan, Mitroviça, Priştine ve Vıçıtırın Belediyesi kapsamında Türkçe resmî dil statüsüne sahiptir. Prizren Belediyesi sınırları içinde Türkçenin resmiyeti ise ayrıca herhangi bir ölçütün dışında, Kosova Cumhuriyeti “Dillerin Kullanımı İçin Yasa” kapsamında yasa koruması altındadır. Romanya’da Türkçe, devletin ilgili bölge veya bölgeler için resmî olarak kabul ettiği azınlık dillerindendir.




. Resmi Olmayan Kullanımlar

Avrupa ve Asya kıtasındaki bazı ülkelerde Türkiye Türkçesi için günümüzde geçerli olan resmiyetin dışında, ciddi konuşurlara sahip olunsa da bu dilin çeşitli sebeplerle resmî dil statüsü kazanmadığı ülkeler de vardır. Bulgaristan nüfusunun %10 kadarının anadili olarak Türkçe için, Bulgaristan devlet televizyonunun Türkçe programları vardır. Kırcaalibelediyesi ise iki dilde hizmet verir. Deliorman ve Doğu Rumeli'de okullarda seçmeli anadili dersidir. Yunanistan'da ise İskeçe ve Gümülcine'de seçmeli anadili dersidir ve dinî işlerde de kullanılmaktadır. Rodos'taki 2500-3000 kişilik Türk azınlığı ise, Lozan Antlaşması kapsamı dışında kalarak Yunanistan’ın ana karasında Türklerin sahip oldukları haklardan yoksun olmuşlardır.



. Kurumsal Yapı ve Kullanım

Türkçe, Türkiye'nin ve Türkiye Türklerinin kurumsal dilidir. Türkiye'de Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur.





Türk Dil Kurumu, Türkiye Türkçesinin imlasının standartlarını belirleme, dil hakkında çeşitli düzeyde çalışmalar yapma gibi konularda faaliyetler yürütür. Günümüzde bu kurum, sadece Türkiye değil, dünya çapında Türkçe ve Türkoloji ile ilgili çeşitli çalışmalarda kurumsal yüzü veya akademik mensuplarıyla yer almaktadır.

Türk Dil Kurumunun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmıştır. Atatürk'ün sağlığında Millî Eğitim Bakanının Kurum başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi 1951'de değiştirilmiş; böylece Kurumun devletle bağlantısı koparılmıştır. İkinci önemli yapı değişikliği 1982-1983 yıllarında gerçekleştirilmiştir. 1982'de kabul edilen ve şu anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, bir Anayasa kuruluşu olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınmış; böylece devletle olan bağlar yeniden ve daha güçlü olarak kurulmuştur.
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.