Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.07.15, 02:17   #4
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Aşk Dediğin Elif Gibi Olmalı, Dümdüz, Dosdoğru …

Ansızın yıldızlar çalınır geceden.







Hayatın koynundan zamanlar çalınır. Uzak bir gidiş düşer ömrünüze. Gülüşleriniz solar düşleriniz tutuklanır. Geceden sabaha yollar tutulur. Hüzün zehirli bir ok gibi saplanır kalbinize. Gözleriniz uzaklara dalar kalbim uzak bir düş büyütür. Özler hüzünlenir yalnızlaşır Ağlar...
Bu işte bir yanlızlık var
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım

Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzannmış ellerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan





Nerdesin?
yalnızlık geziniyor damarlarımda... melankoli zehirliyor ruhumu...ve umuda yazdıramıyorum adımı...

bu işte bir yalnızlık var...
Sen ey büyük yalnızlık Bir sen terketmedin bizi...!'
Yalnızım uçurum kıyısında hayat ve Ölüm (sonsuz başlangıç) arasında...

Puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum.Yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırkenn hüznüm ardından ağlıyordu.Alışkanlığından vazgeçen bir tiryaki gibi sıkıp yumruklarımı arkama dönüp bakmadan gidiyorum.
Sahibi olmadığım ama üzerime zorla giydirilen bir beden büyük bütün kaçışları ihtiyacı olanlara bırakacaktım vicdanım el vermedi.Usulca soyundum ve sahiplerine geri verilmek üzere bir kennara bıraktım hepsini gidiyorum.Umudum küçük bir kız çocuğuel salla¤¤¤¤¤ çağırıyor benni uzaklardan.

Israr etmeyeceksin kalmam için ama hani olur ya yine de etme.Yapamadığım tek şey (Bilinmeyen)di baharda kardelen yetiştirmek.Sen onu istedin mahcup oldu yüreğim gidiyorum..

Yeni değill bu yalnızlık...





Ve alıştım gidemediğim yerlerden yalnız dönmeye...
beni de götür yalnızlığına... bennim yalnızlığım çook Kötü (kem)...

gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar yeryüzünde sizin kadar yalnızım...
yalnızlığa elbet alışır yüreğim yalnızlıkla belkide başaçıkabilirim... sensizlik bennim canımı acıtan...
ve yalnızlık... sigara külü kadar yalnızlık..
Kopkoyu bir yalnızlık demledim kenndime Yanında ne kızarmış ekmek kokusu ne de annemin yağlı reçelli ekmekleri...
Aldım elime kalemi boş bir sayfa buldum Yalnızlığı yalnızlığa anlattım Pabucu dama atılmış hayallerime ağladım karanlığın yaralayıcı boşluğunda...





Yalnız gördü ya! Gelir bennde kalır yalnızlık Uzar geceler..İstanbul’a yağmurr yağar karla karışık.
Kar’ı ayıklar yağmurr kokuları alırım koynuma Ot koyarım göz ucuma Anla; Yine yangın Yine hasret Yıkanan İstanbul’dan düşen payıma
ağla gözüm dinsin sızımbu şehirde yalnızımhasret bennim hüzün bennim ama yine umut bennimdüğün dernek sizin olsun bana Ölüm (sonsuz başlangıç)leri verin…





Ağlamak istedim her şey (Bilinmeyen)e inat
gökyüzü başladı ağlamaya ağladığımı da göre ( öyle bildirilmiştir )n olmadı.
Dinledim saatlerce içimin sızısını dinledim.
Yalnızlığımı dinledim.
Çok şey (Bilinmeyen)ler anlatan bir sessizlik vardı havada.
Tek hissettiğim yalnızlığım çaresizliğim çıkmazlarım
ve gözlerimden akan yaşların yanaklarımda can vermesiydi

Elif gibi yalnızım!





ne esrem ne ötrem...ne benni dururan bir cezmim ne bana benn katan bir şeddem var...
ne elimi tutan bir harf ne anlam katan bir harekem...kalakaldım sayfalar ortasında...
İste böyle benn gibi sen gibi.bir okuyan bekledim bir hıfzeden belki.
gölgesini istedim bir dostun med gibi....
sızım elif sızısı…





sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı hangi kapıyı çalsam karşımda buruk acı
Denize dökülen bir damla su yok dere yataklarında.Çiçekler kurumaya yüz tutmuşkenn hazann bahçelerinde sen gülümserdin sen de yoksun Artık (gayrı).
Son bulmuş bir fırtınanın enkazını topluyor kalbim.Yol boyu kalp kırıkları cam kırıklarına karışmış Gülümseyemiyor güneş senin gibi ya da yağmurr çiseleyemiyor suya hasret gönlüme.





'Gitmesen olmaz mıydı?' derdim ama mecbur olmasan gitmezdin Ilık yağmurrum. Ellerimi boş bırakmazdın bu zemheri yalnızlıkta.
Biliyorum aslında sen hiç bir zaman gelmedin bana...Duymuyorsun....Gitme diyorum sana...gitme....
Çığlıklarım boğuluyor gecenin karanlığında....Gece korkunç...gece sessiz...gece yalnız...Sesim kısılıyor....
Gidişin bitişi olacak yüreğimdeki heyecanınGidişin sönüşü olacak gözlerimdeki ateşin....benniyüreğimdeki sevgiyi..Gözlerimdeki bitmek bilmeyen umudu unuttun.....





Ama ne olur bunu unutma.... Gidişin dinderemez bu fırtınayı.Bir fırtınanın uğultusuyla sesleniyorum sana;GITME....
geceler uzun ve yalnız yoksun sabaha kadar düşümde bile uzaksın bunu kim hayra yorar
yalnızlık tek kelime(kelam) ile sensizlik...
Bana ne olur ellerini ver! Gideceksin ama yine gel döneceksin diye söz ver....
ne olur gel! benn sensiz İstanbul'a düşmanım...
Ey Kalbim! Yalnızsın bu yolculukta da...

Alıntı
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.