Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.06.15, 14:12   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20034
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Deli Halit Paşa | Yaşamı | Ölümü Üzerindeki Sır Perdesi










Atın İyisine Doru, Yiğidin İyisine Deli derler.

Süpermen, Heman, Polat Alemdar, Çakır, Memati...Sürüp gider liste. Gerçek kahramanları tanımazsak, etrafımıza hayal kahramanlarını doldururuz böyle.

Kars, Ardahan, Sarıkamış, Erzurum, Erzincan, Nenehatun'u kurtaran bu efsane adam bir kahpe kurşunla sırtından vurulur, herkesin gözü önünde olan olayın üstü kapatılır, kim vurduya gider, ama devlet şeref mezarlığına gömmeyide ihmal etmezler.

42 Yıllık hayatından 10 tane film çıkacak bu efsane adam, TBMM'de bütçe görüşmeleri esnasında, Gazi maaşlarına zam yapılması konuşulurken, bütçe yok diyenlere itiraz eder, yolsuzlukları gündeme getiren bu adam dokuz kurşunla TBMM'de öldürülür.

Vatanı için savaşan yiğit askerlere karşı baba gibi şefkatli, vatan hainlerine karşı ise son derece acımasız bir insandı Halit Paşa...

Düşmanlarını sağ tarafında taşıdığı "Namuslu" diye adlandırdığı tabancasıyla, cepheden kaçan askerleri ise sol tarafında taşıdığı "Namussuz" diye adlandırdığı tabancasıyla vurabilecek kadar kararlı bir askerdi Halit Paşa...

Cephede düşmanla savaşırken askerlerine "Oğlum vatan bizimdir, kaçan haindir..." diye haykıran cesur bir yürekti Halit Paşa...

İşte Efsane bir adamın hikayesi, onun yaşadıklarını okumaya zamanınız var mı?


Halit Karsıalan veya Deli Halit Paşa, d. 1883 - ö. 14 Şubat 1925), asker, milletvekili.

1. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde başarılar göstermiş; Kurtuluş Savaşı’nın ilk yıllarında doğu cephesinde, Gümrü Anlaşması’nın imzalanmasından sonra batı cephesinde komutanlık yapmış bir askerdir.

İkinci Büyük Millet Meclisi'ne Ardahan milletvekili olarak katılan, bir tartışma sonrasında meclis koridorunda vurularak hayatını kaybeden Halit Paşa, TBMM’de işlenen ilk cinayetin kurbanıdır.

Yaşamı

1883 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Çerkes Ahmet Bey'dir.

1901 yılında girdiği Harbiye’den 1903’te teğmen rütbesi ile mezun oldu. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Yemen'de görevlendirildi, rütbesi yüzbaşılığa yükseldi. Bundan sonraki bütün hayatı cephelerde geçmiştir.
1910 yılının Haziran ayında Trablusgarp Savaşı’na katıldı; 3 ay görev yaptı. Bu dönemde aynı cephede görev yaptığı "Kel Ali" lakaplı subay ile (Ali Çetinkaya) ile anlaşamadığı için Mustafa Kemal ve Enver Paşa’nın ortak kararı ile görev yerleri değiştirilmek zorunda kalmıştı.

Trablusgarp’taki görevinin ardından Balkan Savaşı’na katılmak üzere Çatalca’ya geçti; 1. Dünya Savaşı’nın ilanı üzerine Kafkasya Cephesi’nde görev aldı. Görevi, Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ruslar’a bırakılmış olan Kars, Ardahan ve Sarıkamış’ı geri almaktı. Dokuz günlük bir savaştan sonra 23 Aralık 1915’te Ardahan’a girmeyi başardı. Rütbesi bu başarısından sonra binbaşılığa, Çorum müfrezesi ile yaptığı hizmetlerden sonra yarbaylığa yükseldi.

10 Mayıs 1917’de Garbi Dersim Komutanlığına atandı; savaşın en önemli milis güçlerinden birisini kurdu; Dersimli süvari birlikleri ile Erzincan, Nenehatun, Erzurum’u geri aldı. İslam Ordusu’nun 3. Fırka Komutanı olarak Ahıska’yı kuşattı. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması üzerine Ardahan, Kars ve Sarıkamış’ı tahliye ederek Tortum’a çekildi; İngilizler’in baskısı ile fırka komutanlığından alındı.

Ali Rıza Paşa kabinesi kurulduğunda 9. Kafkas Fırkası Komutanlığı’na atandı. Ermenistan üzerine yapılan harekâttaki başarısı nedeniyle rütbesi albaylığa yükseltildi.


Milli Mücadeleye Katkıları

Halit Paşa, Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra terhis edilmemiş olan ve Kâzım Karabekir Paşa komutasında bulunan 15. Kolorduda görev yaptı. Bölgede İslam Tümeni'nden kalan kuvvetlerin bir savunma çekirdeği haline getirilmesini sağladı. Erzurum Kongresi'nde Trabzon delegelerinin Mustafa Kemal'e karşı çıkmalarını, aldığı yıldırma tedbirleriyle önledi.

1920 yılının sonlarında Kars ve Sarıkamış’ı, 1921’de de Ardahan’ı düşman işgallerinden kurtardı. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra ailesi bu nedenle “Karsıalan” soyadını almıştır.


Gümrü Anlaşmasından sonra Batı Cephesinde görev verilen Halit Paşa, Sakarya Savaşı'nda 12. Gruba komuta etti. Bu sırada gösterdiği cesaretten ötürü "Deli" lakabıyla anılmaya başlandı. Özellikle cephenin biraz gerisinde yüksekçe bir yere oturup tabancalarını dizlerine koyarak "Geri çekileni vururum" mesajı vermesi ve birkaç sefer geriye kaçan askerler üzerinde bunu bizzat uygulamasıyla ün yaptı. Büyük Taarruz'da Kocaeli Grubu komutanlığı yaptı ve yaptığı mezalimi ile ünlü Yunan 11. Tümenini Komutanı General Krokodeilos Kladas ile beraber esir aldı. Büyük Taarruz’dan sonra rütbesi tümgeneralliğe yükseldi.


16 Ocak 1924 tarihinde TBMM’ye sunulan özgeçmiş belgesine göre Halit Paşa, ailesi Kastamonu’nun Taşköprü kazasına bağlı Yazı köyünden olmasına rağmen, İstanbul’da 1884’te dünyaya gelmiştir. O Tütün Nazırı’nın torunudur. 22 Ağustos 1903’te Harbiye’den teğmen olarak mezun olmuş, Yemen’e gönderilmiş, orada takım komutanlığı yapmış, 22 Temmuz 1908’de Kıdemli Üsteğmenliğe yükselmiş, II. Meşrutiyet’in ilanıyla 1. Ordu’ya tayin edilmiş, görev yaptığı taburun Asir’e nakledilmesiyle ikinci daha Yemen’e gitmiş, 27 Nisan 1911’de Kıdemli Yüzbaşı olmuştur. Kuzey Afrika’da 3 ay boyunca İtalyanlarla çarpışmış, Balkan Savaşı’nın başlamasıyla İstanbul’a dönmüş, Çatalca’da bulunan Şark Ordusu’na katılarak savaşmış, Harbiye Nezareti’nde görev almış, Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması ile, Kafkasya’da bulunan Yakup Cemil’in alayında görevlendirilmiş, Ardahan’ı Rus işgalinden kurtarmış, bu nedenle 23 Haziran 1915’te Binbaşılığa yükseltilmiş, Çoruh müfrezesi kumandanı olmuş, büyük başarılara imza atmış, bu nedenle 14 Haziran 1916’da Yarbay olmuş, 4 Temmuz 1916’de yaralanmış, tedavisi için İstanbul’a, oradan Viyana’ya gönderilmiş, 10 Mayıs 1917’de Garp Dersim Kumandanı olmuş, 1918 yılının başlarında Erzincan ve Erzurum’u düşman işgalinden kurtarmış, Kafkasya Ordusu’nun 3. Tümen kumandanı olmuş, Batum savaşında bulunarak Ahıska ve Ahılkelek’in kuzey kısımlarını ele geçirmiştir. Onu Mondoros Mütarekesi’nden sonra İngilizlerin baskısıyla görevinden azledilmiş bir halde görmekteyiz.
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.