Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.05.15, 19:37   #1
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Tarihi Eserler, Heykel, Resim ve Din

Sevgili @Çengelli İğne,

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Çengelli İğne Mesajı göster

Biz değerli yapıtlarımıza neden önem veremiyoruz.

Buralara gitmek benim için hayal de artık paylaşılanlar ile yetinirim.

Emeği geçen arkadaşlara teşekkürler.
Ermitaj (Ermitage) Müzesi (Saint Petersburg - Rusya) konusuna yazmış olduğun,yukarıdaki sorun üzerine bir açıklama gereksinimi hissettim.



Rivayet edilir ki; Halife Hz Ömer döneminde ,Mısır Müslümanlar tarafından fethedilince, İskenderiye Kütüphanesi'nde bulunan kitapları ne yapmaları konusunda Halife Hz Ömer'e sormuşlar.

Hz. Ömer: ''Zararlı kitapları yakın!'' emrini vermiş. Emri uygulayarak (kendilerince zararlı gördükleri) tarihi el yazması kitapları yakmışlar.

Geriye, (Tıp, bilim ve coğrafya gibi konulardaki) yararlı kitapları ne yapmaları gerektiğini tekrar Hz. Ömer'e sormuşlar.

Hz. Ömer bir süre düşündükten sonra:

''Yararlı kitapları da yakın!'' emrini vermiş.


Şaşkınlığa düşen askerler, ''Yararlı kitapları niçin yakmaları gerektiğini'' sorunca da, Hz.Ömer şu meşhur yanıtı vermiş:

''Eğer bir toplumu (Mısır) değiştirmek istiyorsanız, o toplumun geçmişine ait, ''Pamuk ipliği'' kadar bile bir bağ bırakmamanız gerekir. Eğer ki, geçmişlerini tamamen silmezseniz, yeniliğe alışmazlar ve bir süre sonra tekrar geçmiş inançlarına ve yaşamlarına geri dönerler!'' demiştir.

Yukarıdaki olayın ana fikrine uygun olarak, din inancı kuvvetli (dindar-kindar) kişiler , kendi dinine ait olmayan, hiç bir tarihi veya çağdaş şahesere ilgi ve saygınlık duymazlar.

Ayrıca İslam dininde, resim ve heykel sanatına, yaratmak düşüncesiyle bakılır ve ''Yaratmak Allah'a mahsustur. Bir ,insan veya hayvan resmi, heykeli yapmak, yaratıcılığa özenmektir ve Allah'a eş koşmaktır!'' diye düşünülür ve (resim ve heykel sanatına) hoş görüyle bakılmaz.

Bu nedenle de, bu düşünce de olan iktidarlar ve kişilerce ( tarihi veya çağdaş) heykel ve resimlere, üzerinde veya içinde resim veya heykel bulunan tarihi yerlere ''hoş gözle'' bakılmaz, korunmaz, gereken ilgi gösterilmez. Bu nedenle binlerce, heykel, lahit ve tarihi eser saldırıya uğramış ve zarar görmüştür.

Bu gün Türkiye topraklarında bulunan (bir kaç cami, köprü, medrese, çeşme, kervan saray dışındaki) binlerce tarihi kalıntı alanı ve tarihi eser İslam dışındaki başka medeniyetlere aittir.

Büyük çoğunluğu din konusunda tutucu olan Türk Halkı ve 1950'den günümüze geçen 65 yılın yaklaşık 50 yılında Türkiye'yi yöneten sağ ve (sözde) dindar hükümetler. Bu tarihi eserlerimize gereken ilgi ve saygıyı göstermedikleri gibi korumayıp, tahrip etmişler ve hala da tahrip etmekte veya tahrip edilmesine göz yummaktadırlar.



Bu ilgisizlik ve saygısızlığa en güzel örneklerden iki tanesi aşağıdadır.

Dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma antik kentinde üç yeni mozaik ortaya çıkartıldı. Mozaikleri basına tanıtan AKP'nin Gaziantep belediye başkanı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, mozaikleri üzerlerine ayakkabılarıyla basarak tanıttı.
Şahin’in ayakkabılarıyla bastığı mozaikler iki bin yıllıktı.




*****************************


AKP'nin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu
,
İzmir - Bergama’daki dünyanın sağlam kalmış tek antik ılıcası olan Allianoi'nin , baraj yapılarak üzerinin kumla örtülüp, baraj altında kalmasını eleştirenlere:


Veysel Eroğlu:
“Roma döneminden kaldığına göre, yıllardır demek ki toprak altında. Birkaç yüzyıl daha toprak altında kalmasının bize göre bir mahsuru yok”
dedi.





Böylesi zihniyetler yıllarca iktidarda olduğu sürece ve Tarihi değerlerimizin korunup kollanacağını düşünmek hayaldir.


Tarihi eserlerimizin tahribinin bir başka nedeni de;
Türk halkının iktidarlar tarafından (adeta) açlığa ve eğitimsizliğe mahkum edilmesidir.
Kendisi ve evdeki çoluk çocuğu aç ve eğitimsiz olan bireyin, tarihi bir eserin kıymetini bilmesi, değerini bilse bile koruması , insan doğasına aykırıdır.

Dünya mirası bir çok tarihi eser ve kalıntıya, dinci örgütlerin yaptığı saldırıları daha sonra fırsat buldukça ekleyeceğim.
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.