Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.05.15, 19:22   #2
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türban nedir?

Sevgili Zeynep,
sanırım konuyu benim mesajlarım üzerine açtınız.
O zaman benim türban konusuna bakışımı öğrenmeniz için eski mesajımdan alıntı yapıyorum.


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Türban,Atatürk'ün kurduğu Laik, Demokratik ve bağımsız, Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak, yerine çağdışı bir rejimi getirebilmek için Türkiye gündemine getirilmiş Truva Atı’dır.

Analarımız, Ninelerimiz yüz yıllardır başlarını (yazma, tülbent, eşarp,yemeni vb) örtülerle örtmüşler, buna hiç karışan olmamıştır.

Türban konusu Laiklik ve Atatürk düşmanları tarafından bilerek isteyerek çıkarılmıştır, şöyle ki;

Öncelikle, 1980'lere kadar eğitim gören tüm kız öğrenciler, laiklik ve Atatürk ilkelerine bağlı yetiştirildiklerinden, ne liselerde, ne de üniversitelerde türban takmak isteyen öğrenci bulunmazdı. Türban sorunu yoktu.

Sorunu yaratmak için, (sözde) İmam yetiştirmek için kurulmuş olan İmam Hatip Okullarına, İmam olamayacakları bilindiği halde (çünkü dinen bayanlar imam olamaz) kız öğrenciler alınmaya başlandı.

İmam Hatip Okullarından İmam yetiştirilirken, Liseye çevrilerek burada türbanlanan öğrencilerin Üniversite kapılarını türbanlarıyla (truva atı) zorlamaları sağlandı.


Oysa,

İslami açıdan, kızların okumaları, iş sahibi olmalarına pek hoş gözle bakılmaz.


Onlara göre kadın evinde, kocasının hizmetinde olmalıdır.


Türbanlanan (sözde üniversite okuyan) kız öğrencilerin çoğunluğu evlenince ya üniversiteyi bırakmakta veyahut ta, bitirse bile mesleğini yapmamakta, kocasının çalışması ile geçinmektedir.


Yine İslami açıdan, evi geçindirmek erkeğin görevidir.Bu nedenle erkek işsiz varken, kadının bu iş yerlerde çalışarak erkeklerin işsiz kalması hoş karşılanmaz.


Şerri kanunlarla yönetilen ülkelerde kadın istihdamına çeşitli sınırlamalar getirilmiştir.


Türban konusu karışık bir konudur;

Öncelikle demokrasi ile yönetilen ülkeler açısından ele alırsak ve Dünya’da bu konuda en özgürlükçü olduğu kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, dini bir simge ile resmi okullarda ve kurumlarda giyilmesini ve görev yapılmasının, o kurumda görev yapan diğer dini inançlara veya inançsızlara baskı oluşturacağını kabul etmektedir.


Türkiye’den Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin’in türbana Türkiye’de İzin verilmediği için yaptığı başvuruyu görüşmüş.


Türk Mahkemelerinin kararını yerinde bulmuştur.
(2005) Kaynak

Günümüzde de, AKP hükümeti bunu bildiği için de türban serbestliği yasasını çıkartmamakta, sadece türbana yasa dışı olarak göz yummaktadır.

Çıkaracağı bir türban serbestliği yasası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince iptal edileceğinin bilincindedir.


Boş verelim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni, biz kendi Laiklik açımızdan değerlendirelim.

Laiklik; (Basit anlatımla) Herkesin dini inancını istediği gibi yaşasın ve kimse kimsenin dini inançlarına karışmasın, demektir.

Eğer öyleyse, tabiî ki İslam dinine inananlar inançları nedeniyle türban ile bütün kurumlara girebilmelidir.


Fakat burada kaygılar başlıyor, Bir resmi kurumlarda siyaset serbest midir?


Hayır!

İş yerinede siyaset yapan, memurluktan atılır.


Türban dini bir örtü müdür?

Yoksa siyasi bir görüşün simgesi (Forması) mıdır?


Bence dini bir örtü olarak değil, siyasi bir duruşun simgesi olarak kullanılmaktadır.


O zaman türbanın serbest olduğu her alanda (satanistlikte dahil) her görüşün, dini inancın veya inançsızlığın sembolleri serbest olmalıdır.


AKP’den siz hiç duydunuz mu türbanın serbest olmasını istediği kurumlarda ,kılık kıyafet serbestliği istediğini?


Hayır!

O sadece türbana özgürlük istiyor, diğer kıyafetler umrunda değil.


Mesela;

Nüdistlerin inancına göre, Dünya’ya çıplak geldik, çıplak gideceğiz, bu nedenle onların inancına göre: her zaman çıplak yaşamak ve gezmek gerekir.


Onlara da serbest olsun mu tüm kurumlar, Hayır mı?

İslami inanca serbest te, diğer inançlara yasak mı olsun?


Bu nasıl özgürlük?


İster dini, ister zevk veya moda olsun giyim özgürlüğünden bahsediliyorsa tüm kıyafetler serbest olmalıdır.


Hala kravat, sakal, bıyığı boyu zorunluluğu vardır.


******

Benim kişisel görüşüm:;

Diyanet'e devlet bütçesinden ayrılan kaynak kaldırılır ve din işlerinin gideri o dine inananlarca karşılanır, okullarda (ister seçmeli, isterse zorunlu olsun) din dersleri kaldırılır, çocuğuna dini eğitim vermek isteyen kişiler kendi parasıyla istediği yerde, dilediği kadar dini eğitim alması sağlanırsa,

türban veya çarşaf (kısacası tüm kıyafetler) tüm alanlarda serbest olmalıdır.

Yoksa hem diğer dini inanışlıların veya inançsızların vergilerinden 5-10 bakanlığın bütçesine denk bütçeyi Diyanet işlerine aktaracak ve kendi inandığın dine zorla kaynak aktaracaksın, sonra ''Ben onlarla eşit değil miyim? Türbanıma niçin izin verilmiyor?’’ diyeceksin.

Eşit değil , tam tersine üstün ve torpillisin ki, her dine eşit uzaklıkta olması gereken (sözde) laik bir ülkede senin inancına (senin dinsiz ve düşman gördüklerinin) başka inançta olanların parasını sana aktarıyorlar,


Bu kaynağın desteğiyle; Ana sınıfından itibaren her alanda şartlandırıyorlar ki, büyüyünce türban taksın diye elbette ki bu yaşa kadar bu yönde yetiştirilmiş kızlarımız, dini inançları gereği başlarını örtmek isteyeceklerdir.

Örtmekte haklarıdır.

Benim itirazım laikliğe ve demokrasiye aykırı olarak, vergiden Diyanete kaynak aktarımı, okullarda Din dersi okutulması bu dersin masraflarının da tüm vatandaşların vergisinden karşılanmasıdır.


İnananlar kendi aralarından topladıkları parayla nasıl bir dini bir yetiştirme uygulayacaklarsa (kanunlara aykırı, yasadışı olmadıkları sürece) uygulamalıdırlar., ama hepimizin parası olan vergiyle değil.


Tüm inançlara devlet eşit davransın ki daha sonra dini özgürlüklerden bahsedilebilsin.


Özgürlük denince sadece dini özgürlükler gelmemelidir..

Evet özgürlük ama (düşmanım olsa bile) herkese özgürlük.

__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.