Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.06.15, 23:35   #5
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kaçak Saraya Melek Gelir mi?.. | Bekir Coşkun

Sağ iktidarların ve belediyelerin alışkanlık haline getirdiği bizim (halkın) cebinden şatafatlı iftar sofraları-çadırlarına oldum olası kızmışımdır.
Nasıl kızılmaz ki,
Kurulur (tüyü bitmemiş yetimin vergisiyle) çadırlar,
Kurulur iftar sofrasının baş köşelerine, ilin, ilçenin ensesi en kalın, cüzdanı ensesinden de kalın iş adamı, esnafı, amiri, memuru...
Belediye başkanları desen (hazretler sanki kendi keselerinden kurdurdular sofrayı) el şeyiyle hava atmaktalar.
Onlara sorsan, Sevap kazanmaktalar (!)
Oysa gerçek ihtiyacı olanlara verilebilecek milyonlar, hatta trilyonlar (karnı tok, sırtı pek) olanlarca yenmekte,

Tevfik Fikret'i çatlatıncasına;
Yiyin Efendiler Yiyin!
Aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yiyin!


KAÇAKSARAY'ın, devasa iftar masasının çevresinde, ''Helal'i-',Haram'ı'' en iyi bilmesi gereken, aylık maaşları (neredeyse) asgari ücretin) 10 katı olan (Görevde: 8 617 Tl, Emekli: 5 811 Tl) Diyanet işleri başkanları toplanmışlar, senin-benim vergimizle kurulmuş iftar sofrasında tesbih gibi dizilmişler.

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi alamancı Mesajı göster

Yazılışından 101 yıl sonra Tevfik Fikret’in “Han-ı Yağma” yani “Yağma Sofrası” adlı şiiri günümüzde hâlâ geçerli...


“Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır;
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
”
Haram-Helal'i en iyi bildiği iddia edilen beyler,
başkalarını bilmem ama, ağzınıza attığınız her lokmada benim de vergim var ve ben HAKKIMI HELAL ETMİYORUM, HARAM OLSUN!


__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti