Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.04.15, 12:54   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Monoton ve Tek Düze Yaşam

MONOTON VE TEK DÜZE YAŞAM



Günümüz insanı çok soruyor ve çare arıyor. Monotonluktan nasıl kurtulabiliriz diye? Spor yapmak, sosyal aktivitelere katılmak, kırda bayırda yürüyüş yapmak, mevsiminde denize girmek, aletli aletsiz jimnastik yapmak çoğu kez kimsenin aklına gelmiyor. Kendilerine göre kurdukları düzenli yaşam, değişilmez vazgeçilmez yaşam olarak algılanıyor ama bir süre sonra bu yaşam monotonluğu ve tek düze yaşamı getiriyor. Şikayetlerde bundan sonra başlıyor.



Azıcık aşım kaygusuz başım
felsefesi ile üretimden uzak, sevgi den aşk'tan uzak, kendi kalıpları içinde ve tek düze monoton bir yaşam ruhen ve bedenen insanı sağlıksız kılar, her tür üretkenlikten alıkoyar. Platon bir sözünde diyor ki; 3 çeşit insan vardır.. Bilgisever, ünsever, para sever..



Sağlıklı düzenli ve üretken, çalışarak etrafındakilere ve ülkesine faydalı olmaya çalışan insan için para! Sadece hayatı idame ettirecek kadarı ile önemlidir. Çok para ile ünlü olmak ve fakat insanlıktan nasip almamak çoğu zaman insanı kötü şöhret sahibi yapabiliyor. Bilgi ise yaşam içinde en az para kadar önemli, doğru kaynaklardan edinilmiş bilgiler ise para bolluğunun dışında önemli bir zenginliktir. Bu zenginlik duygusal zenginlik dediğimiz aşk ve sevgi ile homojen hale gelirse sanırım mutluluk adına insanın keyfine diyecek olmaz. Barış, huzur, sosyal çevrede dinginliği ayrı bir zenginlik olarak tarif edebiliriz.



İfade ettiğimiz zenginliğe aşağıdaki şiir içindeki duygu bütünlüğü ile bakabilirsek sanırım yaşamın keyfi doyulmaz olur.
"Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye,
Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim ya
ğmur yağsın bulut yok olsun diye,
Nefreti, karlar
ın üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye,
Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.
Yılmaz Güney"




Para belki birilerinin sınıf atlama aracı olabilir ama, her para her zaman makul, mantıklı, verimli kullanılamaz. Bazı hallerde para Atmaca gibidir 11 ay yatar 12. ay avını yakalar. "Ama çogu kez 3 öğe ki; "Para, zaman, zemin" olgusu grift hale gelmelidir" ki bir sıçrama ile ön görülen hedeflere varılsın hatta hedefler aşılsın.



Sevgi ve Aşk sermayesiz zenginliktir. Bu zenginliğe ermenin yolu kadının erkeğe, erkeğin kadın bedenine sarıldığı gibi içten ve çoşku ile ilke ile olursa ancak mümkün olur.
Güzellikler, aşk, sevgi, sevda, sevmek sevilmek varken döğüşmek niye? Sevgi ve aşk zenginliği seviştirir, yokluğu döğüştürür.



Monoton ve tek düze yaşamaktan kurtulmak bazen çok kolay olmayabilir. Monotonluk ve tek düze yaşam tarifi lüğatlarca şöyle yapılıyor: "Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek yaşam."

Monoton ve tekdüze yaşamaya kendinizi mahkum kılmışsanız, hastalık derecesinde duçar olmuşsanız, bir süre sonra belli şeyleri anlamaz, güzelliklerden tat almaz, "nasıl gidiyor?Diyenlere, sürüp gidiyor işte diyerek bıkkınlık içeren bir cevap içinde olursunuz." Monoton ve tek düze yaşam içinde ömrünüzün bitip tükendiğini görebilir hissedebilirsiniz. Sabah akşam çalışır, işleri yetiştirirsiniz ama 70 yaşında hiçbir şeyi yaşamadan, güzellikleri yaşamadan, tadamadan ölüp gidersiniz.



Ölüm er veya geç her canlının doğum gibi elinde olmayan bir gerçek! Ölüm şair'in dediği gibi; "kim bilir nerde? Ne zaman? Kaç yaşında? Bir Namazlık saltanatın olacak taht misali o musalla taşında." Ama bir gerçek daha var ki yaşamak! Yaşamak anlayışı, tek düze monoton yaşam çağrıştırmasın. İslam Peygamberi dahi iki günü birbirine eşit olan bizden değil diyor. tüm insanlığa tavsiyem; monotonluğu ve tek düzeliği parasızlığa ve zamansızlığa bağlamayalım. Yunus söyleminde olduğu gibi:



"Gelin tanış olalım,
işi kolay kılalım,
sevelim sevilelim,
bu dünya kimseye kalmaz. "



13.04.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.