Konu: Ateizm
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.03.15, 03:38   #66
Bursalı68
Tam Üye

Bursalı68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 8
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 625
Aldığı Teşekkür: 1110
Rep Derecesi : Bursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyorBursalı68 gurur duyuluyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Ateizm

Alıntı:
Dinde sorgulama yoktur diye bir şey yok. Allah soru sormayı yasaklamıyor. Sorulacaktır Elbet.
İslamiyetin cevap veremediği soru olmamıştır. Bu ve buna benzer komik sorular internette oldukça fazla, bu soruyuda büyük olasılıkla ilk olarak 3 yaşında bir çocuk babasına sormuştur öyle meydana çıkmıştır. Yok olanda aynı yok edilende tam bir mantık hatası.
Sevgili Slower, bu başlık altında 10 nolu mesajın dikkatimi çekti...Ancak bu mesajını üçe ayırdım...Birinci kısımda ( koyu siyah) haklısın...İkinci kısımda (kırmızı) haksızsın...Üçüncü kısım (mavi) ise sadece inançlıları değil, inançsız olanlara da denk gelebilen tarzda sorulardır ki o soruların üzerinde durmuyorum zaten...

İkinci kısımla ilgili olarak bir kaç örnek sorum olacak...İslama bakıp ne söyleyebilirsin...:

-Hz.Peygambere gelen SON VAHY ağırlıklı ittifakla...: " Bu gün dinizi kemale erdirdim, din olarak size İslamı seçtim " şeklindeki ayettir, bununla Kur'an'a NOKTA konmuş ve Hz.Peygamber, rivayetlere göre bu ayetin gelişinden yaklaşık 2-3 gün sonra vefat etmiştir...

Bu ayet MAİDE Suresi 3. ayettir...Bakalım o ayet nasılmış...:
MAİDE
3.Hurrimet aleykumul meytetu ved demu ve lahmul hınzîri ve mâ uhılle li gayrillâhi bihî vel munhanikatu vel mevkûzetu vel mutereddiyetu ven natîhatu ve mâ ekeles sebuu illâ mâ zekkeytum ve mâ zubiha alân nusubi ve en testaksimû bil ezlâm(ezlâmi), zâlikum fisk(fiskun), el yevme yeisellezîne keferû min dînikum fe lâ tahşevhum vahşevni, el yevme ekmeltu lekum dînekum ve etmemtu aleykum ni’metî ve radîtu lekumul islâme dînâ(dînen) fe menidturra fî mahmasatin gayra mutecânifin li ismin fe innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

3.Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Az buçuk ilkokul, ortaokul ve liselerde KOMPOZİSYON yazmışızdır...Kompozisyon üç bölümlüdür...: Giriş, gelişme, sonuç...

Yukarıdaki ayete baktığımızda Giriş ve Sonuç bölümü tamam, aynı şeyden bahsediyor...Peki ortadaki bölüm yani gelişme bölümü nedir...? Kel alaka bir olay...!

Soru 1...: Bu ayet DOĞRU mu...? Yani ayetin ASLI böyle mi...? Değil ise doğru yeri neresi...?
Soru 2...: Bunun gibi başka ayetler olmadığının GARANTİSİ nedir...?
Soru 3...: Anlam açısından bozunma vardır-yoktur ayrı bir konu ancak baştan aşağı okumaya kalktığımızda anlam bütünlüğü korunuyor mu...?

Bir örnek daha...Bu biraz DETAY olacak ancak, hani tek tek değil de KOMPLE okununca anlaşılıyor ya o meyanda soruyorum bu detayı...

HACC
26.Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekânel beyti en lâ tuşrik bî şey’en ve tahhir beytiye lit tâifîne vel kâimîne ver rukkais sucûd(sucûdi).

26.Bir zamanlar İbrahim'e Beytullah'ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.

-Mealde geçen TAVAF kelimesini Arapça'sında gösterebilir misin...?
-Mealde geçen " secdeye VARMAK " kelimesini Arapça'sında gösterebilir misin...?

İslam'a da sorsanız olur...!!

Başka bir soru daha soracağım...Bunun için bir iki ayeti ard arda yapıştıracağım...:

FURKAN
51.Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.

ŞURA
7.Şehirlerin anası (olan Mekke'de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.

İBRAHİM
4.(Allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.

YASİN
5.(Bu Kur'an) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
6.Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.

ZUHRUF
44.Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.

Sevgili Slower...Bu yukarıda sıraladığım ayetlerden İslama göre çıkarttığın sonuç nedir...?

Benim çıkartığım sonuçlar şunlar...:
-Her kasabaya, kente peygamber gönderilmemiş..
-Sadece merkezlere peygamber gönderilmiş...
-Hz.Peygamber ataları uyarılmamış ve gaflet içerisindeki ARAP TOPLUMUNA gönderilmiş..
-Ve her gönderilen peygamberin kendi toplumunun diliyle konuştuğu gibi Hz.Peygamber de kendi toplumunun dili olan ARAPÇA konuşmaktadır...

Bunların hangisi EVRENSEL...?

Şimdi bir eleştiride bulunacağım, belki biraz ağır olacak ancak olmalı...Bunun için de iki ayet kullanacağım bakalım ne göreceğiz...:

HACC
25.İnnellezîne keferû ve yasuddûne an sebîlillâhi vel mescidil harâmillezî cealnâhu lin nâsi sevâenil âkıfu fîhi vel bâd(bâdı), ve men yurid fîhi bi ilhâdin bi zulmin nuzıkhu min âzâbin elîm(elîmin).

25.İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid-i Harâm'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

vel bâd(bâdı)...: ve çölden gelenler, dışardan gelenler

TEVBE
97.El a'râbu eşeddu kufran ve nifâkan ve ecderu ellâ ya'lemû hudûde mâ enzelallâhu alâ resûlihî, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

97.Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

TEVBE
98.Ve minel a'râbi men yettehızu mâ yunfiku magramen ve yeterabbesu bi kumud devâir(devâire), aleyhim dâiratus sev’i, vallâhu semîun alîm(alîmun).

98.Bedevîlerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Bekledikleri) o kötü belâ kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.

Sevgili Slower...Arapça'da ÇÖL ARABI veya BEDEVİ kelimesi BAD/BADI/BADIYE dir...Ancak elin arabı Kur'an'da YEDİĞİ FIRÇAYI farkedince ARAP kelimesi bir çentik ile olmuş A'RAP ve tevillere de bunun karşılığı Çöl Arabı, Bedevi olarak geçmiş...İşte Kur'an'dan ayet...! Şimdi İslam'a sor bakalım bu konuda ne diyecek...Emin ol ben de merak ediyorum...Kur'an ayetleri üzerinde OYNANMIŞ ayetlerdir...Bunu " harf devrimi " kılıfına sokarak, NEBATİ ARAPÇA yı ortadan kaldırarak çözmüşler...Evet Nebati Arapça ASURİ çivi yazısından dönüştürülmüş, İbranice ile akraba bir yazıdır...Genellikle KONUŞMA dili olarak kullanılmıştır ve lehçeleriyle birlikte 29 dan çok daha fazla harf içermektedir...Bunun zorluğu anlaşılır bir durum...Ancak bir KAYNAK zor anlaşılıyor diye ASLI YOK EDİLEBİLİR Mİ...? Arap kafası yok etmiş işte...! Şimdi çık işin içinden çıkabilirsen...İşin içinden çıkılamasın ki müracaat edilen kaynaklar rivayetler olsun değil mi...?

Bu arada sanma ki bu sorun sadece ve sadece Kur'an'a ait bir sorun...Hayır tüm din kitaplarında bu tür FİYASKOLAR bolca miktarda var...Diğer din kitaplarına girmeyişimin nedeni " tereciye tere satmamak " adınadır...

Şu kadarını söyleyeyim, Arap yarımadasında, koskoca bir dini ortaya koyan Hz.Peygamber'in adı bir tek yerde geçmez...Taaa ki Halife Abdül Melik Bin Mervan dönemine dek...İlk kez onunla başlar MUHAMMED isminin yazımı...İlginç değil mi...? Bir başka ilginçlik daha o hani müzelerde bulunan ORİJİNAL diye bilinen 3 kopyanın, labaratuarlardaki test ve incelemelerinin sonucunda ( yazı, mürekkep, kağıdı..v.s...v.s...leri ) yaklaşık bizlere 800-900. yüzyılları vermektedir...Bu anlamda en eski Kahire'de saklanan KODEKS ler, yazmalardır ki, o yazmaların da tarihi Halife Abdül Melik Bin Mervan dönemine ait olup, ortalama 710 lu yıllara tekabül eder...Ancak o yazmalarda da işaretlemeler, herekelemelerin hiçbiri yoktur...

Şimdi insanlar hangi doğruya inanacak...? Yada doğru diye bildiklerimiz ne kadar doğru...?

Neyse umarım bir gün doğrular tam olarak ortaya çıkar da bu kargaşa da biter...

Kalın sağlıcakla...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
Bursalı68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.