Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.06.15, 13:25   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Ihtilal, Askeri Darbe, Askeri Muhtıra

İHTİLAL, ASKERİ DARBE, ASKERİ MUHTIRA
Yukarıdaki başlık ve içerdikleri anlam demokrasiye yürekten inanmış aydın, aklı hayra şerre eren militarizmi ülke idarelerindeki varlıklarından dolayı telin eden her insana antipatik ve sevimsiz geleceğinden kuşku yoktur. Militarizm anlamı itibarı ile; millet idaresinde tüm unsurların askeri kurallara dayanması, tüm sorunların askeri güç ile çözümlenmesi zihniyetinin yanı sıra başka devletler üzerinde hakimiyet kurmak isteyenlerin askeri güce dayalı idari bir sistemi, bu anlayışla sivil idare üzerinde bir hegemonyası ve dayatmasıdır. Tarih süreci içinde tüm dünyada örnekleri görülmüş, halen dünyada gelişmiş veya gelişmemiş ülkelerde varlığına raslanmakta, elan hakimiyetlerinin olduğu ülkeler dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir.

Askeri darbe ve muhtıralar açısından Türkiye Cumhuriyeti devletide nasibine düşeni almış, gerekçeleri halen tartışılan, vuku bulduğunda bir çok insanın ölmesine, yaralanmasına, sosyal, idari ve mali açıdan zarar görmesine, işkenceler yaşamasına neden olan, seçilmiş sivil idarelere askeri müdahale ve muhtıralar kötü izleri ile ülkemizde ve dünyada hala belleklerde durmaktadır.

Askeri müdahale gereği duyulduğunda genelde sivil idarelerin kötülüğü, ülkelerde meydana gelen sosyal siyasal ve ekonomik çalkantılar, özelde ve ülkemizde; dünyadaki genel gerekçelerin yanında seçilen siyasi heyetlerin ülkenin temel kuruluş düzeni olan düzenekten sapmaları gösterilir. Ayrıca insanlar arasında ayrım, bölme, bölünme kamu mallarının zümrelere, bireylere talan ettirilmesi, kamu mal ve mülklerinde soygun, talan, hırsızlık, rüşvet, nufus suiistismarı, idarecilerin gaflet delalet ve hatta hıyanet içinde olduğu, yabancı emperyal güçler ile mali çıkarları için işbirlikçilikleri, insanlar arasında siyasal, sosyal, dinsel mezhepsel, tarikatsal ayrım gözetilerek kamplara çatışmalara ve kırımlara neden olunması gerekçe gösterilerek yapılır.

Gösterilen gerekçelerin genelde ve özelde ülkemizde tümü analiz edildiğinde aslında ve çoğunlukla gerekçelerin çokluğu ve haklı nedenler gözden kaçmaz. Gerekçelerin haklılılığı ne olursa olsun, doğrulukları tartışmasız kesin olsun demokrasiye inananlar tarafından askeri müdahale ve muhtıralar kabul görmez ve haklı bulunmaz.

Hep muhtıracıları, darbecileri, askeri vesayetçileri kınar ama onlara davetiye çıkaranların kötü hallerini, kötü idarelerini, hırsızlıklarını, soygunlarını, bölücülüklerini, çıkarcılıklarını, kayırmacılıklarını, diktatör olmaya çalışıp demokrasiyi iğdiş etmeye kalkışlarını görmez, bütün kötülüklerine rağmen onları idol seviyesine çıkarmaya çalışan yağdanlıkları alkış yağmuruna tutar, hatta kutsamaya yeltenenlerin olduğu umursanmaz, eteğinde namaz kılınacak peygamber seviyesine yüceltme basitliğine düşenler görülür umursanmaz, memleket hallaç pamuğu gibi atılır, tüm milli ve manevi değerler yap boz tahtasına dönüşür, hukuk; üstünler ve seçkinler hukukuna, demokrasi işlevi, parti hukuku ve parti devletine dönüştürülür umursanmaz, milli ilkeler, anayasal doktrinler, değişmez ve değiştirilmesi teklif edilmez anayasal ilkeler iğdiş edilir umursanmaz, seçmen iradesi milli benliği groke duruma düşer, seçme ve seçilmede yanılgılar içinde bocalarsa, ilkeleri ve milli değerleri korumakla görevli kurumlar harakete geçerek muhtıra ve müdahale eyleminde bulunursa ki bunun illaki bir askeri müdahale ve muhtıra olması gerekmez, yurtsever oluşumlarının müdahale ve muhtırası, yaptığı haberler, demokratik gösteri ve yürüyüşler, mitingler, toplantılar, mühalif yazı ve yorumlar neden? Niçin? Vatan hainliği, casusluk, ajanlık sayılır?
 
Şahsen asla ve kat'a hiç bir zaman darbe yanlısı, militarizm yanlısı olmadık. Yanlı olanlara alkış ve çanak tutmadık. Ama şu gerçekleride hiç unutmadık, (evine hırsız giren hoca komşuları tarafından uyku ağırlığı ve tedbirsizliği çok eleştirilince, hırsızın hiç mi günahı yok serzenişinde bulunur..) Bizde mantık olarak diyoruz ki, muhtıra ve darbelere davetiye çıkaran sivil idarelerin hiç mi günahı yok!
 
Malum 1950-1960 tarih aralığı Türkiye'de Adnan Menderes dönemidir. Türkiye'de bu dönemi önemseyen, Menderes'in partisi olan DP'nin devamı olduğunu söyleyen, bu partinin mantığı ile haraket eden bir yığın siyasetçi Türkiye'de var olmuş, benimsenmeyen, uygulamaları Türk insanın büyük bölümü tarafından kabul görmeyen Menderes uygulamalarına alkış tutan siyasetçilerin bir bölümü 13 yıldır siyaset arenasında ve Türkiye'de hükümet etmektedirler.


Halkın milli benliği groke durumda ise, toplumsal yanılgı devam ediyorsa, yanılgıları ile yeni Menderes dönemleri yaratanları iktidarda tutmaya meyilli ise, demokratik güçlerin milli değerleri koruma adına, ülkenin kuruluş ilkelerini koruma adına yapacağı müdahale ve darbeler vaki olursa halk ne diyecektir?


03/06/2015
Mustafa AKTEN
 
 
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.