Konu: Ankara Treni
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.06.15, 23:08   #1
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2603
Mesajlar: 30,049
Ettiği Teşekkür: 161604
Aldığı Teşekkür: 177633
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Ankara Treni




Ankara Treni
Bir hanımefendi diyor ki; 1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.

Güzel bir kızdım. Dünür gelmeye başladılar. Biri avukatmış.

Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.


Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum. Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.

Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı (Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler. Alt üst oldum.

Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…
Yıkıldım.

Nişanı atıp, ayrıldık.


Aradan 5 yıl geçti.

Evlenmiştim, bir de çocuğum olmuştu.

1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.

Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona.


Oğlum yanımdaydı.


Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.


Saygı göstererek durdu önümde.


Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.


Olur, dedim.


Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu. İçerde yardımcıları çalışıyordu.

Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.


Evet, dedi.


Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.


Durdu, başı öne eğildi.


Beni affedin, dedi.


İstanbul işgal altındaydı,
her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.

Biz de Anadolu’ya, Milli kuvvetlere ancak, cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.


Bu ülke için hayati bir işti.


Bunu size bile söyleyemezdim...
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.