Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.05.15, 01:56   #1
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Aşk Kağıda Yazılınca

Aşk Kağıda Yazılınca






Evveli AŞK, âhiri AŞK ... Zâhiri AŞK, bâtını AŞK...Andolsun AŞK' a ki : " Gönül sayfamıza
yazıldı."" Biz AŞK çocuklarıyız. AŞK bizim anamızdır." (Mevlânâ)AŞK'la dirildik biz.
AŞK'la öldük hem .Ölümsüzlüğümüz AŞK'tandır.
AŞK'ın aşkınlığı karşısında mahcup eden sözler için bağışlanmak dileğiyle...
Aşk hâl işidir , kâl işi değildir." sözü; aşkın dile gelmeyen, cümle kalıplarına sığmayan
bir yanını vurgular hep.. Kalemler, kelamlar aşk bahsinde acze düşerler..."Kalem yazarak
koşar gider amma; aşk bahsine gelince çatlar âciz kalır.Aşkı şerhetmek ve anlatmak için
ne söylersem söyleyeyim, asıl aşka gelince , o sözlerden mahcup olurum" der Mevlânâ ...
O da aşkı kendisi ile tarif edebilmiştir ancak:

"BEN OL DA BIL!"Aşk, görüş, mukayese ve düşünceye bağlı olarak ortaya çıkan bir hâdise değildir ki, idrâki mümkün olsun. "Aşk yolunda akılla yürüyenler, güneşi mumla arayanlar gibidir".

( M..İkbal )Diliyle aşk diyenler,bilmezler gerçekte aşkın ne olduğunu. Aşka dair sözler, kuru anlatılar ve örneklemelerden ibarettir oysa. Aşkın dili başkadır. Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil gereklidir.

"Aşk sözleri kuş dilidir. Ona Süleyman gerektir." ( Sinan Paşa) Söze gelmeyen, hudut çizilemeyen, hatta tanımlanamayan bir
tanımı vardır aşkın. Mahiyetini kavramak ve gerçekliği ile algılamak akıl kârı değildir. Aşkın
hakîkatini âşıklar bilebilir ancak .Buna rağmen aşka tanım getirmeye çalışanlar
olagelmistir hep. Onların hâli de Mevlânâ'nın anlattığı körler hikâyesinin benzeridir:
"Körlerden bir gurup, tanımını yapmak üzere bir Fil'in yanına bırakılır. Her biri Fil'e
dokunur da elleri her neresini kavramışsa Fil'i öylece tanımlar. Kimine taht gibi gelir,
kimine yelpâze; nargile, sütun sananlar bile olmuştur Fil'i. Ancak hiç biri Fil'in bütünüyle
ne olduğunu neye benzediğini anlatamamıştır."Aşıkların hali de Fil'i tanımlayanlardan
farksızdır. Çünkü onların da gözü kördür. Onlar aşkı anlatırken aşk âlemine dalarlar ve o
âlemde yaşadıkları hallerden dem vururlar. Yine her biri kendi meşrebince, zevkince aşkı
anlatmaya çalışır.
Aşk bir mânâ-yı lâ yu'raftır ki, cümle âlemi zevki miktârınca sekrân
u hurûşân ediyor.
Aşk bir incidir. Her kulakta salınmaz. Aşk bir nurdur . Her gözde görünmez.
Aşk bir huzurdur. Her derûnda bulunmaz.Aşk bir zevktir. Onun da başka bir dili var.
Aşk bir şevktir. Onun da ayrı ehli var. Aşk bir dalgalanmadır. Onun da deryaları var.( Sinan Paşa )
Aşk sonsuzluğun burağıdır.
Aşk, sevgilinin cemâlini görme heyecanı ve sonsuzluğu içinde bulunan kimsenin
kalbinin galeyan etmesi ve coşmasıdır. Aşk, aşığın, sevgilisinin ismini ve zikrini kalbinden
bir an bile ayırmamasıdır.Aşk, âşığın mâşukla birlikte olmasıdır. Aşk, hayatın özüdür.
Aşk,kalpte sevgilinin sevgisinden başka bir şeye yer vermemektir." (Kuşeyrî)"Aşk öyle bir
zehirdir ki, ondan yüksek ondan daha tatlı bir şerbet yoktur. "Aşk öyle bir hastalıktır ki,
ondan güzel sıhhat yoktur. Aşk öyle bir günahtır ki, ondan ulvî bir ibâdet ve tâat yoktur."
Aşk, hayallerin bağında, sarhoş delilerin dîvânesi ve belâlar zindanının Yusuf'udur-
Aşk; "Çift kişilik bir yalnızlık." tır.
Aşk; kayıtlara yokluk düşürerek yapılan varlık yağmalaması.Aşk; kayıtlardan da
düşerek kayıtsızlık kaydına geçme çabası.Aşk; bir "HİÇ" levhasına atılan imza, harflerin
batnında gizli mânâların mânâsı.Aşk; özleyenle özlenenin bitimsiz vuslat hülyâsı.Aşk;
dipsiz kuyulara salınan gönüllerin susuz kovası.Aşk; muallakta duran deniz, kıyısı olmayan
sonsuzluk deryâsı.Aşk ;" Üç Harf Beş Nokta " da hülâsâ edilen kâinat yasası.
Aşk, aşk , yine aşk! Varlığım yalnız bu!Varlığım da değil, yokluğu bununla buldum!
Aşktan gelecek her şeye müştâkım." (Yaman Dede )
Gönül defterine "AŞK" yazılanlar çetin bir sınavın eşiğindedir.Belalar
sağanak yağmurlar gibi yağar. Ancak başına ona tutabilenler aşk kaydına
geçerler. Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık. Her nereden gam kervanı
gelse muhakkak onda konaklar. Belâlara tahammülü olmayanlar aşkın adını dahi
anamazlar. Çünkü aşk defterine şöyle bir nükte yazmışlardır:


"AŞK KAYDINDA
OLAN KİŞİ, BAŞ KAYDINDA DEĞİLDİR."

(Mevlânâ)


Mustafa Demirci
Eklenen Resim Ön İzlemesi
Dosya tipi: jpg DlCWqM.jpg (28.7 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.