Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.06.15, 03:02   #56
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Horus




tanrı Kneph sarsıyordu evreni titreyerek:
ana İsis, o zaman doğruldu yatağından,
baktı şöyle yabani kocasına bir zaman,
ve parladı öfkesi yeşil gözlerinde pek.

"bakın, dedi ana, densiz yaşlı, uyuyor pek,
bütün kışları dünyanın geçmiş onun omzundan,
tutun ayağını, görmeyin gözünü aman,
volkanlar tanrısı, kışlar kralı bu, gerçek!

savuşup gitti kartal, düşüncem dedi bana,
onun için sarındım Cybèle'nin fistanına...
pek sevilen oğlu bu Hermes'le Osiris'in."

gitti tanrıça yaldızlı sedefi üstünde,
denizler gönderdi o cânım gölgesini de,
pul pul donandı gökler kuşağıyla iris'in.
Gerard de Leval
Horus, gök tanrısıdır. İsis ile Osiris'in oğludur. Horus, Mısır mitolojisinde şahin başlı tanrı, Firavunların bazı tasvirlerinde onları İsis'in kucağında görülebilir. Bu da firavunların dünya üzerindeki Horus olduğuna inanılmasındandır. Firavunlar kendilerini Horus'un yeryüzündeki cisimleşmiş halleri olarak gördükleri için Mısır'ın en önemli tanrılarından biridir.

Mısır kralları, kendilerini şahin-başlı tanrı Horus'la bağdaştırıyorlardı. Horus, tanrıların en önemlisiydi; çünkü firavun, onun dünya üzerindeki gölgesiydi; Krallar, "Horus" adını kendi adlarına katarlardı. Aynı zamanda, firavunların Ra'nın ardılı olmalarında dolayı, Horus güneşle de ilintili duruma geliyordu. İnsanlar için bu tanrı, Osiris'in oğlu kimliğini kazanmıştı. Tanrılar arası bu çelişkiyi çözmek adına verilen uğraşlar sonucu, Mısır'ın farklı bölgelerinde en azından on beş farklı Horus inancı ortaya çıktı. Bu değişik inançlar, kendilerine özgü soy biçimlerine göre kabaca ikiye ayrılabilir: güneşil ve osiril. Eğer Horus, İsis'in oğlu olarak biliniyorsa osiril; tersi durumda ise güneşil bir tanrıdır. Güneşil Horus'un; Atum'un, Ra'nın ya da Geb ve Nut'un oğlu olduğu söylenir.

Horus ismi, Eski Mısır'da "Hor" olarak anılmaktaydı. "Horus" ise eski Yunancadaki karşılığıdır. Ezoterik öğretilerde "dünya rabbi"nin sembolüdür. Horus'un bilinen en yaygın sembollerinden biri, "Ra'nın sol gözü" olarak ifade edilen göz şeklindeki amblemdir. Dünyayı görüp gözeten ve "evrensel idare mekanizması"nın bir unsuru olan "Siriusyen kültür"ün dünyayı görüp gözeten ve kontrol eden keskin gözünün sembolüdür.

Horus, mitolojik anlatımlarda genelde şahin ya da şahin başlı insan görünümünde sembolleştirilmiştir. Yolculuğu simgeleyen bir kayık içinde ve başının üstünde bir yıldız amblemi ile temsil edilen şekli en yaygın olanıdır. Yolculuktan kasıt, kozmik irtibat ya da bir başka deyişle kozmik tesirlerin dünyamıza gelişidir. kozmik tesirlerden kastedilenin ne olduğu; şahin başlı, insan vücutlu Horus sembolünün üstündeki yıldız ambleminde gizlidir.

Yirmi değişik şekil altında Horus, Mısır Panteonun'un (tanrılar grubunun) en büyük tanrılarındandır. O, Louvre müzesinde görebileceğimiz, firavunun önünde zarif kutsama jestini tekrarlayan atmaca başlı Horus'tur. Piramit tekstlerinde, Seth'i Horus'la karşı karşıya getiren korkunç savaş ilişkisi anlatılır. Oradan Seth'in nasıl husyelerini (testis) kaybettiği ve Horus'un bir gözünden olduğunu öğreniyoruz. Bu kötülüğü kovalayan, yakalayan ve peşini bırakmayan Horus, özellikle ölüler tarafından saygı görmektedir. Çünkü bu ışık yapılı Horus, onların gözünü açmıştır. Böylece ölüler, onun aracılığı ile görebileceklerdir. Nil kıyılarında canlı iken yürüdükleri zamanki gibi adımlarını ebediyete o kadar kolaylıkla yöneltebileceklerdir.

Horus'un çocukluğu, yani "sabi Horus", Harpokrates olarak bilinir ve İsis tarafından emzirilen bir bebek biçiminde betimlenir. Belinden aşağısının gelişmediği söylenir. Bunun nedeni, annesi ona gebe kaldığında babasının ölü olması ya da erken doğmuş olması olabilir. Harpokrates, oturup baş parmağını emen ve gençliğini yansıtır biçimde yana taranmış saçları olan bir çocuk olarak resmedilir. Ayrıca krallık tacını ve yılanlı başlığını (Uraeus) giymiştir. Daha sonraları; Harpokrates, doğan güneş imgesiyle bütünleşmiştir.

Harsiesis; "İsis'in oğlu": Horus'a, İsis'in büyüleri ile babası Osiris'in öldürülmesinden sonra gebe kalınmıştır. Annesi tarafından Buto'ya yakın yüzen ada Chemmis'te büyütülmüştür. O, şeytânî amcası Set'in daimi düşmanıydı; fakat annesi onu korudu ve yaşattı. Harpokrates, saçları yandan lüleli ve baş parmağını emerken de resmedilmiştir. Mısır sanatında, Harpokrates bir timsahın üzerinde ayakta duran, bir elinde akrep, diğerinde yılan tutan bir çocuk olarak da betimlenmiştir.

Harmakhis; "Ufuktaki Horus": Doğan güneş olarak kişileştirilmiştir ve dirilişin ve sonsuz hayatın sembolü Khepera ile simgelenmiştir. Giza platosundaki Büyük Sfenks Horus'un görünümlerinden biridir.

Haroeris; "Yetişkin Horus": Horus'un erken formlarında Yukarı (Güney) Mısır'ın lider tanrısıydı. Hathor'un oğlu ya da bazen de kocası olarak metinlerde geçer. Aynı zamanda Osiris ve Seth'in erkek kardeşiydi. Set'in ülkesi Aşağı Mısır'ı yaklaşık M.Ö. 3000 yıllarında fethetmiş ve her iki krallığı birleştirmiştir.

Yetişkin Horus'un çok sayıda karısı ve çocuğu vardır. Dört erkek evladı bir gruplandırılır. İsis'ten olma olduklarına inanılır. Bunlar, mumyalanma sonrası ölünün organlarının konduğu kanopik denen kavanozlara yerleştirilirler. Her çocuk, vücudun başka bir bölümünü korur. Bunların isimleri; Duamutef, Imsety, Hapi ve Qebehsenuef'tir. Lotus çiçeğinden doğmuşlar ve yaratılış ile ilişkilendirilen güneş tanrılarıydılar. Nun'un suyunu, Ra'nın emri ile yeniden getirmişlerdir. Anubis, onlara cenaze törenlerinde mumyalama, "Ağız açma", Osiris'i ve tüm erkeklerin gömülmesi ödevlerini verdiğine inanılır. Horus onları daha sonra dört ana yönün koruyucusu yaptı. Maat'ın ölüleri yargılaması sırasında lotus çiçeğinin üzerinde Osiris'in önünde otururlar. Diğer taraftan, çok yaygın olarak ölünün iç organlarını koruyucusu olarak hatırlanırlar.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.