Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.06.15, 01:43   #7
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Sedef Kakma Sanatı - Sedefkarlık

Osmanlı'da sedefçilik


















Osmanlıda sedef işlemeciliğinin ilk örneklerini 15. yüzyıl sonlarına doğru görmek mümkündür. Edirne’de tek kubbeli Beyazıt Camiinin kapı kanatlarında görülen sedef işçiliğinin XVI. yüzyılda olgunluk devresine girdiği bilinmektedir. Bu dönemde sedefçilik kapı, pencere, dolap kanatları, kürsü, çekmece, Kur’ an muhafazası, rahle, masa, koltuk, kanepe, sehpa gibi mobilyalar, silah kabzası, nalın, körük, tütün tabakası, kahve takımı vb. gibi ahşap eşyada görülmüştür.Anadolu'da ahşabı oyarak görkemli eserler meydana getiren Selçuklular, bu tarz bezemeciliği günümüze ulaştırmıştır. Sedefin işçiliğinin en yaygın ve en gelişmiş şekli Türk-Osmanlı Sanatı’nda görülür. 17. ve 18. yüzyıllarda zirveye ulaşan Osmanlı sedef işçiliği, kapı, pencere, dolap kanatları, kürsü, çekmece, Kur’an muhafazası, rahle, masa, koltuk, kanepe, sehpa gibi mobilyalar, silah kabzası, nalın, körük, tütün tabakası, kahve takımı vb. gibi çok çeşitli gündelik objede kullanılmıştır. Sedef kakmacılıkta geometrik desenler, çiçek, yaprak gibi doğadan alınmış naturel desenler ile rumî, barok ve arabesk motifler ağırlık kazanmıştır.



Sedef kakma Osmanlı doneminde özellikle 1700-1900'lü yillarda popüler bir süsleme sanatı olarak ilgi görmüştür. Bu sanat saray süslemeleri, camii mimberleri ile birlikte tüfek, piştol, kılıç ve kama gibi silahların da süslemelerinde sıkça kullanılmıştır.


Edirne'deki 2. Beyazıt Cami kapı kanatları, bir rivayete göre Fatih Sultan Mehmet'in som sedeften yapılan tabutu, 3. Murat'ın Ayasofya'daki türbesinin kapı kanatları, Sultan Ahmet Camii'nin pencere ve cümle kapılarının kanatları, Balıkesir'deki Zağanospaşa Camii'nin kapı kanatları, mimari yapılarda kullanılan sedef işçiliğinin en görkemli örneklerini oluşturmaktadır.


15.y.y' da , Topkapı Sarayı Müzesi'nde birçok sedefli eşya görülmektedir. Müzenin 1505 tarihli hazine defterinde sedefli eşyaların varlığı bildirilmektedir. Hatta Raht Hazinesine ait defterlerde sedefli eğer takımlarının kayıtlarına rastlanmaktadır, fakat bu takımlar günümüze ulaşamamıştır.


16.y.y'da Yavuz Sultan Selim'in türbe kapısı, Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Cami kapı ve pencere kanatları, Süleymaniye Cami kapı ve pencere kanatları, 3. Murat'ın yatak odası kapı kanatları önemli örneklerdir. Bu dönemde sarayda sedefkârların bir atölyesinin bulunduğunu ve sedefkârların burada geometri dersi okudukları da kaynaklarda yer almaktadır. Bu yüzyılda saray atölyesinden Mehmet Usta, Dalgıç Ahmet ve Mimar Mehmet Ağa yetişmiştir.

















19.y.y ve 20.y.y ; Avrupa barok ve rokoko tarzı mimariyi etkilemiş ahşap daha az kullanılmaya başlanmış, sedef işlemeli eserler azalmıştır. Bu dönem eserleri 2. Mahmut tuğralı çekmece ve 2. Abdülhamit'e gönderilen hediyelerdir. 20.y.y'ın ilk yarısına kadar devam eden sedef sanatı, bu dönemin en ünlü ismi Vasıf Ustanın 1940 da ölümüyle son bulmuş, Küçükyalılı İsmail usta ve Nerses Ustanın ölümüyle de bu dönemin son sedefkarları tarih sayfalarındaki yerini almıştır.17.y.y ; sedef sanatında değişik bir tarz ortaya çıkmıştır, geometrik şekiller yerini bitkisel motiflere bırakmıştır. Bu dönem eserlerinden, Sultan Ahmet Cami Revan ve Bağdat köşkleri, Valide Sultan Dairesi, Yeni Valide Cami, 1. Ahmet'in tahtı, 4. Mehmet'e ait saltanat kayığı, güzel örneklerdendir. XVII. yüzyılda Evliya Çelebi yalnız İstanbul’da 100 sedef atölyesi ve 5000 kadar sedef ustasının sanatlarını yürüttüklerinden söz etmiştir.

















Gaziantep’te 54 sedef atölyesi olup, 55. Atölye Gaziantep Üniversitesi’nde, Gaziantep El Sanatlarını Koruma ve Geliştirme Merkezi’nde, 1992 yılında kurulmuştur. Yörede en çok desen kalıplarında kullanılan desenler; Hatayi ve rumi desenlerinin basitleştirilmiş halleri, lale, karanfil, filiz, yıldız, benek, papatya, saksı, şeşberk, kare ve baklava desenlerin değişik kullanımları mevcuttur.Sedef işçiliğinin Suriye'den Gaziantep'e geldiği söylenmektedir. Sedefçiliğin doğduğu bölge ve tarih kesin olarak bilinmemekle beraber yaşayan kaynaklara göre Gaziantep’te sedef kakmacılık 1963 yılında başladığı belirtilmektedir. Gaziantep’te ilk olarak piştol tabancaların tamir edilmesiyle ve bu tamir edilen tabancaların üzerindeki sedefler örnek alınmış ve daha sonra yeni ürünler meydana getirilmiştir.



















Çin Sedef kakma örneği


Ming Hanedanı, 16. Yüzyıl
Sedef kakma sanatına (Korece) “Najeon-Chilgi” denilmektedir. Kore'de kökenleri Naklang hanedanlığı dönemine denk gelmektedir.İnci kabuğu yani sedef ile süslemeler Çin, Kore, Japonya, Tayland ve Hindistan'da sanatçılar tarafından uygulana gelmektedir. Dekoratif kaplamalar ile doğal lake ve sedefin kullanılması daha 2000 yıl önce Çin'de uygulanmıştır ve bir çok Doğu Asya ülkesinin sanat tarihinde de görülmektedir. Sedef geometrik şekilli parçalardan oluşan bir tabak Çin'de bulunan Tang Hanedanlığı'na (618-906) ait sedef işlemeciliğinin en eski delilidir. Zamanla, sedef, ahşap, ****l folyo ve lak gibi renkli kakma malzemelerle, Asya'nın farklı bölgelerinde gelişmiştir. Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.
Shilla hanedanlığı (7-10 yy.) döneminde Kore'de popüler olmuştur. (11 yy.) Kral Munjong hükümdarlığı sırasında, sanatkarlara “Najeon Chilgi” ürünler yapması için bir atölye sistemi kurulmuştur. Najeon Chilgi eserler Japonya, Almanya, ABD, İngiltere, Hollanda ve daha birçok ülkenin müzelerinde bulunabilir.
Doğu Asya sedef kakma sanatı tasarımlarında genellikle desenler hayvanlar, bitkiler, güneş, ay, su, dağlar gibi doğal nesnelerle oluşturulmuştur. Bunların genellikle Kore mitolojisinde özel bir anlamı vardır. Yapılış şekilleri birebir Türk-Osmanlı sanatıyla aynıdır.












Çin Sedef kakma çay seti


13. yüzyıl Song Hanedanı
Batıda Bizans'ta ve doğuda Mısır'da, sedef kakma sanatı kullanılmamaktaydı, ama onun yerine, fildişi oldukça revaçtaydı. Babür Hanedanlığı 1526-1707 yıllarında batı Hindistan'da hem iç tüketim hem de Avrupa kraliyet üyeleri, dini ve ticari müşteriler için ihracat yapmıştır. Portekiz Kralı Manuel I (1469-1521) envanterinde, Fransa Kralı Francis (1494-1547) için Hint işi sedef kakma ile süslü bir tabut, İtalyan Yüksek Rönesans sanatçısı hamisi Leonardo da Vinci (1452 -1591) envanterinde ise sedef kakmalı bir sandalye ve yatak listelenir.18. yüzyıl sonlarında sedef işlemeciliği Tayland'a gelmiştir. On dokuzuncu yüzyıllarda, yönetimde ve tapınaklarda kullanılan tahtları ve kapıları süslemek için yoğun biçimde sedef kakmacılığı kullanılmıştır.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.