Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.06.15, 15:16   #2
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Boris Pasternak (1890 - 1960) Rus Şair, Oyun Yazarı, Romancı, Çevirm




Çeviriye yönelmesi


1930’larda SSCB’de yazarlardan Sosyalist Gerçekçilik doktrini çerçevesinde eser üretmeler isteniyordu ama Pasternak’ın gerçekçilik anlayışı resmi doktrin ile uyuşmuyordu. Her ne kadar 1934’te Sovyet Yazarlar Birliği başkanı seçildiyse de 1936’dan itibaren şiirlerini yayımlaması yasaklandı. Şiirlerini yayımlayamaz olunca şiir çevirileri yapmaya yöneldi. İngiliz, Fransız, Alman, Polonyalı ve Gürcü şairlerin eserlerini Rusçaya çevirdi. Shakespeare’in en başarılı çevirmeni olarak ün yaptı.

1931’de ilk eşinden ayrılan Pasternak, 1934 yılında ünlü piyanist Heinrich Neuhaus’un eşi Zinaida Neuhaus ile ikinci evliliğini yaptı. 1935’te Anti Faşist Kongresi’ne katılmak için Paris’e gitme fırsatını buldu.Çok başarılı olduğu çeviri işinden iyi kazanç elde ediyordu. Moskova dışındaki yazarlar köyünde 1936’da bir ev edinebildi ve hayatının geri kalanında çoğunlukla orada yaşadı.


II. Dünya Savaşı yılları

2. Dünya Savaşı sırasında kültür politikalarının esnekleşmesi sayesinde yeniden şiirler yazıp yayımlamaya başladı. Sabah Trenlerinde ve Ölümlü Dün adlı iki şiir kitabı yayımlandı. Savaş sırasında cephedeki okurlarından aldığı mektuplar onu daha çok yazmaya teşvik etti ve babasının Oxford’da 1945’te ölümünden sonra Doktor Jivago adlı ilk romanını yazmaya yoğunlaştı. 1946’dan itibaren pek çok yazar arkadaşı tutuklandı. Kendisi 1958’e kadar hiç kovuşturma ve soruşturmaya uğramadı ve tutuklananları kurtarmak için uğraştı. Gürcü şairlerin yapıtlarını Rusça'ya çevirmesi nedeniyle, Stalin'in gözüne girdiği ve bu sayede sürgüne gönderilmekten kurtulduğu düşünülür.


Olga Ivinskaya ile ilişkisi


Pasternak 22 yaş genç olan ve edebiyat dergilerinde editörlük yapan Olga Ivinskaya ile 1946’da tanışıp aşık oldu; yaşamının geri kalanında onunla evlilik dışı bir ilişki sürdürdü. Çeviri işlerinde birlikte çalıştılar ve böylece Pasternak, Doktor Jivago’yu yazmaya daha çok vakit ayırabildi.[7] Doktor Jivago’nun Lara karakteri için ilham verdiği düşünülen Olga, 1950’de “ bir casusluğa suç ortaklığı yapmak”la suçlanıp beş yıl çalışma kampında çalışma cezası aldı. Pasternak, bu tutuklamanın kendisini tutuklamak, tehdit etmek için neden ve kanıt bulmak amacıyla yapıldığını ama Olga’nın kahramanlığı sayesinde kendisine dokunulmadığını 1958’de bir arkadaşına gönderdiği mektubunda yazmıştır. Olga İvinskaya 1953’te Stalin’in ölümünden sonra serbest bırakıldı. İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.

Doktor Jivago’nun yayımlanması


Yazar, 1945’te başladığı ilk romanı Doktro Jivago’yu 1954’te tamamladı. Roman,1917 devrimi sürecinde Sovyetler Birliği'nin panoramasını sunan bir eserdir; başkahramanı zihinsel bağımsızlığı her şeyin üstünde tutan bir doktordur. 1956’da Noviy Mir Dergisine gönderilen Doktor Jivago, SSCB resmi görüşüne uygun yazılmadığı gerekçesiyle reddedildi. Kitabın el yazması bir İtalyan gazeteci tarafından yurtdışına kaçırıldıktan sonra 1957’de İtalya’da yayımlandı; kısa sürede çeşitli dillere çevrilerek ünlendi. Eserin İngilizce çevirisi 26 hafta boyunca New York Times’ın En çok satanlar listesinde kaldı.


Öte yandan eser Sovyetler Birliği’nde yasaklandı ve hiçbir eleştirmen yasak kitabı okumamış olmasına rağmen Sovyet Yazarlar Birliği kapalı bir duruşma düzenleyerek Pasternak’ın birlikten atılmasına karar verdiklerini açıkladı. Ayrıca Politbüro’ya bir dilekçe göndererek yazarın vatandaşlıktan çıkarılmasını, sürgün edilmesini istediler.

Nobel Edebiyat Ödülü adaylığı

Pasternak, şiirleri nedeniyle 1946-1950 arasında her yıl Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmişti. 1958’de romanı Doktor Jivago romanının büyün dünyada gördüğü ilgi üstüne bir önceki yılın Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Albert Camus tarafından tekrar aday gösterildi. Ancak İsveç Akademisinin kurallarına göre eserin orijinal dilde teslim edilmesi gerekliydi. Rusça kitap son anda Nobel Komitesi’ne sunuldu. Bunun İngiliz Gizli Haber Alma Servisi ve Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı’nın yürüttüğü bir operasyon sonucu gerçekleştiği iddia edilir.

Nobel Edebiyat Ödülü’nü reddetmesi


Moskova yakınlarındaki Pederelniko’da yaşayan yazara Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldüğü 23 Ekim 1958’de bir telgrafla bildirildi. Pasternak, o gün bu telgrafı “Memnunum, medyunum, onurlandım, şaşırdım" şeklinde yanıtladı. Ancak 29 Ekim’de ikinci bir telgraf göndererek ödülü reddettiğini açıkladı.
Kimilerine göre yazar, bu ödülün kendisine Sovyet rejimini eleştirdiği için verildiği, siyasi bir karar olduğu düşüncesiyle reddetmiş;kimilerine göre ise Sovyetler Birliği yönetimi onu ödülü reddetmeye zorlamıştır.

Son yılları


25 Ekim 1958 günü, Nobel’i reddetmeden önce Moskova Edebiyat Enstitüsü tüm öğrencilerini Pasternak’ı ve romanını kınayan bir dilekçe yazmaya ve onu Sovyetler Birliği’nden sürülmesi için bir gösteri düzenlemeye çağırmıştı.Pastenrak, Nobel Ödülü’nü reddetmesine rağmen Sovyet basınında kınamalar devam ettiği ve sürgün edilmesi tehdidi sürdüğü için doğrudan Nikita Khrushchev’e yazdı ve anavatanından ayrılmasının kendisi için ölüm anlamına geleceğini söyledi.Bu mektup ve Hindistan Başbakanı Jawaharlal Nehru’nun müdahalesi sonucu yazar vatanından sürgün edilmedi.Jivago sonrasında sevgi, ölümsüzlük, Tanrı’ya kavuşma konularında şiirler yazdı. Bu şiirleri 1959’da kitaplaştırdı ardından bir oyun yazmaya yöneldi. 30 Mayıs 1960’ta akciğer kanserinden hayatını kaybetti.
El yazısıyla çoğaltılıp Moskova metrosunda dağıtılan duyurular sayesinde cenazenin yeri ve saatini öğrenen binlerce Moskovalı okuyucusu Peredelniko’daki cenaze törenine katılmıştır.Törende ünlü Rus çellist Mstislav Rostropovich bir Bach serenadı seslendirmiştir.

Ölümünden sonra


Pasternak’ın ölümünden sonra Olga Ivinskaya ve Olga’nın kızı Irina tutuklandılar. Her ikisi de Pasternak’ın batılı yayıncılarla ilişkisini sağlamakla suçlanıyordu. Irina 1962’de, Olga 1964’te serbest bırakıldı.
Şaire ölümünden bir yıl sonra şairlik hakları geri verildiyse de Doktor Jivago, 1988’e kadar yasak yapıtlar listesinde kaldı. 1989’da oğlu Yevgeny Borisovich Pasternak Stockholm’e giderek Nobel Ödülü’nü aldı.





__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla