Konu: İstikrar
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.06.15, 12:13   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart İstikrar

İSTİKRAR



Bireylerin meydana getirdiği ULUS, ulus içindeki sosyal dengelerin yerine oturmuş, dengelerin işleyişi açısından sorunların asgariye inmiş hali, ulus içinde can ve mal güvenliği teminat altına alınmış durumu, milli prüdüktivite denilen üretimin devam hali, ithalat ve ihracat dengelerinin iyi balans edilmiş hali, milli gelirin toplumların tüm katmanlarına adil ve dengeli dağılım hali, ulusun birey ve zümreleri arasında siyasal, dinsel, mezhepsel, etnik ve bölgesel, sosyal yaşamda farklılıklardan dolayı ayrıma tabi tutulmadan, benden senden, bizden ondan muamelesine maruz bırakılmadan, ayrıma bölücülüğe maruz kalmamış hali, ulusun ulusal menfeatleri idare tarafından daima birinci çıkar olarak korunmaya çalışılan hali, ülkenin kuruluş felsefesi ve milli ilkeleri ile, ünüter yapısının korunduğu stabil hali, tüm ulusal dengelerin iyi korunmuş iyi balans edilmiş hali ile siyasal, sosyal, ekonomik, idari olarak homojen ve girift olmuş hali herhalde milli istikrar olarak tanımlanmalıdır.



"Maalesef ve üzülerek ifade etmek gerekirse ve ülkemizdeki son 13 yıl irdelenirse, yukarıda acizane olarak sıralamaya çalıştığımız ve müspet olarak ülkemiz hayatında var olması gerekenler menfi olarak ters işlemiş ve ülkede var olan siyasi iktidarın ve idarecilerin varlığı dahi toplum büyük kesimleri tarafından istikrarsızlık kaynağı olarak görülmüşse, ÜLKEDE İSTİKRARSIZLIĞA NEDEN OLMUŞLARSA yapılacak tek şey onları al aşağı etmekten geçer."
 
 

Genel anlayış ile ifade etmek gerekirse, siyasal ve sosyal istikrarın olmadığı yerde ekonomik istikrarın sağlanamayacağı, planlı kalkınma hedeflerinin tutmayacağı, hedeflerden sapılacağı, sosyal yaşamda meydana gelen korkular ve kaygılar, can ve mal emniyetinin yeteri kadar teminat altında olduğunu görmeyen özel teşebbüs ve yatırımcıların birikimlerini yeni yatırımlara dönüştürmeyişi, istihdam sağlayacak kamu yatırımlarının var olanlarının özelleştirme adı altında çarçur edilmesi, plansız proğramsız ve eğitimsiz çoğalan niteliksiz nufus artışlarını teşvik eden tavır davranış ve uygulamalar, korunamayan milli dengeler ve sonunda meydana gelen işsizlik, açlık, bağlı olarak cehalet, cehaletin olduğu yerde karanlık, karanlığın olduğu yerde karanlık güçler, beceriksiz ve basiretsiz ünvan ve makam düşkünü istifa makenizmasından habersiz idarecilerin varlığı milli istikrarın yok oluşuna nedendir.
 
 

Siyasal istikrar aslında milletden alınan yetki ile yine milletin menfeatlerinin gözetileceği çarkın işlemesine katkı sunacak yasal düzenlemelerin günün icap ve şartlarına uygun yapılarak müspet döngülere katkı sağlamak olması gerekirken, Türkiye son 13 yılında yapılamamış, hukuk tekniği açısından mahsurlu olan ve adına torba kanunlar denilen kanunlar ile milletin bütününe şamil olacak kanunlar yerine oydaş ve yandaşların korunmasına yarayacak, yolsuzlukların ve suçların üstünün örtülmesine yarayan, toplumsal istikrarı yok eden kanunlar, ülkeyi istikrar açısından içinden çıkılmaz hale getirmiş, bilinçsizce uygulanan dış politikalar sayesinde ülkemiz etrafı ateş çemberine dönmüş, sıfır sorun hevesleri beceriksizlik ve basiretsizlik ile sıfır sorunlu komşular yerine sorunlu ve düşman komşu ilişkisine girmiştir. Bunları görmek için illaki toplum Mühendisi olmak, Siyaset bilimci olmak gerekmiyor.. Önemli olan duyarlı vatandaş olunması, genel istikrarsızlığın farkında olunması, bazı istikrarsızlıkların görülmesi için farkındalık yaratılmasına katkıda bulunulması iyi vatandaşlık esasıdır.
 
 
Cumhuriyet tarihi boyunca belli bir dönem hariç Türkiye kendini sağcı veya merkez sağda olarak görenlerin varlığında geçen idareler altında oldu. Genel istikrarsızlık, adaletsizlik, irtikap, ihtilas, kamu mallarını talan, rüşvet, rant yaratarak yandaşları koruma, korurken karşılığında komisyon alma, Türkiye Cumhuriyetinin vazgeçilmez hastalığı haline geldi. Hastalıklar nüksederek her dönem devam etti son 13 yıl dahil günümüze kadar geldi. Bunlar devam ederken milli hedefimiz olan muasır medeniyet seviyesine çıkma ham hayal oldu, eğitim sağlık, savunma milli ilkelerin öngörüsünden çıktı, sosyal devlet ilkesi yok oldu, sadaka kültürü hakim oldu, hukuk üstünlüğü seçkinler ve seçilmişler hukukuna endeksli hale geldi, seçilmişlerden olan seçkinler sınıfı yaratıldı, halkın malı mülkü rant ve rantiye uğruna talan edildi. Şimdi tüm bunların olduğu yerde milli istikrardan bahsedilebilirmi?
 
Kendini sağcı, mukaddesatcı, muhafazakar demokrat sayıp, demokratlıkları ve ulvi ve manevi duyguları hatta inançları daima tartışılanların belli dönemlere ilişkin, siyasal, sosyal, ekonomik olarak kendimizce doğru sayılan kaynaklardan edindiğimiz tablo fikir vermesi açısından aşağıdadır.

Siyasal İstikrar
Sosyal İstikrar
Ekonomik İstikrar
Adnan Menderes ve DP



1950 - 54
+++
+++
+++
1954 - 57
+++
++
+
1957 - 60
+
-
--




Süleyman Demirel ve AP



1965 - 69
+++
+++
+++
1969 - 71
+ / -
--
-




Turgut Özal ve ANAP



1983 - 87
+++
++
++
1987 - 91
+ / - -
--
+ / - -




Tayyip Erdoğan ve AKP



2003 - 2007
+++
+++
+++
2007 - 2011
+++
++
++
2011 - Devam
+ / -
--
+ / - -

 
 
 
 
Milli istikrarsızlığın varlıkları ile sebebi olanlar, istikrarsızlığın verdiği sosyal çalkantılar, boykotlara, grevlere, öğrenci hareketlerine demokratik yürüyüşlere telin toplantılarına dönmüş, yetmemiş muhtıralar, darbeler, ihtilaller birbirini izlemiş bu hareketlerin tümü vatan hainliğine bağlanmış, toplantı ve gösteri yapanlar hükümeti devirmeye teşebbüsten vatan haini ilan edilmiş, Toma'lar, Gaz'lar, orantısız güç kullanılarak telin ve kınama demokratik hareketleri bastırılmaya çalışılmış, geriye gitmeden son 13 yıl uygulamalarına bakıldığında bunların çoğu yaşandı ölenler sakat kalanlar ocakları yıkılanlar oldu, bunlara sebep olanlar ise hala koltuklarda makamlarda oturmaya kallavi maaş ve tartışmalı servetleri ile semirmeye doymadan devam etmektedirler.
 

Son 13 yılı iyi tahlil edenler yukarıda acizane sayıp dökmeye çalıştıklarımızın belli dönem sebebi olanlar için 7 Haziran öncesi miting meydanlarında AKP'siz hükümet diyenler, hesap sorulacağından dem vuranları buradan sade vatandaş olarak bir kez daha uyarıyorum. AKP ile yapılacak koalisyon onun yaptıklarının tümünü ibra anlamına gelir ve koalisyon döneminde size yaptıklarının hesabını sorma şansı vermezler. MHP kilit konumdadır. HDP'nin geçmişte ve elan yaptıklarını tasvip etmeyen sade vatandaşlardan biriyim. Irkçı ve şövenist yaklaşımları ve beyanları tasvip görmez, PKK ile organik bağ içinde olması tasvip görmez ama % 13 oyla ve 80 milletvekili ile TBMM'sindedir. Çok değil Salı günü toplanacak mecliste yemin ederek bölgelerinin değil Türkiye'nin milletvekili sıfatını alacaklardır. AKP'yi en ağır şekilde eleştiren, HDP'yi en ağır şekilde eleştiren MHP kiminle koalisyon yapacaktır? Yapmazsa AKP'ye her konuda olduğu gibi koltuk değneği olup, ne pahasına olursa olsun hükümette olmaya mecbur ve mahkumuz diyenleri hükümette tutmaya yarayacak koltuk değneği olmaya devam mı edecektir?
 
Türkiye yeteri kadar istikrarsızlık yaşadı. Birde MHP'nin sebebi olacağı istikrarsızlık dolu günlere gebe kalmayı çekecek sabrı kalmamıştır.
 
20.06.2015
Mustafa AKTEN
 
 
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti