Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.06.15, 01:37   #3
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Ağaç - Ahşap İşçiliği - Oymacılık Sanatı

YAPILIŞI




Tahta Seçimi

Ağaç oymacılığı kolay ve masrafsız yapılabilen bir sanattır. Öncelikle tahta seçimi yapılır. Tahta seçiminde ağacın genel özelliklerine göre çeşitli faktörler etkindir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

1- Ağaçların sertlikleri, ağırlıkları bir birinin aynı değildir.
2- Bir kısım ağaçlar kolay kesilir, rendelenir ve boyanır.
3- Bir kısım ağaçlar çabuk bükülür ya da bükülmez.
4- Bazı ağaçların üzerleri pürüzlenir, tiftiklenir.

Ayrıca seçilen ağaçlarda incelik, kalınlık ve ağacın damarlarının (liferinin) akış istikametine, üzerindeki beneklerin küçüklük ve büyüklüğüne, açıklık ve koyuluk rengine de önem verilirse yapılan oyma işini göze daha hoş görülür.

Kıl Testerenin Kullanılışı

Tahtaya çizilen motifin çevre kesiminin dışında kalan yerlerin kesim işlemi gayet kolaydır. Ancak motifin iç kısımlarında kalan yerleri kesebilmek için kıl testerenin geçebileceği kadar bir deliğin açılması icap eder.

El matkabı yardımı ile delik açılır. Kıl testeresi buradan geçirilip iyice gerdirilerek hazırlamış olan testere, kolu dik tutulmak suretiyle kesim işine hazırlanır.

Testerenin dik tutulabilmesi için;

a- testerenin öne yatık olmamasına,
b- Testerenin arkaya doğru yatık olmamasına,
c- Testerenin sağa ve sola yatık olmamasına,
d- Testerenin el ile tutulan sapın üst mengenenin kesim yüzeyine düşey olmasına,
e- Testerenin arka gövde kısmının kola temas etmesine,
f- Omuzdan dirseğe kadar olan kol kısmının vücuda yapışık olmasına,
g- Dirsekten elimize kadar olan kısmın yukarı ve aşağı muntazam bir şekilde hareket ettirilmesine dikkat etmek gerekir.


Tahtanın kesimi sırasında testerenin gerek tahtanın sertliğinden ve gerekse testerenin kullanma şekil hatasından dolayı bir ısınma meydana gelir. Isınmadan ötürü testerenin hareketi ede olmadan ağırlaşır. Bu ağırlaşmanın önüne geçmek için dolayısıyla elin hareket sahasını genişletmek maksadı ile tazgaha veya masaya sıkıştırılabilecek V harfi şeklinde yardımcı yedek tezgaha ihtiyaç duyulabilecektir.



TÜRLERİ
Ağaç oymacılığını kesme oyma, yüzey oymacılığı ve tabii şekil oymacılığı diye 3 grupta inceleyebiliriz.

1. Kesme Oyma (Düşey Kesme)(Dekupe)
: Bu tür çalışmalar bir masif veya kontraplağın her iki yüzeyinin aynı düşeyde kesilerek çıkartılmasıdır.Keserek oymaya örnek; tuğra, sandalye sırtı vb.Belli bir kalınlıktaki parça üzerine çizilen bir süslemenin kıl testeresi, fare kuyruğu testere, dekupaj testeresi ile boşaltarak yapılır. Kafes yanları, ud göğüs tahtasının ses deliği örtüsü, dolap ve bazı mobilyalarda süslü çerçeve yüzeyleri yapımında kullanılır.

Bu parçaların yüzü düz kalabildiği gibi tekrar üslubuna uygun oyulur. Testere ile boşaltılarak yapılan bu oymalı şekiller bir yüzeye yapıştırılıp kullanılırsa bu parçanın ismi aplik, (Üstten yapıştırma) çalışma üslubuna aplike denir. Aplike kolay bir çalışma usulüdür. Aplik yapılacak resmin derinliği belirtilir, şekil kağıt üzerinden ağaç yüzeyine kopya edildikten sonra dış ve orta kısımlarından çıkacak kısımlar uygun testere ile boşaltılır. Aynı aplik parçadan fazla lazım ise testerenin keseceği miktar kadar parça, aralarına kağıt konularak tutkallanır. Tutkal kuruduktan sonra kesilir. Dikkatli yapılırsa birleştirme işi tel çivi ile de yapılır.


Kesilen parçalar bıçak veya düz kalemle ayrılır. Altlarındaki kağıtlar temizlenir. Parçaların kullanılacak yüzeyleri işaretlenir. Çalışabilecek ölçüde bir ağaç üzerine bir ambalaj kağıdı tutkallanır. Buraya parçaların altlarını fazla dışarıya çıkmayacak şekilde tutkal sürülüp daha önce işaret edilen yerlere konur. Dikkatlice bir parça ile üzerinden sıkılır. Tutkal kuruduktan sonra kenara taşan tutkallar temizlenir ve işlenir. Zımpara ve cila yapılacaksa bunlar tamamlanır. Keskin sivri bir bıçak veya düz kalemle kaldırılır. Altları temizlenip lüzumlu yerlere tutkal veya çivilerle tespit edilir.


2. Yüzey Oymacılığı (Röliyef): Ağaç yüzeyinden yalnız yapılacak motif veya şeklin ana hatlarıyla belli bir hareket vermek için kullanılır. Üçgen veya U kalemiyle yapılabilir. Bu çalışma cilalı, boyalı bir yüzeye yapılabildiği gibi ham bir yüzeyde işlendikten sonra gerekli boya-cila yapılmak suretiyle tamamlanır. Gerekirse bu kalem çizgileri (Kanalları) renkli boya, yaldız v.b. ile değişiklik yapılabilir.

İki şekilde incelenir:

a-Alçak yüzey oymacılığı (Alçak kabartma)erinliği dış yüzeyden üç dört mm’yi geçmeyen rölyeflerdir. Yapılacak motif-yaprak kenar süsü vesaire belli bir üslubun ana hatlarını kaybetmeden yapılmalıdır. Aksi taktirde çalışma tarzı şahsiyetsiz bir sonuç vermesi her an mümkündür. Temizlenmesi kolay ve cilalandıktan sonra kibar görünüşü sayesinde her zaman tatbik edilen bir tarzdır. Derin olmayan oyma aralarındaki tozların daha kolay temizlenmesinden dolayı ayrıca tercih edilme imkanı sağlar.

b-Yüksek yüzey oymacılığı (Yüksek kabartma): Sandık üzeri, koltuk işlemesi gibi rölyeflendirmeler.Alçak yüzey çalışmalarının daha derin ve hareketli bir tarzıdır. İşlenen motifler daha canlıdır. En karakteristik örneği 19. yüzyılda meydana gelen gotik sitilinde görülür. Bu gün bu üslupla çalışmalar yapmak pek pahalıya mal olacağı gibi kullanış itibariyle de oldukça güçtür. Derin süsler arasında biriken tozları devamlı olarak temizlemek ağacın çeşitli yönlerden işlenmesi ile mukavemetini oldukça azalmış olacağından çok dikkatli kullanmayı gerektirir.

* -Düz Satıhlı Derin Oyma : Bu grup ahşaplarda ahşap yüzeyi aynı seviyede düz bir satıh teşkil eder. Motifler satıhtan derin oyma ile belirtilmiştir. Aynı eserde bazı motiflerin bu teknikte, bazılarının da daha sonra tanıtılan “yuvarlak satıhlı derin oyma” ile işlendiğinin örnekleri boldur. Ankara Alaaddin minberi ön cephesi kapı köşelikleri, (1197-98) , Malatya Ulu Camisi minberi (13. Asır), Kayseri Ulu Camisi minber kapısı rozetleri (1205), Amasya Burmalı Minare Camisinin minber kitabesi (13. Asır), Ankara Hacı Bayram Veli Türbesi kapısı (15.Asır), Akşehir Kileci mescidi pencere kapakları (14-15. Asır) İlisra Ulu Camisi iç kapısı (14.Asır), Ankara Ahi Şerafettin Sandukası (1350) bu tekniğe ait örnekler sunmaktadır.

*-Yuvarlak Satıhlı Derin Oyma: Bilhassa kitabelerde, yazılarda, arabesk dekorda, çok zengin bir görünüş kazandıran ve en yaygın grup olan bu ahşap işçiliğinde reliefler engebeli yuvarlak bir satıh meydana getirmek üzere işlenmiştir. Bazı örneklerde kabartmalar çok yüksektir ve ajur işçiliği etkisini verir. İslam sanatında ilk bol örneklerini 11. asır Fatimi ahşap işçiliğinde gördüğümüz Anadolu’da her devir ve bölgede, çeşitli tip malzemede kullanılan yuvarlak satıhlı derin oyma tekniği için şu örnekleri sayabiliriz. Siirt Ulu camisinin minberi yazıları (13. Asır başı), Ankara Kızılbey Camisi kapısında (13.Asır), Kızılbey Camisi tahtı (3.Keyhüsrev 1264-83 Ankara Etnografya Müzesinde), Ankara Aslanhane camisi minberi kapı yanları (1289), Divriği Ulu Camisi Minberi yazıları (1228-29), Kaykavus rahlesi (İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi), Birgi Ulu Camisinin pencere kanatlarından bazıları.

*- Çift Katlı Rölyef Tekniği: Bilhassa kitabelerde, yazılarda kullanılan ve çok zengin bir görünüşü olan bu teknikte daha önce bahsi geçen iki relief tekniği bir arada kullanılmıştır. Genellikle altta kalan, arabeskler veya spiraller meydana getiren dekor düz satıhlı derin oyma ile, üstteki yazı dekoru ise yuvarlak satıhlı derin oyma ile işlenmiştir. Ankara Alaattin Camisi minberi kitabesi buna göre güzel bir örnek teşkil eder.

*- Eğri Kesim Tekniği (Mail Kesim Tekniği): Avrasya menşeli olan ve Orta Asya İskit ahşap, metal, kemik işçiliğinde gelişen bu teknik Samarra’daki Türk askerleri kanalıyla 9.asır Abbasi ahşap ve alçı işçiliğinde, 11. asır Gazne ahşap işçiliğine girerek İslam sanatına intikal etmiştir. İran Selçuklularının alçı, Anadolu Selçukluların da figürlü taş işçiliğinde çok görülen bu teknik, Anadolu ahşap işçiliğinde daha ziyade erken örneklerde stilize yarım palmet motifleriyle dikkatleri çeker. Bu teknikte reliefli satıhlar derine birbirini kesen satıhlara iner. Ermenek Sare Hatun (12.Asır) minberlerinde yan aynalıklardaki geometrik kafesin iç dolguları Aksaray Ulu Camisi minberinde pabuçluk kısmının etrafındaki bordürde ucu volütlü yarım palmetlerin teknikte işlendiği dikkatleri çeker.

Abbasi halifelerinden 9. asırda kurduğu Samarra şehri stuk tezyinatının büyük bir kısmında görülen ve Orta Asya hayvan üslubunun tekniği olduğu için Samarra’da önemli bir unsur teşkil eden rağbet bulmuştur. Prof..R. Ettinghausen, ilgi çekici ve etraflı bir teknik yazısında, mail kesimin Irak, Suriye, İran, Mısır, Filistin, Afganistan, Anadolu ve Kuzey Afrika’da 10-14, asra kadar uzanan çeşitli örneklerini göstermiştir. Bu üslubun geçirdiği safha ve değişimleri de izah etmiştir. Prof. Ettinghausen Anadolu’dan örnek olarak, bugün Ankara Etnografya müzesinde bulunan Malatya Ulu Camii Mimberini vermektedir.

Malatya Ulu Camii Mimberine birkaç Anadolu mimberini daha katmak mümkündür. Samarra mail kesim üslubunu en saf bir şekilde aksettiren ve sathi işleniş, motifler arasında meydana gelen tamamlayıcı şekillerle bu üsluba en yakın örnek ise, şimdilik taş üzerinde tek örnek olarak bilinen Konya Surunun şöhretli (melek) figürlerinin başındaki taçtır. Bu desende zemin diye bir şey kalmamıştır. Zemin tamamlayıcı şekiller halinde desene katılmıştır.

“Hakiki” Samarra üslubunun Anadolu’daki bu tek temsilcisinin yanında diğer eserler, Samarra üslubunun değişmiş bir merhalde göterirler. Mail bir kesim ile derin kesim adeta ayrı bir ağaç oyma üslubunu ile birleşiyorlar. Kayseri Lala Paşa Camii mimberinden bir bordürle orta eksen üzerindeki palmetler ve onları çerçeveleyen ne uzayıp giden rumilerden meydana gelen örnekte konturlar derin olmakla beraber zemin görülmemektedir. Buna karşılık rumi ve palmetlerin üst satıhları tamamen yivlenip dilimlenerek her biri kendi başına plastik değer kazanan bir gövdecilik olarak Harput (Elazığ) daki Sareh Hatun Camii Mimberinin yan satıhları, Malatya Ulu Camii mimberi gibi geniş şeritlerle çeşitli poligono sahacıklara ayrılmıştır. Malatya mimberinde dörtgen olan satıhlara karşılık Sareh Hatun mimberinde sahacıklar beşgen ve altıgendir. Malatya mimberinde dört saha birleşip kendilerini çeviren geniş şeritler etrafında bir büyük poligon meydana getirirken Sareh Hatun Mimberinde altı tane beşgen, ortadaki daha büyük bir altıgen etrafında birleşerek gruplar teşkil ederler.
Bütün bu eserler 12. asra Anadolu Selçuklu sanatına aittir. Anadolu’da bu devirde Samarra mail kesim üslubunu kendine has bir tarzda geliştiren ve oldukça kapalı bir bütün teşkil eden bir ağaç oymacılığı üslubu olduğu tahmin edilebiliyor. Misallerin çoğaltılarak bu üslubun bütün özellikleri ile ortaya çıkıp tanınması çok arzu edilen bir çalışma olacaktır. Bu tür oymacılık daha ziyade heykel traşçılığa girmektedir.(Üç boyutlu oyma;heykel, kaşık, müzik aleti gibi yontular).En güç ağaç oyma tekniğidir. Tabii şekil oyması yapabilmek için yeteri kadar anatomi ve biyoloji bilgisine sahip olmak şarttır. Çünkü bu oyma, bir heykel oymacılığı demektir. İşlenecek konu tabiattaki şekline uygun karakter ve canlılıktadır. Üç ölçüsü de mevcuttur.



3. Tabii Şekil Oymacılığı:

Kadim Devletlerinden Asurlular ve Mısırlılardan yirminci asra kadar uzun asırlar içinde sanatkarlar devlet büyüklerinin saraylarını mobilyalarını şahlarına uyacak şekilde süsleyebilmek kaygısı içinde bu tekniği imkan nispetinde kullanmışlardır. Örneğin eski mısır sandalyesinde çeşitli hayvan ve insan başlı ayaklar, mobilya tacı olarak kral ve kraliçenin heykelleri, çeşitli harp sahneleri bu devirde gördüğünüz gibi bundan sonraki devirlerde de mobilya ve mimaride sütun başlıkları insan şeklindeki sütunlar (Karyetit) dini ve çeşitli mitolojik sahneler çok işlenmiş olduğundan bugün bile zengin sanatseverlerin evinde ve müzelerdeki tarihi mobilyalarda görmekteyiz.

4. Makine Oymacılığı:



El oymacılığının uzun zaman alması ve maliyetinin yüksek olmasından dolayı bu sahada da makineleşmeye gidilmiştir.
a. Kopya (Pantograf) makinesinde yapılan oyma:

İstenilen oyma şekli kalıp yardımıyla Pantograf makinesi ile yüzeye işlenmektedir. Kısa zamanda daha çok oyma işi gerçekleşmektedir. Son zamanlarda gelişmiş bilgisayarlı Pantograf makinelerini görmekteyiz.

b. Baskı (Pres) oymacılık :

Oyma şekilleri makinenin oyulacak yerleri presleyip ezmesiyle meydana gelmektedir. Şekiller yüksekte oyulacak kısım derinde kalır. Pres oyma metoduyla aplik şeklinde çiçek yaprak vb. şekillerde üretilmektedir. Bu motifler istenilen yüzeylere çivi veya tutkalla monte edilebilir.

5. Plastik Oymalar:


Özel döküm polyesteriyle yapılan oymalardır. Ayrı bir ustalık isteyen iştir. Piyasada bu sahada çalışan sanayi kolları bulunmaktadır. Başlı başına bir sektördür. Plastik oymaların yapılışı aşağıdaki gibidir:

Önce ağaç üzerine şekil oyulur, oyulan bu şekil kalıp olarak kullanılır, şeklin düzgün çıkması için oyulan kalıp verniklenir. Vernik kuruduktan sonra üzerine kalıp ayırıcı sürülür. Daha sonra hazırlanmış döküm polyesteri karışımı kalıp üzerine dökülür. Belli bir süre sonra kalıptan ayrılır. Kalıptan ayrılan polyesterden elde edilen şekil bizim esas kalıbımızdır. Ayırma sırasında bozulan yerler varsa tamir edilerek kalıp kullanılmaya hazır hale getirilir. Esas kalıbın üzerine kalıp ayırıcı sürülür belli bir süre sonra üzerine hazırlanmış olan döküm polyesteri dökülür. Polyester cam elyafı ile takviye edilebilir. Bu şekilde daha dayanıklı ve sağlam olur. Polyesterin donmasından belli bir süre sonra sökülür. Böylece istenilen şekil elde edilmiş olur.

__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla