Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.05.15, 01:02   #4
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Malum Şahıs Fısıldadı, Diyanet Havladı!

Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin LAİKLİĞİ KORUYABİLMEK adına, dini ''irticacı dini akımları, tarikatları ve din adamlarını) kontrol altında tutabilmek adına kurduğu diyanet kurumu, zaman içerisinde gittikçe güçlenerek (laikliğe aykırı olarak) laikliği tehdit eder hale gelmiştir.
Eğer bugün;
ŞERİAT TEHLİKESİ YAŞIYORSAK,
HER GÜN TERCİHLERİMİZE,
GİYİM VE TYAŞAM ŞEKLİMİZE YENİ BASKILAR GELİYORSA,
BUNUN EN BÜYÜK SEBEPLERİNDEN BİRİSİ DE DİYANET'İN DEV BÜTÇE VE KADROSUDUR.


Eğer laikliğe uygun olarak,
inandığımız (veya inanmadığımız) dini inancımıza uygun, özgürce yaşamak istiyorsak, DİYANET KAPATILMALIDIR.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
(Gerçek anlamından saptırılabilmek için, yıllardır yanlış tanımlanarak.

Laiklik:
DİN ve DEVLET işlerinin birbirinden ayrılması, gibi anlamsız bir şekilde tanımlanmış, gerçek anlamı gözlerden saklanmış, gittikçe laiklikten uzaklaşılmıştır.


Oysa Laiklik: Devletin vatandaşlarının dini inançlarına karışmaması, onların dinleri arasında ayırım yapmaması, herhangi bir dini desteklememesi ve dini inançlar karşısında tarafsız davranması demektir.
Bireylerin de, başka kişinin dini inancına veya inançsızlığına,karışmaması, baskı yapmaması ve hoş görü göstermesidir, LAİKLİK.

(Demokratik bir devlette)DEMOKRASİNİN İLK ŞARTI OLARAK,
DEVLET:
VATANDAŞLARININ DİNLERİ KONUSUNDA TARAFSIZ OLMALI, BİR DİNE MENSUP KİŞİ VEYA GRUPLARIN, DİĞER DİNİ İNAÇLARA veya İNANÇSIZLARA BASKI YAPMASINI ÖNLEMELİDİR.


ÇÜNKÜ DİNİ PARTİ veya KİŞİLER;
ÇEVRESİNDE DİNİNE AYKIRI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ HER ŞEYİ ve KİŞİYİ DİNİNE UYDURMAYA ÇALIŞIR, Dini kurallarına uydurduğu her kişi veya olay için SEVAP KAZANDIĞINI, BU YOLDA HAYATINI KAYBEDERSE CENNETE GİDECEĞİNİ DÜŞÜNÜR.


Bu nedenle;
Fırsat ve güç buldukça, önce yakın çevresine baskı yaparlar,( çocukları,eşleri ve yakın akrabalardan başlayarak) CESARETLEDİĞİ ORANDA DİĞER İNSANLARIN (yakın akraba, komşular, daha da güçlenirlerse, sokakta yürüyen insanların, flört eden gençlerin) YEMELERİNE,İÇMELERİNE,GİYİNMELERİNE, KIZ veya ERKEK ARKADAŞLARIYLA GEZMELERİNE,İZLEDİKLERİ TİYATROYA,FİLME KARIŞIR,KENDİ İNANCI GİBİ OLMASINI, YAŞAMASINI İSTER BASKI YAPAR. Bu baskının şiddeti de, sahip oldukları destek ve güç arttıkça artar, katliam boyutuna ulaşır.


LAİKLİK BU YÜZDEN KONULMUŞTUR.
HER KES İNANDIĞI GİBİ YAŞASIN VE BAŞKASININ YAŞANTISINA KARIŞMASIN DİYE.
ÇÜNKÜ DİNİ BASKILARIN SONUCUNDA KANLI İÇ SAVAŞLAR ÇIKMIŞTIR. ÇIKMAKTADIR.
Geçmişte İRAN,PAKİSTAN ve AFGANİSTAN da (nispeten) LAİK BİR YÖNETİM VARDI.
Din taraftarları güçlenip BU ÜLKELERDE LAİKLİĞİ (kan dökerek) KALDIRINCA, bu günkü ÇAĞDIŞI YAŞAM ORTAYA ÇIKTI. İRAN,AFGANİSTAN ve PAKİSTAN’ın 30-40 yıl önceki fotoğrafları, devlet başkanları ile bu günküleri İNTTEN araştırılınca aradaki geri gidiş dehşetle fark edilir.

Demokratik ülkelerde DEVLET, vatandaşlarının dini inanışları arasında AYRIM YAPMAZ, YAPAMAZ. Vatandaşlarının %99.9’u aynı dine mensup olsa bile, %0.01’in vergisini kendisini yok etmeye çalışan BAŞKA BİR DİNE AKTARAMAZ. Buna laiklik denir.
O ülkelerin anayasalarına yazılmaya gerek görülmemiştir, çünkü LAİK OLMAK, DEMOKRASİNİN İLK KOŞULUDUR.
Demokratik ülkelerde, devlet vatandaşlarının DİNİ İNANÇLARI ARASINDA TARAFSIZ OLDUĞU İÇİN DİNİ KURUMLARA ve KİŞİLERE PARA VERMEZ, inanç sahipleri, DİNİ İNANÇLARININ GİDERLERİNİ, BAĞIŞ YOLUYLA KENDİLERİ KARŞILAR (rahipler,papazlar,rahibeler,hahamlar bağış toplar). Buna LAİKLİK DENİR.
Ülkemizde de böyleydi. Camiye giden cemaat camisinin ve ,din görevlilerinin giderlerini bağış yaparak karşılardı. 1961 Askeri darbesi DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KURDU, 1980 DARBESİ, ZORUNLU DİN DERSİ ve DİYANETE DEV BÜTÇE ve KADRO ayırdı. İMAMHATİPLERİN TEŞVİK EDİLİP YAYGINLAŞTIRILMASI, NORMAL LİSESLERE SAĞLANMAYAN YATILI OKUMA İMKANLARININ İMAM HATİPLERE VE KURAN KURSLARINA SAĞLANMASI gibi Laikliğe aykırı oluşumlara Devlet bütçesinden aktarılan kaynaklar nedeniyle, her yıl biraz daha büyüyen DİNİ DEVASA BÜTÇE ve KADRO ile devlet tek bir dini inancı desteklediği için, LAİKLİK elden çoktan gitti.
Son yapılan 4+4+4 değişikliği ve tüm okullarda Kuran öğretimi ise DEMOKRATİK ve LAİK ATATÜRK TÜRKİYE’sine vurulan öldürücü bir darbedir.

Üstelikte DİYANETE AYRILAN BÜTÇE içerisinde DİNCE HARAM SAYILAN, Faiz,içki, Kumar ve Genelev vergilerinden gelen paralarda olmasına rağmen Hiçbir din adamı ''Bu maaşlar HARAMDIR. Din görevi para karşılığı yapılmaz, bir gönül, hayır işidir'' demez. KONUŞMAYA GELİNCE DİN KONUSUNDA ULEMA KESİLİR HAZRETLER ama Vergiden gelen maaşı HARAM-HELAL demez yerler.Bir ülkede HANGİ DİNİ veya SİYASİ GÖRÜŞ olursa olsun (satanistlikte dahil) bu kadar KAYNAK ve MAAŞLI KADRO aktarılırsa O GÖRÜŞÜN ÜLKE ÇOĞUNLUĞUNU ve YÖNETİMİNİ ELE GEÇİRMESİ KAÇINILMAZDIR.

Mediter

__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla