Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.04.15, 17:47   #1
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Exclamation Seçime Doğru-3 (MHP'nin Açmazı Milliyetçilik - Ümmetçilik)



MHP'NİN AÇMAZI
( MİLLİYETÇİLİK > ÜMMETÇİLİK )

Sağın, Milliyetçi Sağ ve Dinci Sağ olarak iki gruba ayrıldığını söyleyebiliriz.

Milliyetçi Sağın Türklüğe,
Dinci Sağın ise İslami Ümmetçiliğe önem verdiğini daha önceki yorumlarımda yazmıştım.

(Yurdumuzda Türkçülük Akımının başını çeken Nihal Atsız’ın izinden giden) Milliyetçi Sağ için,
Türklük (Milliyet) önemliyken,

Dinci sağ için;
Milliyet (Türklük) önemli olmayıp, (milliyetler farklı olsa bile) aynı dinden (İslam ümmetinden) olmak (Ümmetçilik) önemlidir.

Ülkemizde, bu iki sağ grubu bir araya getirmek isteyen kişiler ve çevreler, TÜRK-İSLAM SENTEZİ fikrini ortaya atmışlar ve Muhsin Yazıcıoğlu, (Türkçülüğün daha baskın olduğu MHP çizgisinden ayrılıp Dinin daha baskın olduğu) BBP partisini kurmuştur.

Böylece TÜRKLÜK ve İSLAM kültürü bir araya getirilmeye çalışılmıştır.

MHP de bu akımdan etkilenmiş ve Türklük Ülküsü'nün(Kızılelma) yanında İslami düşünceye de daha fazla ağırlık vermeye başlamıştır.

Fakat zamanla görülmüştür ki;
Milliyetçilik düşüncesi;
İslam’ı kutsal sayıp, değer verirken,


İslami Düşünce;
Milliyetçiliğin hiç önemli olmadığını, aynı dinden
(aynı ümmetten) olmanın önemli olduğunu (Ümmetçilik) savunur.
(Ümmetçilik düşüncesi ile Milliyetçilik düşüncesi ile taban tabana zıttır.) Ümmet düşüncesi, Milliyeti yok sayar, ortadan kaldırır. KAYNAK
Bu ümmetçilik düşüncesinin etkisinde kalan milliyetçi birey zaman (yıllar) geçtikçe milliyetçi duygularla kin ile baktıkları PKK ve HDP'ye aynı dinden olma (aynı ümmet) gözüyle bakmakta ve AKP'nin (Bölünmeye yol açacak) açılım politikalarını destekler duruma gelmektedir.

(özellikle) Genç Milliyetçi MHP sempatizanları, önceleri milliyetçilik duyguları ağır basarak milliyetçiliğe önem verirlerken,
Yıllarca yaptıkları ibadetleri esnasında aldıkları dini telkinlerle aynı ümmetten olmanın yeterli olduğuna ikna olmakta ve milliyetçilik çizgisinden uzaklaşarak ümmetçi görüşe yaklaşmaktadırlar.

Milliyetçi kesim, ülkemizde
(din eğitimi,türban veya İsrail gibi) dini konularda gerginlik yaratıldıkça ve yaşlandıkça, dini yönü daha ağır basmakta (MHP seçmeni) Milliyetçi çizgiden uzaklaşarak, Ümmetçi (İslami düşünce ve yaşam) çizgiye kaymaktadır.
.
AKP, bu durumu çok iyi bildiği için zaman zaman (din eğitimi,türban veya İsrail gibi konularında) dini konuları gündeme getirerek, MHP’yi dini ağırlıklı konulara çekmekte, MHP dini konuları destekler konuma geldikçe , MHP seçmeninin dini duyguları kabarmakta, böylece milliyetçi çizgiden uzaklaşarak, ümmetçiliğe kaymaktadır.

AKP
(zaman zaman) HDP ile işbirliği yapmaktan çekinmezken, bir çok iç ve dış politika konularında, AKP'ye karşı CHP ile birlikte hareket eden MHP’yi, dindar olmayan (dinsiz) sol ile birlikte hareket etmekle suçlamakta, dini kullanarak MHP’yi zorlamaktadır.
Bunun bilincinde olan MHP,
hiç bir protesto mitinginde sol gruplar birlikte olmamaya çalışmakta, bir taraftan AKP’yi eleştirirken, bir taraftan da protestoları yapan (sol) grupları eleştirerek (garip bir tutarsızlık) ikilem sergilemektedir.
MHP ve CHP tabanının birlikte hareket edememesi de AKP'nin ekmeğine yağ sürmekte ve sol ile yakınlaşması engellenen MHP tabanından , sürekli olarak AKP'ye oy kayması yaşanmaktadır.

********************

MHP oylarının AKP’ye kayışını görebilmek için geçmiş seçim sonuçlarına bir göz atmak yeterlidir.

1995 Genel Seçimi (Alpaslan Türkeş): MHP oyları: 2 300 000 Oranı:%8.1 Toplam seçmen sayısı: 34 243 milyon KAYNAK
1999 Genel Seçimi (Devlet Bahçeli): MHP oyları: 5 600 000 Oranı %17.97 Toplam seçmen sayısı: 37 500 milyon KAYNAK
2002 Genel Seçimi (Devlet Bahçeli): MHP oyları: 2 635 000 Oranı % 8.36 Toplam seçmen sayısı: 41. 291 milyon KAYNAK (AKP İktidarının başlangıcı, 1999 Seçimlerine göre, seçmen sayısı 4 milyon arttığı halde MHP oyları , 3 milyon azalmış,oylar kime gitti?)

2007 Genel Seçimi (Devlet Bahçeli): MHP oyları: 5 000 000 Oranı %14.27 seçmen sayısı 42 571 milyon KAYNAK (seçmen sayısı 5 yıl önceye göre 1,5 milyon artmış ama hala 99 seçiminde seçmen sayısı daha az olduğu halde ,MHP almış olduğu 5,600 000 seçmen oyunun 600 binini kaybetmiş, eğer yeni oy kullanan 1 500 000 seçmen içinden de MHP’ye de oy atıldığını varsayarsak, kayıp oylar hangi partiye gitmiştir?

2011 Genel Seçimi (Devlet Bahçeli) MHP oyları: 5 585 000 oy Oranı %13.1 Toplam seçmen sayısı: 52 806 milyon KAYNAK

(Öncelikle):
1995 genel seçimleri seçmen sayısı: 34 243 000
1999 genel seçimleri seçmen sayısı: 37 500 000
2002 genel seçimleri seçmen sayısı: 41 400 000
2007 genel seçimleri seçmen sayısı: 42 790 000 iken,
(Seçimden seçime ortalama 3-4 yılda 2-3 milyon gibi bir artış olurken,
2011 genel seçimleri seçmen sayısı: Sadece 4 yılda 50 237 000 gibi inanılmaz rakamlara ulaşmış (yaklaşık 7,5 milyon artmış) bu durum muhalefette seçim hilesi iddialarını gündeme getirmiş (sahte seçmen) ama dikkate alınmamıştır.)

Biz yine MHP’ye dönersek, 2011 seçimlerinde 5 585 000 seçmenin oyunu almıştır.
Bu seçmen sayısı 12 yıl önce 1999 seçimlerinde MHP’nin aldığı oydan 100 000 kadar azdır.

Şimdi soruya gelirsek,
eğer MHP 1999 seçimlerinde 5 600 000 oy almışsa ve 1999 seçimlerinden 2011 seçimlerine kadar 13 000 000’dan fazla seçmen artışı olmuşsa ,
(üstelik bu dönem PKK terörü nedeniyle milliyetçiliğin ön plana çıktığı, milliyetçilik akımının zirve yaptığı yıllardır.)
O zaman, niçin MHP seçmen sayısında artış olmamış, aksine düşüş olmuştur?

(Bence) Bu dönemde, MHP'nin (ilk defa oy kullanan genç seçmenlerden) müthiş bir seçmen kazanımı olmuş,(neredeyse gençlik kesiminin tamamı ) MHP yeni seçmenlerin gönlünü ve oyunu almış ama daha önceki seçimlerde kendisine oy vermiş eski ve yaşlı seçmenlerini , (milliyetçilikten > ümmetçiliğe) taban kayması nedeniyle AKP’ye kaptırmıştır.
Hala da, kaptırmaktadır.


Bu oy kaymasının en önemli nedenlerinin bir diğeri de; (MHP’nin, gerçek milliyetçinin savunması gereken)
*Ülkesinde yabancı asker istememe (Türkiye’deki Amerikan üsleri veya füze kalkanı gibi),
*Ordusunu başka ülke hizmetinde kullandırmama (NATO,Kore, Afganistan,Libya, Somali)
* Milliyetçilerin Türkiye’nin yabancı mal cenneti olmasına sessiz kalması, (Yerli malını savunması, kullanması gerekirken)
*Türkiye’nin yer altı ve yerüstü kaynaklarının (başta ezeli düşmanlarımız olan İsrail ve Yunanlılara ) satışına yeterli tepki göstermeme,
*Fabrikaların ve bankaların yabancılara satılması sonucu, Türk insanının yabancıların hizmetinde (açlık sınırı altındaki bir asgari ücretle) çalışır duruma gelmesine sessiz kalması,
gibi durumlarda karşı durması gereken MHP’nin ,Milliyetçi bir Parti davranışı göstermeyip,
*sadece PKK üzerinden milliyetçilik yapması,

Ayrıca, Milliyetçi gençlik (yıllar içinde şartlandırılmış) Sol grup ve kişilere düşman edilmiştir.

Günümüzde;
Türklük değerleri, Vatan toprakları haraç mezat paylaşılırken bile yeterli tepkiyi göstermeyen milliyetçi tabanda,
sol bir grubun yaptığı masum bir gösteri bile
(kendilerini ülkücü-milliyetçi olarak niteleyen kesimde) kırmızı pelerin görmüş boğa etkisi yaratmakta, sol grubun yaptığı gösteri kendi milliyetçi tezleriyle örtüşse bile (PKK bölücülüğüne karşı, Bağımsızlık, Amerika aleyhtarı, HES ve toprak satılamasın vb konulu gösteriler ) bu gösterilere katılmamakta, katılıp desteklemek şöyle dursun, gösteri yapan solculara saldırma gereksinimi hissetmektedirler.
Bunun temel nedeni de solcularla (sadece) dini konuda farklı düşünmeleridir. Bu saldırılarla bilerek veya bilmeyerek (şeriat heveslisi) dinciler saflarında yer almakta ve AKP'nin amacına hizmet etmektedirler.

Yakın Tarihimizde yapılan, Maraş, Malatya, Sivas gibi (din bahaneli) katliamlara da dinci sağ ile birlikte katılmışlardır.

Dışarıdan bakılınca MHP ile AKP arasında pek fazla bir fark olmadığı görülebilir.
Gözlenebilen tek fark, MHP’nin PKK’nın ülkemizi bölme emeline ve yaptığı katliamlara gösterdiği tepki vardır.

AKP (seçim zamanları yaklaşınca milliyetçi oyları alabilmek için) HDP’yi ve PKK’yi eleştirici nutuklar atmakta.

(Sanki Milliyetçi bir partiymiş havasına bürünerek) MHP ile AKP arasında fark yokmuş havası yaratarak MHP’nin tabanının AKP’ye kaymasını sağlamaktadır.

AKP tarafından bu sahte Milliyetçilik gösterisinin en büyüğü iktidara geldikleri ilk yıllarda yapılmış, (sanki çok milliyetçi bir partiymiş gibi davranarak) her şehrimizin veya ilçemizin en yüksek tepesine devasa (çok büyük,gösterişli) Türk Bayrağı serenleri (direk) yerleştirerek Milliyetçi seçmenin gözünü boyamış, daha sonra özelleştirme yasasını çıkararak, Türkiye’nin varını yoğunu (fabrika,liman,banka,maden,kurum,kuruluş, arazi, orman) başta yabancılar olmak üzere satmıştır ve (MHP'den) Milliyetçi kesimden önemli bir tepki almamıştır.

Bugün AKP’ye oy veren seçmenin büyük çoğunluğu geçmişte MHP’ye oy vermiş, Milliyetçi tabanlı kişilerdir.

Bu, oy kayması nedeniyle MHP’nin oy oranında bir türlü istenen yükselme olmamaktadır, olamaz da.
AKP’nin oy artışı MHP oylarında olan erime demektir.


Bazı yorumlarda MHP’nin oy artışının olmaması (lider yetersizliğine) Devlet Bahçeli’ye bağlanmakta, Oktay Vural veya bir başkası genel başkan olursa oy patlaması olacağı düşünülmektedir ki bu yanlıştır.
Devlet Bahçeli; (kişilik olarak) dürüst, güvenilir bir kişiliktir.

Oktay Vural elbette Devlet Bahçeli’den daha karizmatik ve sempatik bir kişidir, genel başkan olursa seçimlerde MHP’ye %1-2 puanlık bir artış sağlayabilir. Ama MHP’nin istediği oy patlamasını yapamaz.

MHP, AKP'nin olumsuz politikalarını sözlü veya yazılı tepki ile geçiştirmekte, olumsuz gidişi durdurabilecek hiç bir toplu eyleme destek vermemekte, tabanını bu gibi eylemlere katılmasını da engellemektedir.
Mesela (geçen yıllarda gündeme gelen) Yalova’da yapılmakta olan Dünya’nın en büyük kimyasal atık (zehir) deposuna yeterli tepki göstermemiştir. ALINTI


Hangi Milliyetçi şehitlerin kanıyla yoğrulmuş TÜRKİYE topraklarının, yabancı devletlerin fabrikalarının kimyasal (zehirli) artıklarına çöplük olmasına sessiz kalır?
Hangi ülkenin milliyetçisi, Ülkesinin topraklarında bir başka ülke
(Amerika) askeri üsleri bulunmasına, bu ülkenin füze rampalarının kendi ülkesinin topraklarına yerleştirilmesine yeterli tepki göstermez?

Bu nasıl milliyetçilik?


Bir milliyetçi, kahraman ordusunun Amerika’nın çıkarına; Afganistan’da, Libya’da,Somali'de, (geçmişte) Kore'de savaşmasına, binlerce şehit ve gazi (!) vermesine, Irak, Afganistan,Somali, Libya ve Suriye'de Amerika politikalarına destek vermesine, nasıl tepkisiz kalır?

Böyle milliyetçilik olur mu?

Bu nasıl milliyetçiliktir ki?
PKK’ya topraklarımızı vermemek, böldürmemek için canla başla çalışır mücadele eder de,
Yine aynı toprakların
(başta İsrail ve Yunanlılara) satılmasına neden yeteri kadar (hamasi nutuktan öte) ses çıkarmaz?

Savaşarak vermeyiz ama parası ödenirse, toprak verilebilir mi?
Vatan toprakları satılabilir mi?
Hangi ülkenin milliyetçisi (HES benzeri projelerle) ülkesinin akarsularının satılmasını görmezden gelir.
Hangi milliyetçi, vatan topraklarının (birtaraftan) bölünmekte olduğunu, diğer taraftan da (başta yabancılar olmak üzere) parsel parsel satıldığını, Milli (Türk) isminin ve değerlerinin teker teker silindiğini, (ayaklar altına alındığını) görür de,
laftan öte tepki göstermez.

Bu nasıl bir çelişkidir?
Böyle milliyetçilik mi olur?

Bu eleştirilerime tepki gösterecekler çıkabilir.
Benim ( MHP konusundaki) yorumumun içerisinde zerre kadar hakaret yoktur.
Ülkücü hareket ne yapmak istiyorsa (bence kendileri bile bilmiyor) engelleme, karalama gibi bir niyetim de yoktur.

Tek emelim, (Milliyetçi kardeşlerimin) TİTREYİP ATATÜRKÇÜ ÇİZGİYE DÖNMELERİ, (Başta Laiklik olmak üzere) ATATÜRK İLKELERİNE VE DEVRİMLERİNE SAHİP ÇIKANLARLA OMUZ OMUZA OLMALILARDIR.

Laiklik taraftarlarının unutmaması gerek konu da;
Önümüzdeki yıllarda, Laiklik temelinde saflaşma (ayrışma) olursa, MHP’yi (çoğunluğunu) Laiklerin safında saymak yanılgı olur.

Sonuç olarak,
MHP ancak, gerçek bir Milliyetçi Parti davranışları gösterirse oy oranlarında gerçekçi bir artış olabilir…
Yoksa, MHP tabanının, Ümmetçiliğe kayması nedeniyle, oy oranı mehteran yürüyüşünden farkı olmayacaktır.



Mediter

__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.