Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.07.15, 18:51   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Siyasi Literatürde Batı Dendiğinde Ne Anlaşılmalı

SİYASİ LİTERATÜRDE BATI DENDİĞİNDE NE ANLAŞILMALI



Hemen yanı başımızda denizlerimizin grift halde olduğu, denizler içinde adalarımızın yan yana, karşı karşıya olduğu, seslensen, Denizli ilimiz şivesi ile ünlensen duyulacak yakınlıkta kara parçalarımızın olduğu, kurtuluş savaşında milli düşmanımız, Kıbrıs adasında müşterek garantörlüğümüz olan, yemeklerde bazı alışkanlıklarda ortak özelliklerimiz olan, arada bir uçaklarımızın it dalaşı yaptığı, AKP döneminde fiilen 16 adamıza el koyan ve karşılık bulmayan, bu davranışlarından dolayı hak ettiği cezası verilmeyen, komşuluk itibarı ile tıpkı Suriye, Irak gibi bir devlet olan Yunanistan! Şimdilerde ekonomik darboğaz içinde, duçar olduğu toplam 320 milyar Avro borç sarmalı nedeniyle, şımarık çocuğu olduğu iddia edilen Batı'nın boyunduruğu altına girmiş hezimete dolasıyla devlet olarak iflas etme durumuna gelmiştir.


Yunanistan, son yaşadığı seçimle solcu olarak bilinen bir partiyi ve onun başkanı ÇİPRAS denilen zatı siyaseten iktidara taşımıştır. Sosyal yaşama, paylaşım ve bölüşüme, devlet idaresine ve savurganlığa sağcılardan ve emperyalistler ile kucak kucağa olanlardan farklı yaklaşımları ve şimdilerde dikkatle takip edilen uygulamaları görülmektedir. Yunanistan iflas noktasına gelme sebepleri ayrı bir konu ve fakat borç alma ve ödeme konusu farklı! Borç alanın ve verenlerinde kusur ve kabahatleri yanında borç verenlerin art niyet içinde oluşlarıda bir vakıa! Kısaca bizim ve acizane penceremizden bakarak irdelersek aslında batı'nın ne menem bir bela olduğunu bir kez daha anlamış oluruz.
 


Devletler, devlet idarelerine gelenler halklarının refah ve mutluluğu adına öngördükleri planlı yatırımlarının devamı ve kamu harcamalarının yapılabilmesi için yaptıkları ve öngördükleri bütçelerinde sarkmalar olur ise, ödemelerde acze düşülür bütçeler açık verirse, uzun veya kısa vadeli faizli kredi verme teklifleri ile global sermaye sahipleri ve zengin farz edilen ülkeler, onların kuruluşlarından olan başta Dünya Bankası, IMF kanalı ile olmak üzere özel finans kuruluşlarından sağlanan krediler ülkeleri borç sarmalının içine iterler!
 

En büyük emperyalistlerden olan ABD, Dünya Bankası, IMF vb global kuruluşların ve hatta yardım amaçlı kurulmuş, esasında sömürü düzenin bir parçası olan yardım kuruluşlarının % 60 finansmanı dahi bu devlet tarafından karşılanmakta söz hakkıda bu doğrultuda olmaktadır. Kalkınma hamlesi için, imar, modern kentleşme, iletişim, ulaşım, telekominikasyon, baraj, köprü, yol, metro, hava limanları vb. yatırımlarını yapmak isteyen ülkeler, halklarının insana yaraşır şekilde yaşamasını arzu edip kalkınması doğrultusunda kararlar alan hükümetler, milli bütçelerindeki açık ve tutarsızlıkları görmeyip, bazende önemsemeyip, mirasyedi ve hovardaca yaşamaya kalkarsa tıpkı Yunanistan örneğinde olduğu gibi, zaman içerisinde kendilerini “içinden çıkılmaz bir borç batağı”nda bulurlar. Zengin olarak kabul edilen ülkelerden borç alan bu devletler, zaman içerisinde borç aldıkları odakların “siyasi ve ekonomik açıdan esir”i haline gelirler, gelenleri ise aşağıdaki örneklemelerde görülecektir.



Parayı veren düdüğü çalar misali borç verenler ve parası kullanılanlar artık o ülkelerin yönetimleri üzerinde söz sahibidirler, istemedikleri askeri, sosyal, sınai, siyasi konularda hükümetleri frenlemeye çalışırlar, borçlarını ödemekte güçlük çeken ve Yunanistan hükümeti ve Çipras gibilerin emperyalist tekerlere çomak sokacağı endişesi ve dünyaya örnek olacağı kaygusu ile Çipras benzerlerinin önü kesilmeye çalışılır.. Ve hatta “siyasi, askeri, ekonomik, sosyal açıdan izole edilirler. Keza bu ülkeler için siyasi, askeri, ekonomik zecri tedbirler alınır, ambargolar devreye girer, örnek devletlerden bir dönem Türkiye, Küba, Arjantin, Irak, İran, İzlanda çeşitli sebepler ile Ambargoya ve izolasyona maruz kalmış ve şimdilerde izole etmeye çalıştıkları Yunanistan! Niçin Yunanistan? Borçları bu kadar çokmu dur? Hayır! Tek sebep Çipras, kötü örnek olmasın diye düşündükleri ve bazılarını uygulamaya koyup emperyalistlere kafa tutmaya çalışmasıdır. İstense ABD, Almanya, İngiltere, Fransa gibi devletlerin elbirliği ve yardımlaşması ile bir çırpıda borcu ödenir ve Yunanistan'ın rahat bir nefes alması sağlanır. İflas etmesi önlenir..


Ekonomik kaynakların verilerine göre, aslında kalkınmakta olan ülkelerin global sermaye sahiplerine olan borcunun büyük bir bölümü iç borçlar olup, dış borçlar eklendiğinde emperyalist ülke ve onların emperyal global şirketlerine ödenecek toplam ülkelerin borcu 10 Trilyon olarak ifade edilmektedir. Bir önemli sömürü düzeni! Ekonomik veriler tüm ortadoğu ülkelerinde üretilen akaryakıt yıllık geliri olan 3.5 Trilyon dolarlık gelirin (üç buçuk) Trilyon dolar bunu ancak % 4 lük kısmı kendilerine kalmakta % 4 lük bölümün % 3 ü ise Şeyhlere, Krallara, Emirlere ve ailelerine yansımakta halklar olarak (üç buçuk) Trilyon doların yıllık % 1 i ancak halklara kalmaktadır. Ekonomik ve siyasi empeyalist düzen sömürüsünü böyle yapmaktadır.
 

03.07.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti