Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.06.15, 01:24   #1
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,703
Ettiği Teşekkür: 15539
Aldığı Teşekkür: 22145
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Kanaviçe İşleme



K
anaviçe İşleme






İşlemecilik insanlık tarihi kadar geçmişi olan ve dikiş dikmekle başlamış olan çok eski bir el sanatıdır. İlk örneklerine Orta Asya Türklerinde rastlanır. Bu işleme sanatı göçlerle, elçilerle batıya ve diğer ülkelere de yayılmıştır. Geleneksel kültür içinde devamede gelen süs ve süsleme, güzel ve güzellik olgusu da insanların tüm yaşamları boyunca terk edemedikleri yaşam biçimi olmuştur. Bu kültür popülasyonu içinde kadınların daha etkin rol aldıkları gözlenmiştir. Franz Werfel, "Kadının istediği iki şey vardır: Erkeğin gözüne girmek, kadının gözüne çarpmak"
özdeyişi ile vurgulamak istediği gibi, kadınlarımızın daha güzel görünme arzuları ve çevrelerini güzelleştirmek düşüncesinden yola çıkarak günümüze kadar coğrafi, ekonomik ve kültürel değişiklikler göstererek gelmiştir.

Anadolu'da, "Kız beşikte, çeyiz eşikte" atasözü, Türklerin "İşleme sanatı"na verdiği önemi göstermektedir. Geleneksel kültürümüzde ayrı bir yeri olan ve güncelliğini hala sürdüren "Kanaviçe" işleme çeşitlerinin en çok tercih edileni olma özelliğinin yanı sıra, işlenmesi kolay, kullanımlı ve dayanıklılığı açısından her zaman gündemde kalmayı başarmıştır. Her dönemde ve yaşta genç kızlarımızın çeyiz sandıklarının büyük bir bölümünü kanaviçeden yapılmış işler oluşturmaktadır.

Hanımlar ve genç kızlar, zevklerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek çeyizlerini hazırlarken, kanaviçeden hazırlayacaklarını duygu ve düşüncelerini de katarak hazırlamışlar ve sonuçta harika denilecek çeyizler ortaya çıkarmışlardır. Motifler aracılığı ile kişiler arasında iletişim kurulmuş, motifler elden ele, bir yöreden diğer bir yöreye ulaşmış, güneyde kervan olmuş, yare haber götürmüş, doğuda göç olmuş, günlük yaşamdaki güçlükleri dile getirmiş. İnsanlarla bu denli içli dışlı olduğuna göre nedir kanaviçe?..

C.Esad Arseven'e göre; "Seyrek telli bez (kanaviçe) üzerine iğne ile ve ipliklerle işlenen işlemi nevirdir. Muzaffer Gözükızıl'a göre ise: "Kanaviçe, etamin, kanava ve benzeri seyrek dokunmuş kumaşlar üzerine hesapla yapılır." "İpliği sayılabilen kumaşlar üzerine sayılarak, sayılamayan kumaşlar üzerine kanaviçe bezi dikilerek, tek iğne ya da çift iğne tekniği kullanılarak çeşitli ipliklerle yapılan bezemedir kanaviçe."

Kanaviçe işi XV. ve XVI. yüzyıllarda bütün Avrupa'ya yayılmış ve özellikle İngiltere, Fransa ve İtalya kadınlarını çok ilgilendirmiştir. Bizde ise: İlk zamanlarda kanaviçe, yastık işi olarak bilinirdi.Kumaşın her tarafı doldurulmaz, çanta, halı, yastık, pano ve arma işlerinde kullanılırdı.20. yüzyılda kanaviçe işi daha kolay ve az iplik kullanarak yapıldığı için tercih edilerek yapılmış ve halen de yapıla gelmekte.







. Kanaviçe uygularken kullanılan kumaşlar:

* Dokumanın ipliği sayılarak işlenen kumaşlar: Panama keteni, Bursa keteni, Rize keteni, yün tela, ipek tela, etamin vb. bu grubu oluşturur. Dokumanın en ve boy ipliklerinin aynı eşitlikte olması işlemenin netliği ve güzelliği yönünden önemlidir.
* Dokumanın üzerine kanaviçe bezi teyellenerek işlenen kumaşlar: Patiska, akfil, poplin, yerel dokumalar bu grubu oluşturur. Kanaviçe bezi işlenecek yere dikilir. İşleme yapılır, işleme bittikten sonra kanaviçe bezi sökülerek temizlenir.
Diğer bir işleme şekli de: Kanaviçe bezinin altına organza konularak duble yapılır. Daha sonra kanaviçe puanlarıyla kumaşın yüzeyi tamamen doldurulur.

. Kanaviçe işlemede kullanılan iplikler:

a. Pamuk elyaflılar: Muline, koton ( 8-12 numara) patiska, Akfil vb. gibi kumaşlara koton, poplin, opal, terikoton gibi sık dokunuşlu ve ince kumaşlara muline kullanılır.
b. İpek elyaflılar: Çamaşır ipeği, ibrişim, kordone (ipekli kumaşlar, grepdemor, saten) vb. gibi kumaşlarda kullanılır.
c. Yün elyaflılar: Moher, çeşitli kalınlıkta yün iplikler (yün tela, yün amaroza, kaşe, çuha) vb. gibi kumaşlarda kullanılır.
d. Sentetik elyaflılar: Orlon, naylon bobinler, etamin gibi ipliği sayılabilen veya sayılamayan tüm kalın kumaşlarda kullanılır. Günümüz de yerel dokuma, patiska, akfil vb. gibi sık dokunuşlu kumaşlarda on iki numara kotonun sıklıkla kullanıldığı dikkati çekmektedir. Kanaviçenin genel olarak iki çeşit iğnesi vardır.

a. Kanaviçe tek iğne tekniği
b. Kanaviçe çift iğne tekniği

(İzmir iğne, fıstık iğne) Günlük hayattan etkilenerek duygu ve düşüncelerin birleşmesiyle ortaya çıkan kanaviçe desenlerinde çok çeşitlilik göze çarpmaktadır. İşlemelerde bitkisel bezemeler ağırlık gösterirken, figürlü ve nesneli bezemeler de konu olarak seçilmiştir. Günümüzde; işlemelerde tek renk kullanıldığı gibi birden fazla renkte kullanılmakta...

Tek renk olarak uygulanan desenler, aynı rengin tonlarıyla da çalışılır. Birden fazla rengin kullanıldığı desenlerde birkaç ana renk etrafında tamamlayıcı renklere de yer verilir. Renklerde tonlamalar uygulanarak renk uyumuna özen gösterilir. Eski işlemlerde canlı ve birbirinden kopuk renklerin kullanıldığı, renklerde tonlama yapılmadığı, kontrast renklerin genellikle kullanıldığı dikkat çekmektedir.

Eskiden çalışılan kanaviçe işlemelerin kenarları genelde yüzüne katlanarak makinede baskı dikişi uygulanmış, makine dikişinden sonra zenginleştirmek amacı ile kenarları tentene dikilerek temizlenmiş.
Gelişen teknoloji ile birlikte nakış-makinelerinin de gelişmesi, kenar temizlemelerinde dikişi kullanmak yerine nakış makinesinin yapmış olduğu kenar sularını kullanılır hale getirmiştir.

Geleneksel el sanatlarımız da, zaman içinde makine ve teknolojiye yenik düşmek üzeredir. Zira teknoloji sürecinde sanayi toplumları, "En az insan emeği, ucuz maliyet, seri imalat ve aşırı kazanç vs." gibi arz ve talep kıskacındadır. Bugünkü ve dünkü "El sanatlarını artık, yıllar sonra eski eserlerin sergilendiği müzelerde, antika eser standartlarında veya müzayede salonlarında görebileceğiz kanısındayım.







Sema ÖZ (Alıntıdır)
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.