Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.07.15, 22:07   #8
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Şanlıurfa Suruç'ta Patlama (30 ölü)

PKK'nın da, İslami terör örgütlerin de, önce sınırımıza yakın yerlerde, daha sonra da sınırımız içinde (ellerini kollarını sallayarak) dolaşmaları, bombalar patlatmaları süpriz bir olay değil, Amerika'nın uygulamaya koyduğu, Tayyip Erdoğan'ın da Eş Başkanı olduğunu övünerek söylediği BOP Projesi'nin bilinen sonucudur.

Sınır komşusu olduğumuz Irak ve Suriye gibi (diğer Arap ülkelerine göre nispeten) çağdaş ve laik yönetimlerin Kürt ve İslami Terör örgütleri yardımı ile yıkılınca ne olacağı düşünüyordu ki?
Bu ülkelerede de (
Afganistan'da olduğu gibi) yıllarca kardeş kanı döküleceği, iktidarı ele geçirmek için savaşan grupların, Kürtçü ve Dinci bir yönetim getireceği Tayyip Erdoğan ve AKP tarafından bilinmiyor muydu?
Irak ve Suriye'de sınır kontrolünün bu gruplara geçince, bu ülkelerde yönetimi ele geçiren
(Talabani, Barzani gruplarının) PKK'ya,
Hizbullah, El Kaide ve İŞİD gibi dinci örgütlerin de (din devleti heveslisi Tayyip erdoğan'ın ve AKP'nin yardımı ile) Türkiye'ye de Kürtçü veya Dinci bir yönetim getirmek için kanlı eylemlere başlayacakları ve bu kanlı kaosa Türkiye'yi de sürükleyecekleri Tayyip erdoğan ve AKP tarafından)bilinmiyor muydu?

Bu laik yapıdaki PKK ile Dinci yapıdaki
(İŞİD,Hizbullah,El Kaide=El Nusra) çatışmasıdır.
Beklenen odur ki, PKK antipatisi olan
(MHP tabanlı) ülkücüler de PKK'ya yapılan saldırılara alkış tutsun (bilerek veya bilmeden) Dinci örgütler safında yer alsın.
Böylece, Doğudaki PKK'nın temsil ettiği laik yapı çöküp, doğu ele geçirilince sıra batıya gelsin...

Doğu ve Güneydoğu'da 'Özerk Kürdistan' Kurulması Konusunda Ne Düşünüyousunuz?

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster

Üstelik, AKP İktidarından kurtulunsa bile;
Hem kurulacak Özerk Kürt tarafının, hem de (sadece adı kalmış) Türk tarafının en büyük sorunu, (Kürt-Türk) bölünmek değildir.
Çünkü, Doğu'nun bölünmüş olması, batıda yaşayanların, yaşam koşullarını, tercihlerini etkilemez, aksine yükseltebilir,

Asıl tehlike, tohumları ekilmiş olan, din devleti (şeriat) tehlikesi ve taraftarlarıdır.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster

Hem doğuyu, hem de batıyı bekleyen en büyük tehlike budur.

Çünkü din devleti heveslileri, (Bölücüler gibi belli bir toprak parçasında) kendi istedikleri gibi yaşam isteğinde değil, tüm topraklarda, diğer inançtakilerin veya inançsızların da yaşam şekillerine karışarak, kendi inançlarına döndürme gayretinde ve niyetindeler.

Hiç şüpheniz olmasın ki,
eğer doğuda özerk bir Kürt bölgesi oluşturulursa, bölgedeki din devleti heveslileri ile (laik bir yapıda olan) PKK güçleri arasında kanlı bir iç savaş çıkacaktır. Bunun kıvılcımları geçtiğimiz yılda görülmüştür.
Aynı çatışmanın batı bölgelerinde de yaşanması kaçınılmazdır.
Asıl büyük tehlike budur,
öyle bir an gelecek ki, ister doğudaki (PKK yanlıları),
isterse batıdaki milliyetçi ve ulusalcılar olsun,
kendi yaşam şekillerini ve tercihlerini koruyabilmek,
özgürce yaşayabilmek için ortak hareket etmek zorunda kalacaktır.

Ne yazık ki, asıl büyük tehlike, doğunun özerk olması değil, hem doğunun, hem de batının çağdışı din devletine kaymasıdır.
Tüm bunlar bir arada düşünülürse, (her ne kadar istemesek de) Özerkliğe yeşil ışık yakmaktan başka çıkar yol kalmamıştır.

Asıl, savunma hattı oluşturulması gereken, Din devleti heveslileridir.
Öyle bir gün gelebilir ki, bu gün nefret ettiğimiz Özerklik taraftarlarıyla, ortak düşmana karşı birliktelik bile sağlanabilir.

Ama asıl tehlike, çağdaş yaşamlıların (Laiklerin) yaşam şekillerine, inançlarına, tercihlerine ve vergilerinin nereye harcanacağına bu denli baskı varken bile hala ''Şeriat'' esaslı din devleti tehlikesini uzak olasılık bile görmemeleridir.

İşte çağdaş yaşamlı çoğunluk tarafından inanılmaması nedenledir ki, din devletine götüren adımlar daha hızlı ve daha sık atılmaktadır.


Diyebilirsiniz ki,
''Hem PKK, hem de İŞİD'i sevmiyorum
(bu nedenle de) yesinler birbirlerini, ben seyrederim.
Eğer seyredersen, unutma ki; SIRA SANA DA GELECEK.


Yezidiye Sahip Çıkmak
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster

Hitler tarafından, özgürlükler aşama aşama nasıl ortadan kaldırılıp, Almanya’nın ve tüm Dünya’nın nasıl felakete sürüklendiğini en güzel anlatan söz Alman şair Bertolt Brecth’e aittir.


“Naziler,
önce komünistleri tutukladılar; komünist değilim diye ses çıkarmadım.

Sonra Yahudileri tutukladılar, Yahudi değilim dedim, sesimi çıkarmadım.

Sosyal demokratları tutukladılar, savunmak bana mı kaldı dedim, sesimi çıkarmadım.

Sıra bana geldiğinde etrafta tutuklanmama ses çıkaracak kimse kalmamıştı!”

Bertolt Brecht



+ + +

Bizde ise öğüt verici bir öykü anlatılır;


YEZİDİYE ARKA ÇIKACAKTIK

Midyat dağlarında zalim mi zalim, gaddar mı gaddar bir Reşo Ağa varmış.
Zapt ettiği bunca bağ, bahçe, tarla yetmezmiş gibi köylülerin koyun ve keçisiniotlatmak için kullandığı dere kenarındaki merayı da bostan yapmış kendine.

Sıcak bir yaz günü susuzluktan bunalan, biri Müslüman, biri Süryani, biri de Yezidi üç arkadaş dere kenarına inmişler.

Ellerini yüzlerini yıkayıp kana kana su içince biraz kendilerine gelir gibi olmuşlar. Üçü de güçlü, kuvvetli aslan gibi delikanlılarmış.
Gözleri ağanın bostanına takılmış. Sağa sola bakmışlar kimse yok.
Nasıl olsa dere Allah'ın deresi, bostan da köyün merası,
-‘’Bir kaç salatalık, bir iki kavun karpuz yesek ne olur?’’ deyip dalmışlar bostana.
Müslüman Hasso kavuna, Süryani Gebro karpuza, Yezidi Carcuro da saldırmış salatalığa. Daha ilk lokma ağızlarında iken Reşo Ağa bitivermiş bostanın başında.

Bir nara patlatmış ki yer gök inlemiş. Fakat bostana girenlerin üç kişi olduklarını görünce, ikinci nara boğazında düğümlenmiş. Birkaç saniyede, bir kaç bin tilki dolaşmış kafasında. Kendi kendine:
- ‘’Ulan tam da yalnız başıma gelecek zamanı buldum. Her ne kadar aslan gibiysem de bu üç teres de zebellah gibi. Tek tek olsalar neyse ama üçüyle birden başedemem bırakıp gitsem namımız beş paralık olur kimse artık beni takmaz, ne yapsam ne desem’’ diye düşünürken aniden bir şimşek çakmış kafasında.

Atılmış ortaya, dönmüşYezidi Carcuro'ya:
-‘’ Ulan dinsiz kitapsız,’’ demiş, ‘’ Bu Hasso benim Müslüman
kardeşim, dinimiz, kitabımız, Allah’ımız, Peygamberimiz bir. Malımız mülkümüz, canımız kanımız ortak, Gebro desen İsa efendimizin ümmetinden bir dürüst Ehli Kitap, hiç olmazsa dini kitabı belli, kestiği yenilir, sözüne güvenilir. Bunlara değil birkaç kavun karpuz bütün bostan helal olsun.Ulan peki sana ne oluyor behey dört kitabın dördüne de inanmaz, camisiz, kilisesiz, imansız. Sen nasıl benim bostanıma destursuz girersin,
demiş, girişmiş zavallıya.

Hasso ile Gabro derin bir nefes cekip, yırttık diye şükretmişler. Azıcık da hoşlarına gitmiş ağanın sözleri. Ağa kafa, göz, ağız, burun demeden Allah ne verdiyse yapıştırmış, komaya sokmuş gariban Carcuro'yu…

Ağa Carcuro'yu halledince dönmüş Gebro'ya;
- ‘’ Ulan!’’ Demiş, ‘’Biraz önce söyledim. Hasso benim din kardeşim. Dinimiz, kanımız, malımız, canımız bir. Peki sen neyin nesi oluyorsun? Doğru düzgün bir adam olsan Allah'ı üçe çıkarmaz, İsa efendimizi Allah'ın oğlu yapmazdın. Bir Müslüman’ın malını sen nasıl yersin? Bre kafir!’’ demiş, patlatmış yumruğu. Eşek sudan gelinceye kadar dövmüş, dil ,derman, güç, takat , bırakmamış biçare Gebro’da.

Hasso iyice rahatlamış. ‘’Hem canım, zalim malim de olsa, ağa ne de olsa Müslüman , insan din kardeşinin kıymetini bilmeli, ötekilerin iflahını kesti bana birsey yapmadı,’’ demiş içinden.

Gebro'nun da işini bitirdikten sonra ağa dönmüş Hasso'ya:
- ‘’Vay vay vay demiş. Seni gidi vicdansız, hele bunlar biri Yezidi öbürü Hıristiyan. Din, iman, helal, haram bilmezler. Sen sözde Müslüman olacaksın, helali, harami bileceksin, benim malımı mülkümü muhafaza edeceksin. Kendin yetmezmiş gibi bir de bu gavurları takmışsın peşine bostanıma girersin ha! Ulan ben seni gebertmeyeyim de kimi geberteyim. Seni telef etmeyeyim de kimi edeyim.’’ demiş girişmiş Hasso’ya…

Gözünde fer, ağzında diş bırakmamış, kolunu kanadını kırmış, iflahını kesmiş Hasso'nun. Carcuro'dan da Gebro'dan da beter etmiş Hasso'yu.

Köylüler ertesi gün per perişan bulmuşlar üç arkadaşı.
Yaralarını sarıp su ekmek vermişler.’’ Kimler yaptı? Nasıl oldu? Ne oldu?
Güçlü kuvvetlisiniz, üçünüz birden nasıl böyle dayak yediniz?’’,
diye soranlara
Hiçbiri cevap vermiyormuş. Sadece Hasso derinden derine şöyle inliyormuş;
Yezidiye arka çıkmalıydık,
Yezidiye arka çıkmalıydık,
Yezidiye arka çıkmalıydık …..

Bugün bile Midyat'ta Turu Abidin köylerinde üç beş arkadaş yola çıktıklarında aksakallılar gençlere :
"Siz siz olun,
Yezidiye sahip olun,
Yezidiye sahip olun,
Yezidiye sahip olun"
diye üç kez seslenirler…
--------------------------------------------------------------------

Siz siz olun, Yezidiye sahip çıkın…

Mediter

__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.