Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.07.15, 01:24   #3
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Tarihi Osmanlı Çadırları Ve Özellikleri




Çadır Köşkü

Konumu

Çadır Köşkü, Beşiktaş - Ortaköy caddesindeki girişi Çırağan Sarayı karşısında olan Yıldız Parkı içinde sol tarafta kalmaktadır. Parkın iki büyük havuzundan biri köşkün önünde yer almaktadır. İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından UM064 envanter numarasıyla mimarı anıt olarak kabul edilen köşk, 01.01.1997 itibariyle kafeterya, lokanta olarak işletilmektedi


Tarihçesi

1871 yılında Çırağan Sarayı'na ait olan koruda, Sultan Abdülaziz'in (1861–1876) isteğiyle "Sedir Köşkü" olarak inşa edilmiştir. Bahçe dekoru Sarkis Balyan ve kardeşleri tarafından yapılmıştır.Sultan II. Abdülhamit (1876–1909) tahta çıkışından sonra deniz kenarında yaşamayı tehlikeli bulduğundan dolayı Dolmabahçe Sarayı yerine Yıldız Sarayı’na yerleşmiş, Çırağan Sarayı’na ait bazı bölümleri de bu saraya eklemiştir. Çadır Köşkü’nde Mithat Paşa ve arkadaşlarının sorguları yapılmıştır ve Mithat Paşa altmış altı gün köşkün bodrum katında tutuklu kalmıştır. Bu olaylardan sonra köşk kapatılmış, yalnızca harem gezilerinde birkaç saatliğine kullanılmıştır.
Köşk, Abdülhamit'in hallinden sonra uzun yıllar kapalı kalmış, 1940 yılında Maliye Bakanlığı'nca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmesi ve korunun "Yıldız Parkı" olarak adlandırılmasından sonra Çadır Köşkü onarılmış, 1949 -1960 yıllarında Avadis Çakır isimli pastane sahibi tarafından “Markiz Pastanesi” olarak işletilmiştir. 27 Mayıs 1960 İhtilali sonrasında Çadır Köşkün'de Tanzimat Müzesi kurulmuştur. 1982 yılında diğer köşklerle beraber kullanım ve işletme hakkı Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'na verilmiştir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarırıı Koruma Yüksek Kurulu' nun. 28 Şubat 1995 Tarih ve 378 sayılı ilke kararının "Bakım Maddesine" göre 1995 Haziran ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından devir alınmasıyla restorasyon çalışmalarına başlanmış ve köşk bütünüyle restorasyondan geçirilmiştir. 01.01.1997 itibariyle tarafından lokanta olarak işletme açılmıştır


Fiziksel özellikleri
Çadır Köşkü kesme taştan beyaz ve kırmızı rengin hâkim olduğu bir cephe görünümüne sahiptir. Oldukça sade, dikdörtgen şeklinde bir plana sahip olan köşk, alçak tavanlı bir bodrum ile üstündeki tek kattan meydana gelmektedir. Simetrik planlı yapıya giriş iki kıvrık kollu bir merdivenle sağlanmaktadır. Bodrum girişi isi bu merdiven kollarının arasında kalan bir kapıdan yapılmaktadır. Ön cephedeki bu merdivenlerin bitimindeki küçük terasla binanın ana katına girilmektedir. Burada bir de dış antre bulunmaktadır. Yarım daire biçiminde, kemerli giriş kapısının iki yanında birer ince uzun dikdörtgen şeklinde pencereler bulunmaktadır. Ön cephede ayrıca bir balkon, iki yana salona açılan ikili basık kemerli iki pencere grubu yer almaktadır. Yan cephelerde ikişer gruplar halinde uzun ince pencereler yer almaktadır. Basit bir iç kurulum oluşturulan köşkte giriş kapısı dar bir antreden giriş sofasına ulaşılmakta olup bir salon daha bulunmaktadır.
Üst katında, üç oda, büyük bir salon, tuvalet ve küçük hol vardır. Bodruma ayrıca holden bir merdivenle giriş yapılabilmektedir. Bodrumda iki büyük oda, salon, hol ve tuvalet mevcuttur. Bodrum katı mutfak olarak kullanılmak amacıyla yapılmıştır.




Boz-Üy (Keçe Çadır)







Türkiye Türkçesi’nde “oba” olarak da söylenen Kırgız geleneğine uygun çadır evlere “Boz-Üy” denilmektedir.

Boz-üy kelimesinin Türkiye Türkçesi ile karşılığı boz evdir. Daha çok Türk olmak üzere sonradan Türklerin tesiri ile Moğol halklarında da kullanılmış olup seyyar ev şeklindedir. Kırgızistan’da, tabiat turizminin ve yayla kültürünün yaygın olduğu yerlerde Boz-üy (Boz-ev) olarak isimlendirilen örfi ev tipleri görülmektedir. Göz alıcı şekilleri ile hakan çadırı misali Kırgızistan’da kır alanlarında çok rastlanır.










Keçeden yapılır. “Bozüy”, soğuk, sıcak, yağış durumlarında dayanıklıdır ve koruyucudur. İçi kışta sıcak, yazda serindir. Kurulup taşınması kolay olup göçmen halk için her an istenildiğinde kurulabilen bir evdir. “Bozüy”ü oluşturan ağaç sırıkları, keçe ve ip ana malzemesidir. Çeyrek asır dayanıklı olan bozüy büyüklüğüne göre dört kanat, altı kanat, sekiz kanat, on iki kanat olur. Ya da “uuk” denilen kubbesinin sırıklarına göre “50, 70, 80 , 100 başlı” diye de adlandırılır. “Kerege” ise kubbe bölgesindeki eğrilmiş sırıklardan yere kadar olan eğri ağaç duvarlardır. Uuk ve kerege, bozüyün kaburgasını oluşturur. Çoğunlukla kayın ağacından yapıldığı görülür. Geleneğe göre bozüyü kadınlar dikmektedirler. Erkekler sadece “tündük” bölümünü üste yerleştirmeye yardımcı olmaktadırlar. Tündük , bozüylerin üstünde baca misali pencere yeridir. İçeriye hem ışık girer hem de üstten temiz hava girer. Kırgızistan bayrağının da ilham kaynağı olan bu tekerlek şeklindeki göğe gösteren yere Kırgız Türkleri “tündük” demektedirler. Kırgızistan bayrağı; kızıl döşeme üzerinde sarı alevli 40 kollu bir güneş şeklindedir. Güneş resminin ortasında geleneksel Kırgız çadır-ev (bozüy) şeklindeki tündük adı verilen yukarıdan pencere bulunur. Bozüyde eşik denilen kapıdan girişte sağ tarafta mutfak, sol tarafta oturma yerleri bulunmaktadır.

Dinlenmek, kültürü tanımak, yöreye özgü yemeklerden tatmak ve Türk ulusunun şifalı içeceği kımız içmek için bütün ortam turistlerin hizmetine sunulmuştur. Gidilen çoğu yerde yol boyunca, dağ yamaçlarında bozüyler görünmektedir. Bozüy artık Kırgızistan’ı temsil eden bir görüntü olmuştur. Yol kenarındaki duraklarda bozüy şeklinde görülen restoranlar, manavlar, dükkânlar v.b. gözle görülen kültürü yansıtan öğelerdir. Turistik mekânlara yakın yerlerde kurulmuş bozüyler de bulunmaktadır. Bu bozüylerde yaşayanlar gelen iç ve dış turistlere hem bozüy’ü tanıtmakta hem de yiyecek-içecek satışı yapabilmektedir. Taze kımız bütün turistik bozüyler de satılmaktadır.

Bozüy, İngilizce, Rusça gibi batı dillerine “yurta” olarak geçmiştir. Kırgız Türkçesinde “Yurt (Curt)” kelimesi bozüyün alanı için söylenir. Rus literatüründe; Rusya Federasyonu içindeki Türk ülkelerinden Hakas ve Tuva bölgelerinde, turistlerin kamp yapmak için yurt (yerel çadır) kullandıkları belirtilmiştir.




__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla