Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.02.15, 00:36   #6
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161539
Aldığı Teşekkür: 177615
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Atatürk'ün Yurt Gezileri

  • Atatürk’ün İzmir Gezileri
Atatürk, 1922-1934 yılları arasında İzmir’e 12 kez gelmiştir. Atatürk’ün İzmir’e ilk gelişi 10 Eylül 1922’de dir. İzmir’in kurtarılmış olduğu o gün, ordunun başarıları üzerine bir bildiri yayınlamıştır. Ayrıca İzmir Belediye Meclisi’nin hemşehrilik teklifini kabul etmiştir.


Atatürk, İzmir İktisat Kongresi’nde Konuşma Yaparken
(17 Şubat – 4 Mart 1923)

İzmir’de 20 gün kadar kalan Atatürk, iç ve dış kamuoyuna birçok mesaj vermiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra 20 Ocak 1924’te İzmir’e gelen Atatürk 20 gün kadar çevreyi gezmiş, incelemelerde bulunmuş ve birçok konuda mesajlar vermiştir. 5 Şubat 1924 akşamı İstanbul gazetelerinin başyazarlarına vermiş olduğu yemekte, “Türk basını, milletin hakiki sesi ve iradesinin belirtisi olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale vücuda getirecektir” diyerek kamuoyunu etkilemede ki rolünü ortaya koymuştur.

Atatürk, İzmir'in Urla İlçesinde (30 Haziran 1926)



İzmir suikast teşebbüsü sonrasında 16 Haziran 1926’da İzmir’e gelen Atatürk, 9 Temmuz’a kadar bu yörede kalmıştır. 18 Haziran günü Anadolu Ajansı’na bir demeç veren Atatürk,” Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” demiştir. Bunun ardından İzmir’de ve yurdun her yerinde bu suikast teşebbüsünü kınayan mitingler yapılmıştır.

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, İzmir Kemalpaşa'da
(30 Ocak 1931)


Çok sayıda kınama telgrafı gelmiştir. Daha sonra 9 Nisan 1934’te İran Şahı Rıza Pehlevi ile birlikte İzmir’e gelen Atatürk, kamuoyunu yakından etkileyen mesajlar vermiştir. Nitekim 11 Nisan’da yapmış olduğu konuşmasında, “Arkadaşlar, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâplar için bilimin ve aydınların yolunda gideceğiz. Hedefimiz, cehaleti yenerek çağdaş uygarlık düzeyine çıkmaktır” demiştir.




  • Atatürk’ün İzmit Gezileri
İzmit’e 1922-1934 yılları arasında 7 kez gelen Atatürk, ilk gelişi olan 18 Haziran 1922 ‘de Fransız yazar Claud Farrere ile görüşmüştür. Atatürk, aynı zamanda bir Türk dostu olan C.Farrere kanalı ile Batı’ya önemli mesajlar vermiştir. Anadolu’da verilmekte olan Milli Mücadele’nin amaçlarını anlatmış ve bazı devletlerin Türkiye’ye kar ı takındıkları haksız tutumları üzerinde durmuştur.

Atatürk İzmit'te Öğrencileri Selamlarken


Atatürk, İzmit’te ikinci olarak geldiği 16 Ocak 1923’te uzun bir basın toplantısı yapmış ve Türkiye’nin geleceği ile ilgili önemli açıklamalarda bulunmuştur. Çok sayıda İstanbul gazetecilerinin katılmış olduğu bu basın toplantısında Atatürk, Ankara’nın başkent olması, Halifeliğin durumu, harf değişikliği, çok partili döneme geçilmesi vb. birçok konuda yerli ve yabancı kamuoyuna yapılacaklar hakkında bilgiler vermiştir.





  • Atatürk’ün Kastamonu Gezileri
Atatürk, Kastamonu’yu 23-31 Ağustos 1925’te ziyaret etmiştir. Atatürk’ün yurt gezileri arasında Kastamonu- İnebolu gezisinin özel bir yeri vardır. Çünkü bu gezide şapka ile kıyafet devrimini başlatmıştır. 24 Ağustos 1925 günü Kastamonu çiftçileri ile ilgilenen Atatürk, onların sorunlarını dinlemiş ve teşviklerde bulunmuştur. Fes ve sarığı eleştiren Atatürk, “Fikrimiz, zihniyetimiz medeni olacaktır.. Medeniyet öyle bir ateştir ki, ona kayıtsız olanları yakar ve mahveder” demiştir. Daha sonra memurlarla yapılan toplantıya Kastamonu Müftüsü’nün sarığını çıkararak gelmesi Atatürk’ü çok memnun etmiştir.

Atatürk'ün Kastamonu Gezisi (1925)



25 Ağustos 1925’te İnebolu’ya elinde bir panama şapka ile gelen Atatürk, çok büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Halk, ya başı açık ya da şapkaya benzer başlıklarla karşılamada bulunmuştur. Gece denizciler ve kayıkçılar gösteriler yapmıştır. Ertesi gün şehri gezerken toplanan halka bir konuşma yapan Atatürk, “Ben şimdiye kadar millet ve memleket için neler ve ne gibi inkılâplar yaptımsa hep bu şekilde halkla temas ederek, onların gösterdiği ilgi ve sevgiden kuvvet ve ilham alarak yaptım. Hedefimiz, millet ve memleketimizin selameti, mutluluğu ve ilerlemesidir” demiştir.

27 Ağustos 1925 günü Türk Ocağı’nda elindeki şapkayı göstererek yapmış olduğu uzun konuşmasında ise “.. Bu serpuşun adına şapka denir. Yunan serpuşu olan fesi giymek caiz oluyor da, şapkayı giymek neden olmuyor..” şeklinde konuşmuş ve halktan büyük ilgi görmüştür. İnebolu’dan Kastamonu’ya dönen Atatürk, 30 Ağustos 1925 günü Halk Fırkası’nda şapka ve kıyafet üzerine heyecanlı ve tarihi bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmasında, “Efendiler, Bizim ilham kaynağımız Türk Milleti’nin vicdanı olmuştur. Gerçek inkılâpçılar onlardır ki, ilerleme ve gelişmeye sevk etmek istediklerinin ruh ve vicdanlarına nüfuz etmesini bilirler. Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti’ni tamamen asri ve medeni bir toplum haline getirmektir. Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat medeniyettir. Efendiler, Türk Milleti çok büyük olaylarla ispat etti ki inkılapçı bir millettir” demiştir.

Kadınların kıyafetine de değinen Atatürk, “Bazı yerlerde görüyorum ki kadınlar yüzünü gözünü gizlerler. Medeni bir millet anası, millet kızı bu garip ekle girer mi? Derhal tashihi lazımdır” diyerek bu doğrultuda da uyarılarda bulunmuştur. Atatürk, Kastamonu ve İnebolu gezilerinde kıyafet ve çeşitli konularda önemli mesajlar vererek yapılmakta olan yenilikler için kamuoyu oluşturmuştur. Bununla bölgede etkili olmuştur.

İnebolu'da Mareşal Kıyafetiyle (26 Ağustos 1925)



Örneğin, halkın heyecanı arasından Ilgazlı bir genç, Atatürk’e öyle bir karşılık vermiştir, “Emin olunuz Paşam, istiklal ve namus uğrunda kurban olanların gözleri açık gitmemiştir. Cumhuriyeti bize temin eden siz, milletin ruhu, kalbi ve gözbebeğisiniz” şeklinde konuşmuş ve “Yaşasın Cumhuriyet” demiştir.


Böylece Atatürk, Kastamonu - İnebolu gezisinden ve vermiş olduğu mesajların alınmasından çok memnun olmuştur. Bu mesajları ile aynı zamanda yurt genelinde kamuoyu oluşturmuştur. Nitekim Ankara’ya döndüğünde, şapka ile karşılanmıştır. Bunu daha sonra yurdun öteki yerleri izlemiştir.
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.