Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.06.15, 12:49   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20033
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Bilderberg Toplantısı 2015 | Bilderberg'de Yeni Türkiye Kurgusu

Bilderberg'de Yeni Türkiye Kurgusu

Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Bilderberg toplantısı Avusturya’nın Troll kentinde Alp dağlarının eteklerinde bulunan Telfs Buchen kasabasında başladı. Malumunuz Bilderberg toplantıları her yıl düzenli olarak farklı ülkelerde yapılmaktadır. Bu toplantılara dünyanın pek çok ülkesinden isimler ülkelerini(!) temsilen katılır. Dünyanın yaşadığı sorunlar masaya yatırılır. Bu sorunlar toplantıda son derece sıkı bir gizlilik içerisinde tartışılır. Çözüm yolları aranır. Dışarıya çıkmayan görüşmeler o kadar önem arz eder ve sır taşır ki, 1991 yılında bu toplantıların baş aktörlerinden ünlü küresel baron David Rockefeller bu durumu şu şekilde özetlemektedir:


‘Toplantılarımıza katılan New York Times, Washington Post gibi önemli yayın kuruluşlarında görevli yöneticilere ‘ne yapmak istediğimize’ dair bilgileri 40 yıl boyunca halka açıklamayacaklarına dair verdikleri sözleri tuttukları için teşekkür ediyorum. Eğer onlar gizli görüşmelerimizi deşifre etseydi, ışıklar üzerimize yanacaktı. Ama artık dünya kurmak istediğimiz dünya hükümetine çok daha hazır.’

Dünya’ya yön vermek isteyen bu güçler, ilgili ülkeler üzerine kurgulamak istedikleri kanlı oyunlarını uygun gördükleri kişiler üzerinden gerçekleştirirler.

Bilderberg toplantıları hakkında genel bir bilgi verdikten sonra, bu toplantıların ve küresel baronların ülkemiz ile ilgili kanlı emellerini göz önüne sermek için son 15 yıllık tarihimize maddeler halinde kısaca bir göz atalım;

1) 2001 yılında gerçekleşen ekonomik kriz ve neticesinde Türkiye’de koalisyonlar devri bir ülke için uzun sayılabilecek bir süreliğe kadar kapanır.

2) Birden şapkadan daha önce hazırlanan bir parti ve lider çıkar.

3) Oluşturulan algı operasyonları neticesinde kısa bir süre önce kurulan AKP ülkede yönetime getirilir. Hatta bu partinin kuruluş bildirisi bile CFR-Bilderberg toplantılarında yazılarak Türkiye’ye postalanır.

4) Türkiye için tasarlanan senaryo yıllardır ülkenin kanını emen PKK terör örgütünün dağdan şehre indirilmesi konusudur. Ama önce Türkiye tarafından neredeyse bitirilme aşamasına getirilen terör sorunu tekrar hortlatılmalı ve şehit cenazeleri gelmelidir. Düğmeye basılır ve ülke bir biri ardına terör saldırılarına maruz kalır.

5) Sonraki aşamada iktidara gelecek parti çeşitli algı operasyonları eşliğinde PKK terörünü ülkenin Kürt sorunu halini çevirmekle görevlendirilir. ‘Analar artık ağlamasın’ tümcesinin kalkan olarak kullanılması ile operasyon başlar.

6) Terör yandaşları yeniden meclise sokulur. PKK terörünün alan hâkimiyetini artırmak ve Türkiye’nin bölünmesini hızlandırmak için algı operasyonları eşliğinde adına ‘çözüm’ denen bir sürece başlanır.

7) Mevcut iktidarın elini güçlendirmek için ülkeye sıcak para basılır ve ekonomik sıkıntılar paranın dolaşımı neticesinde sıvı halden buhar haline dönüşür.

8) Bütün bunlar olurken Türk halkı da sürece ısıtılmalıdır. Farklı farklı televizyon kanallarında hep tanıdık yüzler bilinçlere bu fikri inceden inceye işler.

9) Bir yandan da ülke bayındırlık hizmetleri sayesinde sanal bir kalkınmanın tesiri altına girer. Bu halkta ‘çalışıyorlar’ etkisi yaratır.

10) Birden bire şapkadan yeni bir anayasa fikri çıkartılır. Çözüm sürecinin yeni bir anayasa olmadan tam olarak gerçekleştirilemeyeceği vurgusu yapılır.

11) Bu arada halkın aydınlanmaması gerekmektedir. Bir cadı avına çıkılır. Milli hassasiyete sahip olan aydınlar, gazeteciler ve kanaat önderleri ileri de sorun çıkartmamaları için örgüt suçundan içeri alınır ve milli hassasiyetin beli kırılır.

12) Bütün bunlarla beraber mevcut iktidar ülkenin her yerine nüfus etmeye başlar. Gücünü artırır. Bu güç, küresel baronları ister istemez (ne kadar her denilen yapılsa da) rahatsız etmektedir. Kontrolsüz güç, istenmemektedir.

13) Mevcut iktidarın gardını düşürmek için, günümüzden 2010 yılında CHP bir operasyona maruz bırakılır. Bir kasetle genel başkan değiştirilir. Artık muhalefete de tam anlamıyla ayar verilmeli ve isletme olarak göreve hazırlanmalıdır.

14) CHP’de modaya uyar ve yeni bir oluşum içerisine girer. Milli hassasiyeti olan isimler teker teker partiden temizlenir.

15) Küresel baronların yıllar öncesinde içeri yerleştirdikleri taşeron yapılanma, iktidar partisi sayesinde alan kazanır. Bu örgüte ileride kullanılmak üzere iktidarın açıklarını kaydetme görevi verilir.

16) Ve operasyon başlar. Tek parti iktidarının zamanı artık dolmuştur. Öncelikle taşeron örgüt iktidar partisinin yolsuzluklarını 17-25 Aralık 2013 haftasında ifşa eder. Medya kısmi olarak iktidar partisi aleyhinde yıpratma çalışması yapmaya başlar.

17) İktidar partisinin çözülme süreci sayesinde terör örgütünün siyasi kanadı bölgede alan hâkimiyeti kazanır. Medyanın da desteği ile HDP adı altında kurulan yeni parti ülkenin ‘Çipras’ı’ olarak sahneye sürülür. Saz çalar, sevimlidir.

18) Erdoğan çok olmuştur. Haddini bildirmek gerekmektedir. Seçmenin algı operasyonları sayesinde HDP’ye ve CHP’ye oy vermesi sağlanır.

19) Hedefte oluşturulan Yeni Türkiye planı adım adım başarıya ulaşmaktadır.

20) 7 Haziran 2015 tarihinde ülke genel seçimlere gider. Seçim neticesi tezgâhın ne kadar başarılı kurulduğunu hepimizin gözleri önüne seriverir. Hiçbir siyasi parti tek başına iktidar kuracak sandalye sayısına ulaşamamıştır. Tek bir çözüm vardır; o da koalisyon!

Türkiye’nin son 13 yılını sıraladığımız maddelerden sonra tekrar başa dönelim. Dün başlayan Bilderberg toplantısına kaldığımız yerden devam edelim.

Bu yıl Avusturya’da düzenlenen Bilderberg toplantısındaki listede kendisine yer bulan Türkler bir hayli dikkat çekicidir.

Twitter’ın Türkiye’ye karşı avukatlığını yapmış Gönenç Gürkaynak,

Türkiye’nin çözülme sürecinin yeni ortağı Yeni CHP’nin milletvekilleri Selin Sayek Böke ve İlhan Kesici,

2013 yılında Şanlıurfa’da katıldığı bir toplantıda ‘PKK’nın bir terör örgütü olmadığını’ söyleyen gazeteci Nuray Mert

Ve Habertürk gazetesi köşe yazarı Soli Özel bu yıl Bilderberg’e Türkiye’den davet edilen isimler olarak listede yer alıyor.

Listeyi dikkatlice incelediğimiz zaman bu üst akıl toplantısında Türkiye için neyin tezgâhlandığı daha net ortaya çıkıyor.

Türkiye muhtemel AKP-CHP koalisyonuna hazırlanıyor. Etnisitenin ön planda olduğu, ayrışmışlığın ve kargaşanın bol olduğu ve bunların anayasaya bile yerleştirildiği Yeni bir Türkiye doğuyor. Çözülme planı adım adım işliyor.


Peki ya çözüm?

Çözüm; bütün oyunu görebilmekten ve bu duruma göre kendimizi konumlandırmaktan geçiyor. Sandık oyununa aldanmamaktan geçiyor. Algı operasyonlarına karşı set koyabilecek olan milli hafıza ve sağduyudan geçiyor. Milli iradenin tecellisinden geçiyor. Her şeyin yeniden bizim kontrolümüze geçeceği ve ülkenin Ankara merkezden yönetileceği günlere şimdiden hazırlanmaktan geçiyor.

Unutmayalım!

Umutsuz durum yoktur, umutsuz insan vardır!

Biz örgütlü olalım, sağduyumuzu koruyalım, sıranın halka da geleceği günler elbet yakın olacaktır!



milliiradebildirisi.org
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.