Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.04.15, 21:04   #1
Deniz
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,912
Ettiği Teşekkür: 14428
Aldığı Teşekkür: 15349
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart Sanatta Kirlenme

Sanatta Kirlenme

Tüm sanat dallarında dikkati çekecek düzeyde çok hızlı bir kirlenme gözlenmektedir.
Sanat ruhun gıdası ise kirlenmiş sanat ürünleri ruhun gıdası olamaz diye düşünüyorum.
Bugün sanatta kirlilik gerçek sanatçıları da rahatsız etmektedir. ...
Mustafa Kemal Atatürk; kendisiyle tanıştırılan Nâzım Hikmet’e “Gayeli şiir yazın” der.
Rus devriminden sonra yazarlar,sanatçılar Lenin ile bir görüşme yapar ve ona derler ki; “Artık ezilen işçi sınıfının acılarını yazacağız.” Lenin onlara “Eğer edebiyat acıları yazmaksa, adliye arşivleri bu acıların yazıldığı dosyalarla doludur. Alın, kitap yapın. Edebiyat bu olmasa gerek” der.
Neyin sanat eseri olup olmadığı üzerine iki önemli ipucunu burada görmek mümkündür; gayeli ve edebi anlatımı olan eser.

Günümüzde sanatta kirlenme şu şekillerde ortaya
çıkmaktadır:
• Eseri yozlaştırma, çarpıtma.
• Sokak kültürünü sanatın içine sokma.
• İçini boşaltma.
• Sanatçıyı teslim alma.
• Sanat piyasasını ele geçirme.
• TV kanallarını pop kültürle doldurma.
• Klasik sanatlara talebi azaltma.
• Ulusötesi tekellerin egemenliği.
• Teknolojiyi insanın önüne geçirme.
• Kullan at piyasa ekonomisini egemen kılma.
• Etik değerlerin çiğnenmesi.
• Kavramları tüketim ekonomisine hizmet edecek şekilde değiştirme.
• Klasik sanatları sokağa indirme.

Edebiyatçılar, sanattaki kirlenmeyi "Omurgasız eser, başı sonu birbirine bağlantısız roman, sokak dilini edebiyat sanmak, sözcük oyunlarıyla anlamsız diyaloglar” olarak değerlendirirler.

Ressamlar ise; Sanat adına estetik beğeniden uzak ürünlerin verilmesi, emek harcanmadan fikirlerin, tasarımların, düşüncelerin çalınması, kopyalanması en büyük kirlenmedir, yozlaşmadır. Bunun yanında boş bir tablonun camına konan sineklerin bıraktığı pisliği çağdaş sanat olarak sunmak, sadece kırmızı boya ile boyanmış boş bir tabloyu çağdaş sanat eseri olarak değerlendirmek, çağın gereği budur yutturmacısıyla boş çerçeveleri sanat eseri diye sattırmak ne kadar sanatla bağdaşır.

Almanya’da Modern Sanatlar Müzesinde, ziyaretçilerin en beğendikleri eşyalarını duvara fırlatıp parçalaması isteniyor. Duvara fırlatma işini yapan bir makine sanat eseri olarak sunuluyor. Makineye “dost ateşi” adını vermişler. Bu deyim, Irak’ta Amerikan askerlerinin yanlışlıkla İngiliz askerlerini vurdukları durumlarda kullanılıyordu.
Mimaride kirlenme tarihsel olarak diğer sanatlardan önceye rastlar. Şehirlerin çevresini kuşatan gecekondular, daha sonra bu gecekonduların ortasında yükselen gökdelenler gibi. Sahilleri kaplayan beton bloklar, doğayla uyumsuz binalar.
Şehir planlamada mimarların rolleri sıfırlanmış, kapkaçcı müteahitlere teslim edilen şehirler estetikten uzak beton yığınlarına dönüşmüştür.
Karikatür sanatında son yıllarda görülen serseri tipler, sapıklar, cinsel imajlar, argo, bozuk Türkçe, çizgiden çok konuşma, alt kültürü öne çıkarma, düşündürmek yerine alay etme, bayağılaşma, laf cambazlığı, vb. popülist yaklaşımlar egemendir.
TV’daki gösteri programlarında son gelinen örnekte, dil önemini yitiriyor ve konuşma özürlü bir erkek oyuncu komedi yaptığını sanıyor.

Televizyon’un kendisi kirlenmenin aracı olarak sahneye çıkıyor. Televizyon haber kanalları insanları yanıltmaya ve korku psikolojisine sokmaya yöneldi.
Sinemada bilimdışı kurgular, aksiyon filmleri egemenliği dönemi yaşanıyor. Teknoloji insan için olmaktan uzaklaştı, insana karşı teknolojiye dönüştü.
Hep savaş ve düşmanlık kavramlarıyla büyüyen bir kuşak yaratıldı. Dostluk, kardeşlik, barış içinde birlikte yaşama kavramları unutturuldu.

Pop müzik adı üstünde, günlük kullan at anlamındadır. Pop demek, popcorn (patlamış mısır) gibi oyalan, karnın doymasın demektir. Kirlenme, kalite düşüklüğü, sokak dilini şarkı sözü yapma, argo, küfür, etik değerlerin kayboluşu, cinsel sapmaların ön plana çıkartılışı, popülerleşme uğruna magazin basınında manşet olma kavgaları, reklam için her yol mübah, vb. ortak özellikleridir.

Sanattaki kirlenmeyi, ancak sanatçının kendisini, ruhunu, beynini, düşüncelerini temizlemekle mümkün olacağına inananlardanım..







(Kaynak Mahiye Morgül)

Hikmet ÇETİNKAYA

Nisan 2015 ANKARA
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.