Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.03.15, 18:15   #8
Asena
» Memleket Delisi «

Asena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2014
Konular: 108
Mesajlar: 2,401
Ettiği Teşekkür: 13692
Aldığı Teşekkür: 9784
Rep Derecesi : Asena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardırAsena şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Fuzuli l Türk Divan Şairi






Şiirlerinde görülen kavramlardan simya, gökbilim konularıyla ilgilendiği, İslam ülkelerinde pek yaygın olan ve gelecekteki olayları bildirmeyi amaçlayan "gizli bilimler"le ilişkili bulunduğu anlaşılmaktadır. İslam bilimleri içinde hadis, fıkıh, tefsir ve kelam üzerinde durduğu, gene yapıtlarında yer alan kavramların incelenmesinden ortaya çıkmaktadır. Türkçe, Arapça, Farsça divanlarında bulunan şiirleri, bu üç dili de çok iyi kullandığını, onların bütün inceliklerini kavradığını göstermektedir. Yapıtları incelendiğinde İran şairlerinden Hâfız, Türk şairlerinden de Nesîmî, Nevâî ve Necati'yi izlediği, onların şiir anlayışını, duygu ve düşüncelerini benimsediği görülür.

Fuzuli iyi bir eğitim almak için ilk önce Hillah sehrinde bir Müftü olan babasından, ve daha sonra Rahmetullah adındaki bir ögretmenden eğitim almıstır. Daha sonraki eğitim hayatı hakkında bir bilgi olmamakla birlikte;
eserlerinden islami bilimler ve Dil alanında çok iyi bir eğitim aldığı anlasılmaktadır. Ayrıca Su Kasidesi'nin 2. Beytinde;

"Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem" "Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su"

diyerek astronomi bilgisinin de iyi olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca hamse sahibidir.

Azerice Divanı'nın önsözünde;

"İlimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvarda degersiz demektir"


Azerice, Arapca, ve Farsca divan şiirlerini yazmıştır. Eserlerinde kullandığı dil dönemindeki divan şairlerine göre daha sade, anlaşılır bir Türkçedir. Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.

Bedensel zevklerden ziyade tasavvufî bir aşk, Ehl-i Beyt'e duyulan özlem, ayrılık acısı şiirlerinin konusunu teşkil etmiştir. Duygu ve düşüncelerini çok içten ve lirik bir şekilde ifade etmeyi kolayca başarmıştır. Bu açıdan bakıldığında Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre'dir.

"Leyla ve Mecnun" mesnevîsi aynı konuda yazılmış (Arapça ve Farsça dahil) en iyi mesnevîlerden biridir.
İran şiirinden Hafiz, Türk şiirinden ise Nesimi ve Nevai
çizgisini en başarılı şekilde kemâle erdirmiştir. Kendisinden sonra gelen bütün divan şairlerini etkilemiştir. Onun, Kerbela'da 1556 yılında içinde yaygın olan salgın bir hastalık sonucunda, veba veya kolera'dan öldüğü tahmin edilir. Şiirlerinin başkalarıyla karışmaması için gereksiz, manasız anlamına gelen fuzuli mahlasını kullanmıştır.
Fuzûlî'nin yasami konusunda bilgi veren kaynaklar birbirini tutmamakta, genellikle söylenceyle gerçegi ayirma olanagi bulunmamaktadir. Onunla ilgili güvenilir bilgiler, yapitlarinin incelenmesinden, kimi siirlerinin açiklanisindan kaynaklanmaktadir. Bunlardan anlasildigina göre Fuzûlî iyi bir ögrenim görmüs, özellikle Islam bilimleri, tasavvuf, Iran edebiyati konularinda çalismalar yapmistir.

Fuzûlî'nin bütün yaratici gücü, yasam ve evren anlayisini, insanla ilgili düsüncelerini sergiledigi siirlerinde görülür. Ona göre siirin özünü sevgi, temelini bilim olusturur. "Bilimsiz siir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da degersizdir" anlayisindan yola çikarak sevgiyi evrenin özünü kuran bir öge diye anlar, bu nedenle "evrende ne varsa sevgidir, sevgi disinda kalan bilim bir dedikodudur" yargisina varir. Sevginin yaninda, siirin örgüsünü bütünlüge kavusturan ikinci öge üzüntüdür, sevgiliye kavusma özleminden, ondan ayri kalistan kaynaklanan üzüntü.
Üzüntünün, ayrilik acisinin, kavusma özleminin odaklastigi baslica yapiti Leylâ ile Mecnun'dur. Burada seven insan, bütün varligiyla kendini sevdigi kimseye adamistir, ancak sevilen kimsede yogunlasan sevgi tanrisal varligi erek edinmis derin bir özlem niteligindedir. Sevilen insan bir araç, onun varliginda görünüs alanina çikan Tanri, tek erektir. Fuzûlî, bu konuda Yeni-Platonculuk'tan beslenen tasavvufun insan-tanri anlayisina bagli kalarak, varlik birligi görüsünü islemistir. Ona göre gerçek varlik Tanri'dir, bütün nesneler ve onlari kusatan evren Tanri'nin bir görünüs alanidir. Bu nedenle yaratilis, tanrisal varligin görünüs alanina çikisi, bir isik (nûr) olan "Tanri özü'nden disa tasmasidir (sudûr); "Zihî zâtin nihân u ol nihandan mâsivâ peydâ" (Senin özün gizlidir, bu görünen evren o gizli özünden ver olmustur).
Fuzûlî'nin anlayisina göre insan "seven bir varlik"tir, bu sevgi Tanri ile insan arasindaki bagin özünü olusturur, ayri insanin Tanri'ya yaklasmasini saglar. Bu nedenle de yalniz insan sevebilir. Varlik türlerinin en yetkini, en olgunu olan insan Tanri'nin gören gözü, konusan dili, duyan kulagidir. Insanda Tanri istenci disinda bir eylemi gerçeklestirme olanagi yoktur. Insan biri gövde, öteki ruh olmak üzere iki ayri özden kurulu bir varliktir. Gövdenin toprak, yel (hava), od (ates) ve su gibi dört olusturucu ögesi vardir. Ruh ise tanrisaldir, gövdede, gene Tanri buyruguyla bir süre kaldiktan sonra, kaynagina, tanrisal evrene dönecektir, bu nedenle ölümsüzdür. Insanin yeryüzünde yasadigi sürece ruhunun kutsalligina yarasir biçimde davranmasi, dogruluk, iyilik, erdem, güzellik gibi degerlerden ayrilmamasi, özünü bilgiyle süslemesi gerekir. Fuzûlî, "maarif" adini verdigi gönül bilgisini kisinin özünü isiklandirmasi için bir kaynak diye yorumlar, "ey güzel zâtin maârif birle tezyîn edegör" dizesiyle bu konudaki görüsünü açiklar. Onun ahlakla ilgili görüslerinin temelini kuran dogruluk, iyilik ve erdem gibi üç ögedir. Bu üç ögenin karsiti baski (zulm), ikiyüzlülük (riyâ) ve bilgisizliktir (cehl). "Selâm verdim rüsvet degildir deyu almadilar" diye baslayan Sikayet-nâme'sinde çaginin yolsuzluklarini, ahlaka, Islam dininin özüne aykiri davranislari sergilenirken, Türkçe Divan'inda da "zalimin zulm ile akçe toplayip yardim edermis gibi baskalarina dagittigini, oysa cennete rüsvetle girilmeyecegi" anlamindaki dizelere genis yer verir. Ona göre bu yeryüzü bir alisveris yeridir, herkes elindekini ortaya döker. Bilgiyi seven erdem ve beceriyi, dünyayi seven de altini, gümüsü sergiler:
Dehr bir bâzârdir her kim metâin arz eder Ehl-i dünya sîm ü zer ehl-i hüner fazl u kemal

  • Fuzuli'nin Eserleri

Fuzuli sadece sairligiyle degil, yapitlarinin çokluguyla da meshurdur. Üç divanindan baska basta Leylâ ve Mecnun olmak üzere birçok eseri vardir. Baslica eserleri sunlardir: Leylâ ve Mecnun (ünlü bir mesnevidir); Hadikat-üs-Süeda (Kerbelâ Olayi'ni konu alan bu düzyazi ve siir karisimi eser, sairin en önemli kitaplarindan ve Türk edebiyatinin saheserlerinden biridir, sonraki sairleri büyük ölçüde etkilemis, birçok defa basilmistir); Beng ü Bade (500 beyitlik Türkçe mesnevi); Heft-Cam (327 beyitlik bir sakiname); Rind ü Zahid (Farsça düzyazi); Hüsn ü Ask (Farsça düzyazi); Sikâyetname (Türk mizah ve hiciv edebiyatinin saheserlerindendir) v.d.

  • Başlıca Eserleri:

Divan (Türkçe), (ö.s.) 1838; Sihhat ve Maraz, (ö.s.), 1940; Enisü'l-Kalb, (ö.s.), 1944; Terceme-i Hadis-i Erbain, (ö.s.), 1951, ("Kirk Hadis Çevirisi"); Beng ü Bâde, (ö.s.), 1956; Hadikatü's-Süedâ, (ö.s.), 1955, ("Mutlularin Bahçesi"); Leylâ ve Mecnun, (ö.s.), 1955; Rindü Zahid, (ö.s), 1956; Divan (Arapça) (ö.s.),1958; Mektuplar, (ö.s.), 1958; Divan (Farsça), (ö.s.), 1962; Heft Câm, (ö.s.), 1962.


  • Leylâ ve Mecnun

Türkçe divani kadar ünlüdür. Bir Arap emirinin kizi Leylâ ile ona âsik olan bir Arap gencinin basindan geçenleri anlatir. Mesnevi tarzinda yazilmistir. Zamanimiza kadar 30 defadan fazla basilmis, bütün önemli dünya dillerine çevrilmistir. Rusya'da opera olarak da bestelenmistir.
Kaynak:
Vikipedi:
__________________
•*¨`*•.¸¸.•´*¨`*•K.Atatürk•*¨`*• .¸¸.•´*¨`*•
Asena isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Asena'in Mesajına Teşekkür Etti.